tahtapod.com | Blog

OKUMAK

BİR YILDA KİŞİ BAŞINA OKUMA SAYILARI:

  • Bir Japon bir yılda ortalama 25 kitap okuyor
  • Bir İsviçreli bir yılda ortalama 10 kitap okuyor.
  • Bir Fransız bir yılda ortalama 7 kitap okuyor 
  • Türkiye'de 6 kişiye yılda 1 bir kitap düşüyor.

Durumumuz bu. Okumayan bir toplumuz. Okuyanın öcü olduğu bir toplum. Okumazsanız nasıl sağlıklı düşünce üretecek nesiller yetiştireceğiz?

Sağlıklı düşünmeyen birey yorum yapamaz. Yorum yapamayan birey biatçı olur. Sadece slogan atar okumayan kişi .

Devamını okuyun
  0 yorum

KÜRT SİYASİ HAREKETİ ÜZERİNE

KÜRT SİYASİ HAREKETİ ÜZERİNE
Artık Pkk her yerde. Okullarda, mecliste, bürokraside hayatının geneline yayılmış örgütlü olarak varlığını sürdürüyor. Otuz yılı aşkın süredir yaptığı eylemler göz önüne alındığında bugün örgüt kendini aşmış ve en müreffeh zamanını yaşıyor. Her ülkede her devirde isyanlar olmuştur. Merkezi yönetimler isyanları genelde güç ile bastırıp ardından yeni isyanlar gelmemesi için isyancı düşünüşün meşru isteklerini yerine getirmişlerdir. İsyanlara geleneksel bakıldığında şöyle bir tablo ortaya çıkıyor; isyancılar meşru yahut meşru olmayan istekler öne sürerek ayaklanırlar. Otorite isyanı bastırır ve isyancıların liderlerini öldürür. Kendini feda eden isyancı liderler temsil ettikleri kitleye yeni ha...
Devamını okuyun
  0 yorum

SEN DEĞİL MİSİN?!?...

Aslında bir şey yazmak, bir şey söylemek istemiyorum. Çünkü her şey manasını kaybetti. 

Zaten söylemediğim söz, haykırmadığım feryat kalmadı. Hepsini duymazdan gelen, sen değil misin? 

Ben ne söylersem söyliyeyim, hep bir bahanen oldu. Saklanacak, kendini avutacak, kandıracak, işine gelince arkasına kaçacak, işine gelince yüzüme çarpacak bir kapın oldu. 

Ve şimdi de aynısı olacak. Biliyorum.

‚Birlik zamanı' diyeceksin,
‚Sizi de' gördük diyeceksin,
‚Böyle durumlarda hükümet mi eleştirilir?' diyeceksin,
‚Sizin yaptığınızı pkk yapmıyor' diyeceksin…. 

Niyetim suçunu yüzüne vurmak, kendimi haklı çıkarmak, egomu tatmin etmek değil!…

Devamını okuyun
  0 yorum

BUGÜN GÜNLERDEN MUSTAFA PEHLİVANOGLU...

Belki de günlerden her gün Mustafa... 
Haksız, adaletsiz bir kararla gül bahçesine giden Mustafa olsun her gün... 
Onlar şehit oldu, sizler gebereceksiniz soysuzlar... 

Bugün günlerden Mustafa Pehlivanoğlu...
Unutmaya meyleden gönlü taşımaya ne gerek var?
Bırakın yalan yanlış aksın zaman,
Bırakın dönsün kendi kendine devran, 
Yaşasın Türk Milliyetçiliği, var olsun Ülkücü Hareket... 

Ve bir gün gelir Mustfa için kurulan sehpalar hainler için kururlur.
Ve yine bir gün gelir bu bulanık şu kıvrak beyinlere hesap sorulur.

Devamını okuyun
  0 yorum

ÇOKKÜLTÜRLÜLÜK: AZINLIKLARIN BAŞ BELASI VEYA AÇILAN VE DARALAN MİLLİYETÇİLİKLER ÜZERİNE DERKENAR

Avrupada modası geçmekte olup, ülkemizde sıcaklığını koruyan konulardan biri de çokkültürlülüktür. Çokkültürlü sosyal yapılanmalar özellikle sömürge ülkesinden 'anavatana' yerleşmiş yabancılarla, işçi göçü sebebiyle yerleşmiş yabancılara tanık olduktan sonra uygulanmaya başlanmış, liberal ve sol çevrelerde oldukça desteklenmiştir. Kabaca çokkültürlülüğü tarif etmek gerekirse, çokkültürlülük herhangi bir içtimai topluluk içerisinde farklı kültürlerin yanyana yaşatılıp devam ettirilmesi, bunlara devlet eliyle izin verilmesi, bu kültürlerin de oldukça yüzeysel prensiplerle birbirine bağlanarak bir liberal kültür oluşturulmasıdır. Burada ülkedeki mevcut egemen kültürün diğer azınlık kültürlerlerine egemenlik gütmediğini, bunun ancak genel prensipler üzerinde uygulandığının altını çizmek gerekiyor.

