tahtapod.com | Blog

​AVRUPA NEDEN EVETE ÇALIŞIYOR?

Malum, son günlerde önce Almanya sonra Hollanda ile krizler yaşandı ve küçük artçılarla kriz devam ediyor. Hatta şimdi bu ülkelere Norveç ve Avusturya da eklendi. 2002'den sonra özellikle 2008'e kadar Avrupa'nın isteği ve talebi doğrultusunda her türlü düzenlemeyi süratle yerine getiren Türkiye bugün, yakın zamanda Esad-T.Erdoğan aile dostluğunun geldiği nokta gibi, Avrupa ile ipleri atma noktasına geldi. Gerçek anlamda bir yaptırım gücüne dayanmayan ancak kitleleri ata bindirip Avrupa'ya sefere çıkaracak kadar etkili kuru bir hamaset had safhada! Türkiye için hayati önem arz eden referandum öncesi, Avrupa'nın iktidarın işine gelecek şekilde hareket etmesi herkeste şaşkınlık yaratıyor. Çünkü...
Devamını okuyun
  0 yorum

ÖZÜR DİLERİM!

​ Neymiş efendim onları anlamıyormuşuz, gün gelecek onlardan özür dileyecekmişiz. Erken dönen kazanırmış! Ben şimdiden özür dileyeyim, ileride üzerime yük olmasın. Zira bizler küçük düşünen insanlarız, sizler ise büyük problemler ile uğraşanlarsınız! TC ibaresinin resmi kurumlardan sökülüp atılmasına mani olan, atmaya kalkanların ellerini kıran sizlersiniz! Milliyetçiliği ayaklar altına alanın, ayağını kaydıran sizlersiniz! Atatürk'e küfür etmeye kalkan densizlerin, ağzının üzerine şamarı indiren sizlersiniz! Apo'nun idamı mevzu olduğunda, idamdan yana net tavır sergileyerek "Şehit aileleri MHP'nin kapısına siyah çelenk koysun da bizde keyifle izleyelim." diyenlere avucunu yalatan sizlersini...
Devamını okuyun
  0 yorum

Ülkücü

ÜLKÜCÜ EDEBİYAT 2 Bugün bir soruyla başlayalım. Bana soruldu çünkü bu soru. Ülkücülük sadece slogan atmak mıdır? Ülkücülükte istişare denilen kurum var mıdır? Ülkücülük aklını kullanmadan lider teşkilat ne derse  doğrudur demek midir? Nasıl olsa bizim yerimize düşünenler var deyip yatmak mıdır ülkücülük? Ülkücü hareket aleme nizam verme kavgasında deniliyor. Öyleyse aleme nizam vermek için yola çıkanlar önce kendilerine ve teşkilatlarına nizam vermeli.  Ülkücü hareket mensupları için yıllardır istişarenin önemli bir yeri vardı. Çünkü istişare olmayan yerde karmaşa vardır.  İstişare İslam kaynaklarında ve Türk töresinde çok önemlidir. Alınacak büyük kararların tamamı istişare t...
Devamını okuyun
  0 yorum

İDAM ALDATMACASI

​ Suçlunun; asılarak, kurşuna dizilerek, elektrik verilerek vb. şekillerde işlemlerle hayatına son verilmesi anlamına gelen idam cezası darbe girişiminden sonra T.Erdoğan tarafından sık sık gündeme getiriliyor ve şöyle deniyor "İdam, önüme gelirse onaylarım." İdam cezası başlangıçta sıradan bir cezayken toplum ve devlet hayatından meydana gelen gelişme ve değişmeler sırasında idamın bir ceza mı yoksa devlet eliyle işlenen bir cinayet mi olduğu tartışılmış uzun bir süreçten sonra bugün itibariyle dünyanın pek çok ülkesinde kaldırılmıştır. Türkiye'de 1926-1984 yılları arasında 423 idam cezası infaz edilmiştir . 25 Ekim 1984 tarihinden sonra ise verilen idam kararları TBMM'de bekletilerek onayl...
Devamını okuyun
  0 yorum

Ülkücü edebiyat

Ülkücülük edebiyatı  Ben böyle bilmezdim bizim cenahı.Lafa gelince bol kese icraatta tıs oldu.Nedendir bilinmez ama ahde vefa yok olmuş gitmiş.  Ülkücülük sadece slogan atmakla olmaz derken hepimiz slogan hastası olmuşuz çoktan.  Yardımlaşma bitmiş saygı zaten yok.  Dün kardeşim dediğin aç sefil senin karnın tok. Koskoca bir hareket koskoca bir sevda niye böyle oldu nedir bu dava? Dününü unutanlar unutmayın gün gelir biz de unutuluruz.  Ülkücülük şuuru diyoruz ya gerçekte nedir bu şuur? Aleme nizam verme kavgasında olanlar kendi içinde birlik olusturamıyorsa nasıl olacak da aleme nizam verecek? Birilerine ülkücülük bu değil derken kendimizi ölçüyor muyuz?  "Elin...
Devamını okuyun
  0 yorum

