tahtapod.com | Blog

ANDIMIZ OLSUN...

​ Danıştay 8. Dairesi, 18 Ekim 2018 Perşembe günü oy çokluğu ile nihayet Milli Bakanlığı İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinin "Öğrenci Andı" maddesini yürürlükten kaldıran 12. maddesini iptal ederek 8 Ekim 2013 tarihinden beri yasaklı olan "Öğrenci Andı" nın ilköğretim okullarında tekrar okutulmasının yolunu açtı. Önce bu kararı veren Danıştay 8. Dairesindeki bilinçli hakimleri tebrik ederim. Ayrıca öğrenci andı yasağını Türk Milleti adına mahkemeye taşıyıp amansız bir mücadele veren vatanseverleri de tebrik ederim. O mücadeleyi veren ve bu imzayı atan eller öpülür. Haberden anlaşıldığı üzere bunu kabul etmeyip imzalamayan hakimlerde olmuş ki, bu da onların sorunu. Bu birinci adımdı, sırada ş...
Devamını okuyun
  0 yorum

Tecavüz Ettiği Kadının Çocuğuna İyi Baktığı İçin Kahraman İlan Edilen ADAM !

Bakış bu kadar farklı olabilir mi? Ben mi hep bardağın boş tarafına dikkat çekiyorum. Neden milletimiz bu kadar parçaları birleştiremez hale geldi ! Kazığı gül dikeni görmek ne zamandır adet oldu bu ülkede. Bütün adilikleri herkes yapmaya başlayınca mı yapmayanlar adi olmaya başladı. Bir ülke düşünün tecavüz ettiği kadından doğan çocuğa iyi baktığı için tecavüzcüyü baş tacı etsin. Adam yerine koysun ! Düşündünüz mü bu durumu? Ben çok düşündüm. Ben çok savaş açtım ve hep kaybettim ama hiç yılmadım bu tecavüzcülere karşı. Elim ayağım tuttuğu sürece bir parça çakıl taşıyla da olsa, düşüncelerim kadar yalnız bir cümleyle de olsa bu savaşa devam edeceğim. Çünkü bize verilen öğütlerde, yediğimiz e...
Devamını okuyun
  0 yorum

DÖNÜYOR BAŞIM YİNE...

"Dönüyor başım yine, yine başım dönüyor"

Kayahan'a rahmetler olsun, güzel söylerdi...

***

Ama bu anlatacaklarım öyle değil...

Bugün yine, "1984"ten kaçarken "Hayvan Çiftliği"ne düşmüşüm gibi bir his var üzerimde...

Gündemden başım dönüyor...

Durmadan dönenlerin rüzgarından grip olmak üzereyiz...

***

Biliyor muydunuz bugün, "Dünya yumurta günüymüş"? Ve 1995 yılından beri Ekim ayının ikinci Cuma günü kutlanıyormuş. Ama bizde matbaanın gelişi kadar geç olmasa da, ancak 2008 yılında kutlamaya başlanmış. İlk defa duydum, şimdiye kadar haberim yoktu.

Devamını okuyun
  0 yorum

İNSAN HAKLARI VE TRABZON

"İnsan haklarının en önceliklisi hangisidir" diye sorsam ne cevap verirsiniz? Muhtemelen "yaşama hakkı" dersiniz. Hayır! Modern hukuk düzeni insanın en temel hakkı olarak "insan onuru"nu görmektedir. İnsan onuru bir insanın sadece insan olması sebebiyle sahip olduğu en temel hakkıdır. İnsan onuru idareye pozitif yükümlülükler yükler. Buna göre idarenin kişilere insan onuruna uygun bir ortamda yaşama imkânı sağlaması gerekir. Anayasamız başlangıç bölümünde de "Her Türk vatandaşının bu Anayasadaki temel hak ve hürriyetlerden eşitlik ve sosyal adalet gereklerince yararlanarak milli kültür, medeniyet ve hukuk düzeni içinde ONURLU BİR HAYAT SÜRDÜRME VE MADDİ VE MANEVİ VARLIĞINI BU YÖNDE GELİŞTİRME hak ve yetkisine doğuştan sahip olduğu;" yazılıdır.

Tabii insan onurunun tarifini yapmak pek kolay değil. Bu itibarla kavramın içini doldurmak için kapsamına bakmakta yarar var. Hukuk doktrinince insan onurunun kapsamı "maddî ve manevî varlığını geliştirme hakkı", "kişiliğini geliştirme hakkı" gibi kavramlarla birlikte anılır. Hiç kuşkusuz bu kavramsal çerçeve insanların "mahremiyet" hakkını da kapsar. Bununla birlikte "sağlık hakkı" yine insan onurunun ve maddî ve manevî varlığını geliştirme hakkının bir gereğidir.

