tahtapod.com | Blog

Veronica'ya Mektuplar 2

Her gün aynı kâbusu görüyorum. Her gözümü kapattığımda… Aslına bakarsan; kâbus mu heves mi emin değilim. Büyüklüğü karşısında bunaldığım her şeyi küçültmeme rağmen hayat bana fazla geliyor. Mesela semtimi değiştirdim önce, daha sakin muhitte daha küçük hatta kulübe sayılabilecek kadar küçük bir eve taşındım. ​ Sabah oldu Sevgili Veronica, günaydın. Seni düşünürken o duvar başında öylece birkaç uyuz sokak köpeği keyfimi kaçırdı. Bilirsin huylanırım köpeklerden. Bu bir korku değil ama belki bir tür tiksinme sayabiliriz. Kalktım oradan, ağır usul yürüyerek eve geldim. Öylece bıraktım kendimi koltuğun üzerine, ışığı da açmadım. Sanki en ufak sese, ışığa, zihin yorgunluğuna tahammülüm yoktu. Ya d...
Devamını okuyun

Telif Hakkı

© Ömer Sencer Yucavı @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

  0 yorum

SAĞ İKTİDARIN KÜLTÜRLE ARASI AÇIKTIR

Bu memleket en az iki asırdır bitmeyen krizlerin içindedir. Biz bunun daha çok siyasi tarafları ve sonuçlarıyla ilgiliyiz. Hâlbuki işin esası kültür çalkalanmalarıdır. Neye değer verirseniz onunla ölçülürsünüz. Bizim tasavvuf erbâbı, bunu şâhâne bir formülle söylemiştir: " Talebin ne ise sen osun! " Bana öyle gelir ki insan ve toplulukların psikolojik şifreleri bu sözdedir. Fertten çevreye genişleyerek bütün ilişkilerimiz, tutum ve davranışlarımız da bunun içindedir. Ekonominin arz-talep kanunlarına varıncaya kadar. "Talebin ne ise sen osun!", güçlü bir kültürün hükmüdür. Öyle kolayına verilmez. Kökü yüzyıllar ötesine uzanır. Çünkü insanın talebi, içinde yaşadığı çevrenin tarihinden bağımsız...
Devamını okuyun

Telif Hakkı

© A. Yağmur Tunalı @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

  0 yorum

BİR VARMIŞ, BİR YOKMUŞ! (EVGENYA)

       Sana karaladığım ilk şiir bu, Evgenya,
Daha önce sana hiç yazmamıştım, darılma!

Bilmem hatırlar mısın? Evvel zaman içinde,
Pirelerin berberlik yapmasından çok önce,

Devamını okuyun
  0 yorum

Veronica'ya Mektuplar 1

O zaman sen yoktun Veronica. Gece eğer sokakta oynamaya izin alabilmişsem sadece ay ışığı aydınlatırdı önümü. Ama şimdi en koyu, katran karası vakitlerde bile gözümün önünden hiç gitmeyen gözlerin, bir fener gibi ışıtıyordu ufku… Bir gece vakti, Veronica… Bilirsin geceyi ne kadar sevdiğimi. Gece boş boş dolaşıyorum, artık Tanrı'dan başka beni görenin kalmadığı sokaklarda… Akasya ve iğde kokuları içimi okşuyor. Bahçe duvarının bu tarafına sarkan bir dala uzanıp bir elma koparıyorum. Umarım bahçe sahibi hakkını helal eder. Çocukluktan kalma bir alışkanlıkla elmayı pantolonuma silip, büyükçe bir lokma ısırıyorum. Yavaş yavaş çiğnerken elmayı,çocukluğuma dönüyorum.Gerçi öyle çok bahçe düşmanı bi...
Devamını okuyun

Telif Hakkı

© Ömer Sencer Yuvacı @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

  0 yorum

Öğretmen Aybüke'nin Hataları

Ah be Aybüke! Yaşıtlarının yaptığı gibi keyfine baksaydın keşke, sevgilinin acısıyla dolsaydı yüreğin, bir öküz tarafından aldatılsaydın ağlasaydın, annen seni öyle görüp ağlasaydı, yerde öyle cansız yatarken görüp ağlamasaydı keşke! Bundan iki gün evvel bir öğretmen Aybüke Yalçın Batmanda'ki terör saldırısında hayatını kaybetti.  Daha çok gençti.  Ve öğretmenlik okuyan herkes gibi atanmayı bekliyordu,  sonunda ülkemizin Batman şehrine atandı.  Aybüke atamasının yapıldığına o kadar çok mutlu oldu ki atamasının belgesini Facebooka koyarak mutluluğunu diğer insanlarla paylaştı.  Ancak anlıyoruz ki Batmana gittiğinden beri ruhunda hep bir tedirginlik...
Devamını okuyun

