tahtapod.com | Blog

BEYAZ TEHLİKE

​ Adı bilinmeyen bir ülkenin herhangi bir zaman diliminde yaşanan beyaz bir tehlikeden bahsedildiğini hiç duydunuz mu? Ben de duymadım ancak farklı zaman dilimlerinde farklı farklı kitaplardan bunları okudum. "Evet beyaz bir tehlikeden bahsediyorum." Bunu duymamışsanız Jose Saramago'yu okumamışsınızdır. Farklı kitaplar diyorum, çünkü iki kitaptan bahsediyorum. Okuyanlarınız tahmin etmişlerdir. Biri "Körlük" diğeri "Görmek" isimli iki kitabı anlatmaya çalışacağım. Her şeyin olduğu gibi kitaplarında türleri vardır. Öncelikle şunu belirtmeliyim ki bizim ilgilenecek olduğumuz türler "ütopik" ve "distopik" türü olacaktır. Çünkü anlatacağım kitapların ikisi de "distopik" türe girmekle beraber dist...
Devamını okuyun
  0 yorum

Geri Gelen Mektup

Ruhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden? Bilmem, bu yanardağ ne biçim korla tutuştu? Pervane olan, kendini gizler mi alevden? Sen istedin, ondan bu gönül zorla tutuştu... Genç Öğretmen, sınıfın kapısından çıktığı sırada göz göze geldiler, kendi gibi bu yıl okula ataması yapılan Türkçe Öğretmeni ile Orta boylu, narin yapılı, belirgin yeşil gözleri ve uzun siyah saçları olan genç kadın son derece asil gülümseyişiyle selamladı. Selâmı aynı kibarlıkla aldı ve yürüdü.. İlk gördüğünde genç kadını, tuhaf bir yakınlık hissetmiş Yemyeşil ışıldayan gözlerinin güzelliğine kapılmıştı Duygularını bastırabilen onları kontrol edebilen biriydi Bu sayede ortaya çıkmaması gereken bir sır gibi saklıyordu duyg...
Devamını okuyun

Telif Hakkı

© Nazmi Sancar Yıldırım @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

  0 yorum

Kadın Öyküleri...

zohre3
Kanıyor Zöhre! Reis beyin ela yeşil gözleri yanıyor. Temmuz başı, bu sıcakta cehennemi bir karar! Karşısında Celal hüküm bekliyor. Zöhre'yi öldürmüş! Zöhre,kendisinden 3 yıl önce, hücreden insana döndüğü rahimdeydi. Celal da orada hücreden insana döndü. Zöhre gibi dünyaya ışıldadı, cıvıldadı, yürüdü koştu.. Düşüp uf! oldular, kalkıp neşe oldular… yolda, mahalle arasında oynuyorlar, reis bey seyrediyor… Ne güzeller, güzel büyüyorlar! Zöhre 15'inde, görücüsü evde. Hoş eve gelmese de olurdu ya, karar verilmişti. 2011 denen bir yılda okulda olsa orta son çağında gelin verildi Zöhre. Hani bakkala göndersek ardından baktığımız yaşlarda. Akşam başka ruh hali ile uyuyup sabah başka bir duygu dünyası...
Devamını okuyun

Telif Hakkı

© Nurşen Karakaş @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

  0 yorum

AYRILIK ACISI

Her zamanki gibi koca pelitin altına arabamı çektim. Koltuğumu geriye yatırıp kuş sesleri eşliğinde kitabıma başlamadan önce göz ucuyla geçen gün ağacın gövdesine baş aşağı tutunup bana çemkiren kırmızı sincap oralarda mı diye baktım. Bana söz dinletemeyince dallara dağılmış kuşlara saldırmış ve kovmayı da başarmıştı. Ağacın dibinden izlemiştim olanları. İşte bu psikopat sincap yine oralarda mı diye ağacın gövdesini süzerken fark ettim onu. Ağacın gövdesinin diğer tarafında 17-18 yaşlarındaki delikanlı sırtını ağaca yüzünü önümüzdeki dikenlere vermiş ağlıyordu. Ben aniden ortaya çıkınca kaçırdığı gözlerindeki tedirginliği ve utancı gördüm. Bu topraklarda erkekler ağlamazdı malum. Ayağa kalkı...
Devamını okuyun

Telif Hakkı

© Bülent Yılmaz @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

  0 yorum

JESSE

​ ''Bana öyle bakma Jesse, Bende biliyorum, böyle olmaz... Evlenecektik evet, Ben kömür kokulu ellerimle, Ekmek getirecektim köşkümüze, Yine yüzün düşecekti ekmek bayat diye, Ama biliyorsun, uzun yollar yürüyorum, Gelmek için. Sen yine, sobada kızartırsın, onları, Karanfil kokak ellerinle... Neyse, kasabaya kaçacaktık seninle, Bir kızımız olacaktı, ve baba diyecekti bana, Her akşam yürüdüğüm o yollar, daha heyecanlı, Daha umutlu, Daha sıcak Ve yürüdükçe gençleştirecekti beni... Ben masallar biriktirecektim cebimde, Papatyalar toplayacaktım heybemde, Ve taçlar yapacaktım, saç tellerine... Evet çay demleyecektin bir ekim günü, Ben yine, tarçının faydalarından bahsedecektim Son hasat, boğuk tüt...
Devamını okuyun