5. Türk Milliyetçiliğinin 20. yüzyılın başında ve bugün fikrî açıdan durumu nasıldır?

İkbal Vurucu ve İdris Kılıçaslan'ın "Milliyetçilik Soruşturması" kitabından Aradan bir asır geçmiş. Muhakkak ki birikim azalmamıştır, artmıştır. 20. yüzyıla girerken elimizde Vanî Mehmet Efendi, Namık Kemal ve daha birkaç kişinin yazıp çizdikleri vardır. Göktürk Bengütaşları okunmuştur ama bizim tarafımızdan değil; henüz bizim aydınlarımız arasında yaygın olarak bilinmemektedir. Divanı Lugat-it Türk ve Kutadgu Bilig'de de durum aynıdır… Türkçülüğün Esasları'nın ilk yayın tarihi 1923'tür. Asrın başında Peyami Safa henüz 1, Fuat Köprülü ve Zeki Velidi Togan 10, Yahya Kemal 16, Sadri Maksudi Arsal 22 yaşındadır. Daha başka dev isimleri de sayabilirsiniz. Bize zamanca en yakınlar, Ziyaeddin Fahr...
Devamını okuyun

Telif Hakkı

© İskender Öksüz @ tahtaPod | Tüm hakları saklıdır.

  0 yorum

Koçi Bey ve Devlet Yönetimindeki Hatalar.

​ Tarih boyunca devletler kurmuş devletler yıkmış olan atalarımız yüzyıllar boyunca kendi dinleri, kültürleri, dünya görüşleri çerçevesinde " devlet yönetimi " sistemi geliştirmişlerdir. Tarihin her döneminde devletin yönetimiyle ilgili farklı reformlar yapılmış, çeşitli düzenlemelere gidilmiştir. Bu düzenlemeleri öneren, devlet yönetiminde olması gereken kuralları belirleyen birçok yönetici vardır. Bu yazımda Koçi Bey Risalesini inceleyerek bu risalede önemli gördüğüm bazı noktaları sizlerle paylaşacağım. Risale Osmanlı idaresinin nasıl işlediğini, kimlerin devlet yönetici olup olamayacağını ve devlet yönetiminde yaşanan bozulmaların neden ve sonuçlarını bizlere anlatmaktadır. Risaleye bakt...
Devamını okuyun
  0 yorum

DÜNYANIN YALANI, YALANIN DÜNYASI

• Fırat'ın kenarındaki koyunun başına gelenleri onlardan soracaktık. Ömer adaletiymiş bu, öyle demişlerdi. • Ortadoğu'da onlardan habersiz yaprak kımıldamazdı. Bu konuda biraz fazla uçmuşlardı, çünkü kendisinden habersiz yaprağın kımıldamadığı ontolojik statü sahibi Tanrı'ydı. İşte o kadar iddialılardı. • Demokrasi ve 'millî irade' âşığı idiler. • Daha neler neler, şimdilik yerim dar. * * * Fırat'ın kenarı, altı, üstü eşkıya yatağı oldu. Ne koyun kaldı, ne kuzu. Fırat'ın kendisinin varlığı bile şüpheli… Ege'nin adaları "bir varmış bir yokmuş" kıvamında, tevatür modunda anılır oldu. (Ege'nin kenarındaki adanın başına gelenlerden demokrasiden nasibini almamış Hollanda sorumludur.) Ortadoğu der...
Devamını okuyun
  0 yorum

YAŞLI ASLANIN HAZİN SONU...

YAŞLI ASLANIN HAZİN SONU...
  Belgesel izlemeyi severim, özellikle doğa belgesellerini beğenirim ben. Afrika belgesellerinde konu hep aynı olduğundan ziyadesi ile kabak tadı almama sebep olurlar, kabaktan da nefret ederim bu arada.Özellikle Aslan belgesellerini hiç sevmem, bir tanesi hariç.Hele toplaşın etrafıma da anlatayım, efendim hikaye şöyle;   Güçlü bir erkek aslan bölgesindeki diğer erkek aslanları sindirip sürünün başına geçmişti, bol keseden kükrüyor,sürüsünü dilediğince yönetmeye çalışıyordu. İktidarın bir kez tadını almıştı ya, onu kimseciklere kaptırmaya hiç mi hiç niyeti yoktu. Zamanla İktidar hırsından o kadar gözü döndü ve iktidarını kaybetme korkusu benliğini o kadar sardı ki yattığı yerden ka...
Devamını okuyun
Etiketler:

Telif Hakkı

© Emrah Ece @tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

  0 yorum

Kitapevi

​Kendinden emin, ne aradığını bilen bir ifadeyle içeri girdi. Klasik edebiyat yapıtlarının bütün bir duvarı kapladığı rafların önünden fazla oyalanmadan geçip, modern edebiyat yapıtlarının bulunduğu rafları şöyle bir gözden geçirdikten sonra, tarih yapıtlarıyla hiç ilgilenmeden tezgahtarın yanına ulaştı. Biraz önce, nasıl kendinden emin bir ifadeyle içeriye girdiyse, şimdi de bu ifadeye uygun bir ses tonuyla "Aşkım Kapışmak'ın Benimle Aldatır mısın ? kitabı var mı ?" diye sordu. Tezgahtar şaşırmıştı. Hizmetinde çalıştığı kitapevinin bu tür "üst sanatsal metinleri" yayınlamadığını belirten üzüntülü bir ses tonuyla "Belki onun yerini tutmaz ama Dostoyevski'nin Budalası var. İlgilenir misiniz ?...
Devamını okuyun

Telif Hakkı

© Cevat Kelle @ tahtaPaod.com | Tüm hakları saklıdır

  0 yorum