tahtapod.com | Blog

SPOR KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ

​ Spor çok yönlü bir bilim dalıdır. Farklı amaçlarla da olsa her dönemde spor yaparız. Kimimiz eğlence olsun diye, kimimiz zayıflamak için, kimimiz sağlıklı olmak için, kimimizde bu sektörden para kazanmak için... Kimi zaman da askerlerimizi disipline sokmak ve onları zinde tutmak için spordan vazgeçemeyiz. Ağaç yaş iken eğilir deyip sporun temelini oluşturan beden eğitimini önemli kılmayı başarmışız. Evrensel anlamda beden eğitimi sağlıklı bir yaşamı teşvik etmek, bireyin sosyal, fiziksel ve kişisel gelişimine katkıda bulunmaktır. Beden Eğitiminde işbirliği vardır. Spordan ayırt eden tek fark da budur. Sporda rekabet vardır. Beden eğitiminin önemini biliyorken, yeterli stratejiler ve u...
Devamını okuyun
  336 Okuma
  4 yorum

Telif Hakkı

© Nejat Kurtuluş @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

336 Okuma
4 yorum

​YAVŞAKLIĞIN HABERİ

Türkiye basını Türk olmadığı için Karabağ'ın kara talihli çocukları, Filistinli Ebu Hümeyse, Mısırlı Rabia kadar bilinmez bu ülkede…

Ağıt yakılmaz hiç birinin ardından, toplantı, miting, gösteri yapılmaz…

Ailesi işgalci Ermeniler tarafından katledilmiş, ağlayan bir Karabağlı çocuğun başı okşanmaz…

Devlet erkânı cümbür cemaat toplanıp gözü yaşlı poz vermez kameralara…

Ağlanmaz…

***

Devamını okuyun
  2183 Okuma
  0 yorum

Telif Hakkı

© Yahya Hoçur @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

2183 Okuma
0 yorum

Bize Unuttuğumuz Milli Ruhumuzu Hatırlattığınız İçin Teşekkürler

Geçtiğimiz gün Ampute Milli Takımımız Avrupa şampiyonu olarak milletçe göğsümüzü kabarttı . Uzun zamandır böyle bir başarıya ihtiyacımız vardı. Maça duyulan ilgi de bunu çok net gösteriyor. Vodafone park stadında 40 bin seyirci vardı. Oturacak tek bir boş koltuk kalmadı. Sanki bir derbi maçı ya da Şampiyonlar ligi final maçı varmış kadar tribünler doluydu. Bu ilginin altında yatan psikolojiyi doğru anlamak gerekir. Normal zamanda engellilere karşı üzülerek söylüyorum ki duyarsız bir millet olduğumuz halde neden bir engelli şampiyonası final maçına 40 bin kişi gitti? Neden 80 milyon şampiyonluğu kutladı? Çünkü başarıya çok uzun zamandır aç kaldık. Tüm uzuvları sağlam olduğu halde yürekleri en...
Devamını okuyun
  1058 Okuma
  0 yorum

Telif Hakkı

© Barış Atagün @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

1058 Okuma
0 yorum

ÇOK SAĞLAM ADAMLARSINIZ VESSELAM

​ Şu an, şu dakika ne yazacağımı  bilmeden klavyenin başına oturmuş bulunmaktayım. İlk defa zihnimde kurgulamadığım bir heyecanı kaleme alacağım. O sebepten çok rahat bir yazı olacak. Onlardan bahsedeceğim ve hiç mütevazi olmayacağım. Onlar çılgın Türk gençleri! (Buraya gülümseme ikonu koymak istiyorum ama yazının ciddiyeti kaçar diye koymuyorum. Siz onları düşündükçe gülümseyin ) Ben artık Türk milletini çılgın olanlar ve çıldırmış olanlar olarak ikiye ayırıyorum. Çıldırmış olanlar, hem engelli, hem engelci. Çılgın olanlar ise çok sağlam adamlar. Çıldırmış olanlar için hayat kısa yoldan para kazanmaktan ibarettir. Sanat onlar için boş muhabbettir, kiloları tavan yapmadan spor ile uğraş...
Devamını okuyun
  435 Okuma
  0 yorum

Telif Hakkı

© Okan Kilit @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklııdr.

435 Okuma
0 yorum

Tebrikler Ramil Guliyev!