Devamını okuyun
  0 yorum

Tasarruf, Nakliye masrafları ve Yeniden İpekyolu üzerine

Uzun bir aradan sonra Tahtapod'da yazmam gerektiği aklıma geldi. Geçende futbol üzerine bir şeyler karalayayım diye düşünürken ükenin gündemine öyle kaptırdık ki kendimizi bir an "Arif'in Manchester'a attığı golü ararken nereye geldim lan" geyiği hayatımızın baş aktörü oluverdi. Rusya'ya yenildik tam Lucescu, Milli Takım falan ahkam kesmeyi planlarken birden Mc Kinsey abi hayatımıza giriverdi. Haliyle radarı spordan ekonomiye çevirdik. Bizler "Mc Kinsey bir Duyunu Umumiyedir, millet yönetme görevini size verdi siz beceremeyip Eyyy Amerika'ya 'gelin bizi siz yönetin' demek anlamına gelen bu anlaşmayı yapıyorsunuz" derken Hazreti Damad-ı Şehriyari hazretleri "Mc Kinseye karşı çıkmak cehaletten...
Devamını okuyun
  0 yorum

TEZGAHI GÖRDÜM

​ Maalesef herkesin doğal gaz faturasını yarı yarıya indiren tayt alacak parası yok. Benim biraz var fakat tayt giymek racona ters... *** O yüzden korkarım, Sağcı-Solcu, Türk-Kürt, Alevi-Sünni, Lâik-Anti lâik, Muhafazakâr-Liberal derken yeni çatışma konumuz, "Esnaf-Vatandaş" olacak gibi. *** Akaryakıta, elektriğe ve doğalgaza yüzde doksanlara varan zam yapanlar ve bunların güdümündeki medya, artan maliyetler sebebiyle sattığı ürünün fiyatı yükseltmek zorunda kalan esnafı hedef gösteriyor. O ürünleri yüksek fiyatla piyasaya veren holdinglere kimse söz etmiyor ama vatandaşı mahallesindeki ayakkabıcıyı, manavı, bakkalı şikâyet etsin diye kışkırtıyor. Buna teşne olan bilinçsiz vatandaşlar, "Baba...
Devamını okuyun
  0 yorum

İyi/Kötü ve Doğru/Yanlış Kavramlarının Kullanımı Üzerine Bir Not

1- Dün akademik, üstelik felsefî kavramların tartışıldığı, bir toplantıda şöyle bir söz söylendi: "İyi bazen doğru değildir, hatta çoğu zaman doğru değildir". Böyle cümleler tabiatı itibariyle insanı bir anda çarpıyorlar ve "vaay, gerçekten öyle, hakikaten!" dedirtiyorlar. Ancak felsefî bir süzgeçten geçirince… bu söz ne demek istiyor? Bir anlamı var mı? Bakalım: 2- Doğru ve yanlış epistemolojinin yani bilgi felsefesinin kavramlarıdır. Ben doğru kelimesini "gerçeğe uygun olan" anlamında kullanıyorum. Ortada bir gerçek vardır; bu gerçek hakikat dediğimiz gerçeğin gerçeği de olabilir, bir fizik gerçek ya da gündelik hayatın gerçeği de olabilir. İfade edilen önerme bir iddia sunar. Bu iddia ger...
Devamını okuyun
  0 yorum

NE YENİR, NE YENMEZ?!?...

'Müzik notası mı?' yenir,
Oslo yenir,
Habur yenir,
Şehitlere 'kelle' denmesi yenir,
Terörün biteceği yenir,
Akiller yenir,
Meclis'te, Dolmabahçe'de okunan 'mektuplar' yenir,

Devamını okuyun
  0 yorum

Ceza ve Benlikler

Dün akşam kitap maksadıyla evden kütüphaneye doğru yürüyordum. "Sağa dönülmez" tabelası olan bir yola trafiğin yoğunluğuna rağmen dönmeye çalışan bir kamyonet gördüm. Üstelik yol böyle dönüşlere imkân vermemek üzere (trafiğin akış yönüne doğru 30 derece ters istikamete doğru) tasarlanmıştı. Trafik birbirine girdi. Ben de "acaba sağa dönülmez tabelası yerine yerde kapan olsa aynı şeyi yapar mıydı" diye düşünerek şöyle bir tweet attım: "Bir yere 'girilmez' tabelası koyarsanız bu görülmez. Ama 'kapan' koyarsanız hiçbir şoförün gözünden kaçmaz. İnsanlar mustakbel ve muhtemel cezadan değil anında cezadan korkuyorlar." Biraz da okuduğum metinlerin [1] etkisiyle bu durum beni düşündürdü. Görünen o ...
Devamını okuyun
  0 yorum

ALLAH RIZASI İÇİN KÖR'E BİR GÖZ

Yaklaşık on yıldır yüz yüze görüşmemiştik. Ara sıra telefonda kısa bir hal-hatır sorgusu ve soğuk bayram mesajlaşmaları yapıyorduk. Oysa ne kadar çok özlemiştik birbirimizi ya da en azından duygusal yönü kuvvetli olan ben özlemiştim… Unutulmaz zamanlarımız olmuştu; acı, sevinç, heyecan ve korkular yaşamıştık beraber. Gençtik ve her Türk gibi bizler de dünyaya bedeldik, hatta ikimiz dünyayı geçmiş galaksiler fethetme hülyasındaydık. Henüz iki yüz elli bin dolara alınıp satılmıyordu şu öksüz Türklüğümüz... Yine her Türk Milliyetçisi gibi biz de rüyalar gördük yarının büyük, müreffeh ve lider Türkiye'sine dair; hem de haşlanmış patates ve makarna ile beslenerek… Ah! Kaldıracımızı koyacak bir da...
Devamını okuyun
  0 yorum