Telif Hakkı

© Anıl Kunt @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

  0 yorum

EMANET YÜZÜK

​??????  Biz sustukça hikayemizi başkaları anlattı. Onlar da genelde yalan yanlış anlattı. Bakın ben size doğrusunu anlatayım bu bayrağın öyküsünün...       Büyükler ekranlarda masallar izliyorken, küçüklere gerçekler anlatalım...      Artık kaç yıldır içinde olduğumu bile unuttuğum, hatta zaman zaman orada doğup büyümüş olabileceğimi bile düşündüğüm lojmanların, dış hattını kale gibi kollayan bir apartmanının 8. katında tam da nizamiyeye bakan bir dairesinde oturuyordum o vakitler. Ve bekliyordum... Günlerce bekliyordum, gecelerce bekliyordum. Haftalarca ve aylarca bekliyordum. Giden ve geri döneceğini bile bilmediğim bir adamı bekliyor...
Devamını okuyun
Etiketler:

Telif Hakkı

© Emel Uysal Köse @ tahtaPod.com

  0 yorum

İNSANLIĞI YAKANLAR

​ O senin söylediğin devlet 1917'de kuruldu 1991'de yıkıldı evladım. Bu ülkenin tabi bazı ilkleri vardı mesela; dünyanın ilk sosyalist devleti olarak kuruldu, ardından bilerek ve isteyerek yapılmış bazı kıtlıklarla toplu katliamlar gerçekleştirildi sonra 2.Dünya Savaşı döneminde sürgünler, kendilerine bağlamış oldukları uydu devletlerin kaynaklarını sömürmeler, sözde işçiler için gelip emek sömürüleri ve daha neler neler… Derken kapı çalındı; Muharrem Hoca "gir" dedi. Gelen MuharremHoca'nın eski öğrencilerinden Hakan'dı. Önce selamlaştılar ardından kendisini tanıttı "Ben 10 yıl önceki öğrencilerinizden Hakan Öktem" dedi. Muharrem Hoca "tanıyamadım" dedi. Hakan kendisini tanıtmaya çalıştı "ho...
Devamını okuyun

Telif Hakkı

© Numan Ateş @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

  0 yorum

İNZİVÂ

​ "...Öyleyse Câvid; Güçlü insanlar, enkâzın altında dahi inzivâya başvurup, kudreti ararlar. Yalnız, güçsüzlerden nemalanarak yaptığın hesap, çarşıya uyar mı? -Elbette.. Hayır! Sadece, suskunları aynı kefeye koyarsın, neticede. Ama susmak her güçsüzün kârı değilse de, konuşmakta her güçlüyü ifade etmez. Şimdi Câvid, her ne olduysada, kazananı, konuşanların esaretine karşı, susanların cesareti  belirleyecektir. -Peki ya güç? Kimde ise bilinmez, bazen şâh için fedâ edebileceği piyonları vardır güçlülerin. Senin vezir zannettiklerinin akibetini, bir piyonun attığı adım değiştirmez mi? -Ya aksî? Bazen kazanmak, büyük bir orduya karşı, yenilgiyle sonuçlanmış bir mücadeledeki fedâkârlıklarda...
Devamını okuyun

Telif Hakkı

© Anıl Kunt @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

  0 yorum

KALA MALA'cılar

Okula gittiği ilk gün hemen kütüphaneye çıktı. Kapıyı vurup içeriye girdi. Kütüphane görevlisi Muharrem Hoca yine her zaman ki yerinde oturuyor, metal ayakları küflenmiş olan masasında kitap okuyordu.   ​ Dedesi dili döndüğünce Oğuz'un sorularına cevap verip açıklamaya çalıştı. Evladım orası; "Sovyet sosyalist cumhuriyetler birliği diye bir ülkedir. Burada gördüğün, haritanın gösterdiği görünen kısmı okula gittiğin zaman bu haritada görünmeyen kısmını da öğrenebilirsin. Ama hiç bize göre bir yer değil bunu da böyle bilesin. Yurdumuzun insanlarını birbirine kırdırıp kendi emellerine alet etmeye çalışır. O gördüğün yerler Türk yurdudur zamanında oraları işgal edip kendi emirlerine uyar ha...
Devamını okuyun

Telif Hakkı

© Numan Ateş @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

  0 yorum

Dede Burası Neresi?

Komşular demişti öğretmenleri ama öğretmenleri Yunanistan, Bulgaristan, İran, Irak, Suriye'nin yanında Azerbaycan, Nahcivan, Ermenistan ve Gürcistan'dan da bahsetmişlerdi ama burada onları göremiyordu. Onların yerinde S.S.C.B diye garip harfler vardı. Elini tam o harflerin olduğu yere getirerek dedesine sordu. ​ Otogarda otobüsten indiklerinde kar durmuş gibiydi sokaklar sessiz, sakin adeta in cin top oynuyordu. Güneş tam batmak üzereydi en çokta bunu seviyordu ama o yüksek binalar önüne geçmeseydi daha güzel olacaktı. Halbuki; binalar en fazla üç veya dört katlıydı ama sevmiyordu işte hep istasyonun oradan geçseler trenle gelip gitseler ne güzel olacaktı. Zaten ilçeye aile büyüklerini ziyar...
Devamını okuyun

Telif Hakkı

© Numan Ateş @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

  0 yorum