Ramil Guliyev'in başarısı umarım diğer spor dallarında da örnek olur. Devşirme sporcularla başarı kazanmak yerine Türk sporcularla başarılı olmayı tercih etmeliyiz. Satın almak kolaydır, yetiştirmek zordur. Londra'da düzenlenen 2017 Dünya Şampiyonası'nda 200 metre finalinde yarışan milli atletimiz Ramil Guliyev altın madalya kazanarak dünya şampiyonu oldu. Uzun zaman sonra ilk kez bir sportif başarıdan gurur duydum. Özellikle atletizm gibi dünyada çok geride kaldığımız bir spor dalında ve son yıllarda Türkçeyi konuşamayan parayla satın alınmış devşirme sporcularla dünyayı yakalamaya çalıştığımız bir dönemde bir öz Türk evladının altın madalya kazanması çok anlamlı oldu. Peki, 1990 doğumlu ol...
Devamını okuyun
  1712 Okuma
  0 yorum

Telif Hakkı

© Barış Atagün @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

1712 Okuma
0 yorum

NASIL GALATASARAYLI OLDUM

Futbolu gereğinden fazla ciddiye almayan bir taraftarın itirafları. 

Peşinen söyleyeyim;
bir gün spor ve özellikle de futbol hakkında yazı yazacağım hayatta aklıma gelmezdi.

Çünkü futbola karşı ilgim, güncel hayatımda sıralamada ne tür kahve içeceğimi düşünmekten sonra gelir.

Dolayısıyla kimse benden futbol tarihi ve stratejik bilgileri ile dolu derin bir analiz beklemesin.
Ayrıca zaten 'siyasi doğruculuğu' sevmeyen bir insan olarak tarafsız veya ön yargısız olacağım gibi bir iddiam yok.

Herkesin teknik direktör olarak doğduğu bir milletin mensubu olarak aslında pek futboldan anlamayan birinin yazdığı her kelimeyi de gereğinden fazla ciddiye alıp saçma sapan yorumlar yapmayı kendine vazife edinmiş olanlardan da rica ediyorum, gerisini okumasınlar.

Devamını okuyun
  907 Okuma
  0 yorum
907 Okuma
0 yorum

EZİLMİŞLİĞE BAŞKALDIRIŞ

​ Bu hikaye bozkırın sert ikliminin yaşadığı ve bu iklimin sertleştirdiği insanların hayat sürdüğü şehirde başlar. İktidar onları adam yerine koymasa da Anadoluya can suyunu verenlerdir.Birgün mutlaka bu makus talihlerini döndürecek birisi gelecekti ki onu bekliyorlardı. Tarih 19 Mayıs 1919 u gösterdiği vakit bu soğuk şehrin insanları kemiklerine kadar ısıtan güneş nihayet doğdu ve bu ışığın ardından koşarak tüm ezilmişliğinin hırsı ile vatanın tüm noktalarını tehdit eden dahili ve harici düşmana saldırdı. Hedef alınmış ve can bahasına menzile ulaşılacak ve o hedef Akdenizdi.

İlk hedef tamamlanır tamamlanmaz yeni belirlenen hedeflere varılmak için soluklanıldı. "Az zamanda çok işler başarıldı " gurur ve umut ile. Fakat bu şehir başka bir şehir idi, uğruna savaşılacak değerlerinden asla vazgeçmezdi. Artık o cumhuriyetten asla ödün vermeyeceğini herkese her fırsatta ispatlayan ESKİŞEHİR idi.

Devamını okuyun
  783 Okuma
  0 yorum
783 Okuma
0 yorum

2016 Avrupa Futbol Şampiyonası başlarken geçmişe yolculuk...

2016 Avrupa Futbol Şampiyonası başlarken geçmişe yolculuk...


İlk hatırladığım Avrupa Şampiyonası 1988 olsa gerek. Çıkartma kitabı hala durur. İlkokul 5'i bitirdiğim seneydi. Pazartesi-Çarşamba-Cuma sabahları gittiğim Kumlu Dershanesi'nden öğlenleri Setbaşı İlkokulu'na yürürken Heykel'deki Kafkas Pastanesi'nden aldığım tavuklu talaş böreklerinin tadı hâlâ damağımda. Anadolu Lisesi'ni bir kaç puanla kaçırmışız ama bahtımıza o sene ikincisi açılmış ve girmişiz. Hazırlık sınıfını inşaat tozları içinde okuyacağımızdan henüz haberimiz yok.