Devamını okuyun
  0 yorum

FIRAT'IN GİTTİĞİ GECE...

​(Bu satırlar o kara günün kara gecesinde, yürekten gelen seslerin küçük bir kısmının kalemin ucundan sızışıdır.)

​Saat gece yarısına geliyor.
Karlı İstanbul sokaklarında tek başıma yürüyorum.

Sokaklarda arabalar geçiyor, insanlar dolanıyor.
Bazı kafelerde oturanlar var.
Hemen yanımda yeni yapılmış bir rezidans yükseliyor.
Karşıma bir yarışma programının afişi çıkıyor.

Devamını okuyun
  0 yorum

Mertlik Öldü...

​Kurtlar Vadisi'nde Seyfo Dayı vardı, hatırlarsınız. Öz dayımız kadar sevmiştik kendisini. Sonra önce dizi de daha sonra da gerçek hayatta dar-ûl bekaya intikal etti Nihat Nikerel...

​Kendisine Allah rahmet eylesin, fakat konumuz bu değil. Dizi de herkesi hatırlayacağı bir sahne vardır. Çakır, Polat, Seyfo, Memati Tombalacı'nın evine baskına giderler. Tombalacı onlara pusu kurmuştur, saatli bomba döşeli tünelden bomba tam patlayacakken sağ çıkmayı başarırlar. Çakır geriye doğru "ölen var mı?" diye seslenir. Seyfo Dayı cevap verir "var" diye. Polat sorar "kim öldü Dayı?"...

İşte burada Seyfo Dayı tarihe geçmesi gereken ibretlik cevabını verir; "MERTLİK ÖLDÜ YEĞENİM, MERTLİK ÖLDÜ!"

Devamını okuyun
  0 yorum

FIRAT ÇAKIROĞLU'NDAN MEKTUP!

Herkese değil, sana söylüyorum. Evet, sen, bu yazıyı okuyan kişi, sana söylüyorum.

Benim kim olduğumu biliyor musun?​

Ben Fırat Çakıroğlu…

Ege Üniversitesi Tarih bölümü 4. sınıf öğrencisiydim.

20 Şubat 2015 günü, üniversiteye yuvalanmış PKK militanlarınca bıçaklandım. Arkadaşlarım beni hastaneye polis aracıyla götürmek istediler, polis kabul etmedi.

Cankurtaran tam 45 dakika sonra geldi.
Kan kaybından ÖLDÜM!

Devamını okuyun
  0 yorum

NURİ PAŞA'NIN CENAZESİ

Dün gördüğüm bir habere istinaden bu yazımda dilim döndüğünce Nuri Paşa'dan ve Dağıstan'da yaşadığım birkaç anıdan bahsetmeye çalışacağım. Haberin başlığı "Nuri Paşa'nın cenaze namazı 67 yıl sonra kılındı"

Haberi okuduğumda büyük bir şok etkisi yaşamıştım ve aklıma ilk gelenler önce çoğu kişinin Hababam Sınıfı'ndan hatırladığı o meşhur "Laleler" türküsü oldu. Tabi o dönemde ve sonrasında daha nice şiirler ve türküler karşılıklı bir şekilde yazılıp söylenmiştir. Daha sonra Dağıstan'da yaşamış olduğum birkaç anıyı hatırladım. Haberden başımı kaldırıp kendime geldiğimde etrafıma baktım ve sadece boş bakan yüzler ve birkaç gereksiz söz duydum. Peki; nedir bu "Laleler" türküsü kime ve niçin yazılmıştır?

Devamını okuyun
  0 yorum

ÖZÜR DİLERİM

Özrün nedeni olmaz. 

Pişmanlık veya bir üzüntü sonucu hissedilen nacizane duygunun neticesinde dudaklardan dökülen iki kelimedir aslında ''Özür Dilerim.'' 

Neden özür diliyorsun diye sorulmaz... 

Ama ben 76 milyondan özür diliyorum. 

Çok merak ettiyseniz eğer ; niçin özür dilediğimi söyleyeyim... 

Dökülen her yetimin gözyaşında yitip gittiğim için , 

Şu bayrak nazlı nazlı dalgalansın diye bir rüzgar olup esemediğim için , 

Vatan sağolsun derken analar babalar , hergün şehidimin kanı ile sulanan şu toprakların derdine çare bulamadığım için ,

Devamını okuyun
  0 yorum