Ayşegül Aldinç, Barış Manço'nun "Kara Sevda" şarkısıyla parlamış. Herkes ona hayran. Barış Manço o babacan sevimliliğiyle bugün bile çocuklarımıza dinlettiğimiz "Nane Limon Kabuğu"nu söylüyor. Sezen Aksu ise civciv modeli saçlarıyla Ara Dinkjian'ın, Hüseyni türkü "Odasına Girdim Fincan Elinde"den esinlenerek yaptığı "Dinata dinata"yı "Gel Gel Sarışınım Gel" diye söylüyor. "El Gibi", "Geçer", "Unut", "Sultan Süleyman", "Kavaklar" gibi şarkılar ise o albümde sönük kalmış ve efsane olmak için 15-20 yıl daha beklemeleri gerekiyordu. Babamın tamirhane dükkanında ise çıraklar İbo ve Ferdi çalardı. Babam bu müzikleri pek sevmez, Orhan Baba ve Türk Sanat Müziği çizgisinde istikrarını korurdu.


Devamını okuyun
  1641 Okuma
  0 yorum
1641 Okuma
0 yorum

NBA VE DEĞİŞEN DÜZEN


Yazıma bu sitedeki ilk yazım olacağından ötürü yapacağım yanlışları ve hataları bu seferlik görmezden gelmenizi rica ederek başlayayım. Yazıların neredeyse tamamının biraz ağır olduğunu görüp "Bir de ben üstüne aynı konuları yazmayayım." düşüncesi ile genel olarak spor özelinde, basketbola dair bir şeyler yazmak istedim.

Şimdiden belirtmekte fayda var, ben objektif bir spor yorumcusu hassasiyeti ile değil de romantik bir basketbol sever ve amatör bir NBA tarihçisi kimliği ile yazacağım. Bundan dolayı yazacaklarım oldukça kısıtlı teknik bilgiler içerip genel olarak geçmişe yapılan bir ağıt niteliği taşıyacaktır.

Başlığı NBA ve değişen düzen olarak attım çünkü tüm dünyada basketbol ciddi bir değişim geçiriyor. Bazı sporseverler bunu olumlu yorumlasa da ben hiç onlardan olmadım olamayacağım da. Öncelikle gerçekleşmekte olan değişimleri inceleyelim.

Basketbolda uzunların rolleri ve önemleri son birkaç yılda çok ciddi bir değişime uğradı. Rolleri kısaca çember koruma, ribaund toplama ve pota altında fiziksel mücadele ile sayılar bulmak olan uzunlardan artık bunlardan daha çok alan açma yani orta ve uzak mesafe şutlarında başarı ve üstün pas verme yeteneği bekleniyor. Bu durumun sebebi aslında çok basit. Uzak mesafe şutlarında başarılı olan uzun oyuncuyu savunmak için dışarıya çıkmak durumunda kalan savunmadaki takımın uzununun pota altını boş bırakmasını sağlamak. Eğer bu uzun dışarıya çıkmayı reddediyorsa ya da geç kalıyorsa onu üç sayılık isabetlerle cezalandırmak. Elde böyle silahlara sahip bir uzun varsa rakibi cezalandırmanız kaçınılmaz. Üzerine bu uzun yine ortalama üzerinde bir pas yeteneğine veya hıza sahipse boş kalan pota altına penetre etmek ya da orada olan diğer takım arkadaşlarına pozisyonlar hazırlamak da her zaman seçenekler arasında bulunuyor.

Devamını okuyun
  833 Okuma
  0 yorum
833 Okuma
0 yorum

BİZİ SEVENLERİ ÜZMEYELİM BABA

Fernando Torres Chealse'ye transfer olduğunda İngiltere futbol tarihinin en pahalı transferi olmuştu. Lakin futbol da hayat gibi işte, her zaman tek düze ya da yükselen bir çizgi arz etmiyor.

İspanyol forvet için de aynısı oldu.

Gol atamamalar, yedek kalmalar, giderek artan eleştiriler..

İlk önce başarıya odaklı taraftar kitlesinden tepki gördü, sonra yedek kulübesindekilerden, sonra diğerlerinden.

Hatta boş kaleye topu yuvarlayamayınca tepkiler zirve yapmıştı.

Hatırlıyorum, Ankara'daydım ben o zamanlar ve boş kaleye topu gönderemediğinde ayakta alkışlamıştım Torres'i.

Tabi bunu onun görmesi imkansızdı ve sanırım kimse de gidip söylemedi ona benim bu yaptığımı.

Telefonu numarası bende olmadığından arayamadım da, neyse bir dahaki kandilde mesaj atarım numarasını bulursam: HAYIRLI KANDİLLER TORRES, AİLENE DE ÇOK SELAM. CENABI RABBÜL ALEMİNİN RAHMETİNDEN BİR DAMLA BİLE OLSA ALABİLMEMİZ DİLEĞİYLE. DUALARDA BULUŞALIM

Devamını okuyun
  1134 Okuma
  0 yorum
1134 Okuma
0 yorum
© Tüm Hakları Saklıdır | tahtapod.com | tahtapod.net | tahtapod.org