Telif Hakkı

© Berat Şendil @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

  0 yorum

NEŞET

Hep dediğin gibi gariptin Neşet ağam GARİP.Şimdi her gönlümüze düştüğünde "NEREDESİN SEN" deyip iç çekiyorum , sonra "CAHİLDİM DÜNYANIN RENGİNE KANDIM" deyip avutuyorum kendimi.Baktım olmuyor derin bir iç çekip , ne de olsa "YALAN DÜNYA" deyip geçiyorum. Kulağıma çalınan ilk müzik...  Belki de Kırşehirli olmanın bir avantajıydı Seni hep varmış gibi tanımam, TRT de göründüğünde herkesin izlediğinden çok daha heyecanlıydık çünkü uzak olanlar için Neşet ERTAŞ'tın ama bizim için "Neşet"tin. "Goonüm" dediğinde babamın yüzündeki huzur bile başkaydı. Gel zaman git zaman bizler büyüdük , okuduk ama "Neşet" in yeri de içimizde hep büyüdü.Yurda kesin dönüş yaptığında konser maratonu başladı ...
Devamını okuyun

Telif Hakkı

© Oğuzhan Dulkadiroğlu @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

  0 yorum

ATATÜRK ve RAMAZAN AYI

Sayın hafızlar, içinde bulunduğumuz bu kutsal ay içinde camilerde okuyacağınız mukabelelerin tamamını okuduktan sonra Türkçe olarak da cemaate açıklayacaksınız. Bu yazımızda Atatürk ve Ramazan Ayı hakkında birşeyler karalamak istedim. Gerçi her ne kadar din ve inanç Allah (c.c) ile kul arasında desek de, her ne kadar tarihi şahsiyetlerin "kişisel" durumlarından çok yaptıkları veya yapmadıkları önemli desek de, çok zamandır Atatürk'ü her yönüyle anlatmak yerine, kısmi anlatımlarla sahiplenen, kutsaliyet atfedilen veya tamamen nefret edilen bir olgu hâline getirenlerden dolayı bu yazıyı yazıyorum. Bu alıntılar ve kaynaklar tarihi bir kişiliği dindar veya günâhkar göstermekten daha çok, bilgile...
Devamını okuyun
  0 yorum

MEDENIYET ve KÜLTÜR

O hâlde bir Türk medeniyeti de vardır ve başlı başına bir kıymet ifade eder. Üstelik bu medeniyet bizim sosyal karakterimizin eseridir ve onu aksettirir. Çünkü medeniyet milletler arası bir kavramdır. Milletlerin aynı olan taraflarını ya da birlikte kullandıklarını temsil eder. Milli bir kültürden söz ederken milli bir medeniyetten söz edemeyiz. Ama bir kültür aynı zamanda kendi medeniyetini kurabilir ve o isimle anılır. Mesela tarih boyunca var olmuş bir Türk medeniyetinden söz edebiliriz. Ya da İslam'dan sonra yine Türklerin elinde yükselmiş bir İslam medeniyetinden… Erol Güngör Medeniyet ve kültür demişken konuya Erol Güngör hocanın tespitiyle başlamak doğru olur sanki. Medeniyet her ne k...
Devamını okuyun

Telif Hakkı

© Doğan Ay @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

  0 yorum

PATATES YİYENLER

Tahtaların üstünde yavaş yavaş adım atarak pencerenin yanına gitti.  Gördüğü tek şey bir meşalenin ışığıydı. Ve ışık yavaş yavaş eve yaklaşıyordu. ​Titreyen lambanın ışığı sadece masanın ortasındaki patates tabağına ışık verebiliyordu. İkindi vaktinden bari devam eden rüzgar yüzünden kapanan camlar odayı daha da havasız hale getiriyordu. Ahmet Sabri tahta çatalını patatese sapladı. Bugün kasabaya gitmişti. İçerden ve dışardan gelen haberler kötüydü. Filistin'de ölen kasabanın gençlerin isimleri gelmişti. Ahmet Sabri 'nin köyünden giden gençlerin bütününe yakını şehit düşmüştü.  Bu habere üzülecekken onu tedirgin eden bir haber daha duymuştu; Eşkiya Çapan köyünü basmış, sadıcı Muamm...
Devamını okuyun
  0 yorum

Ki Onlar

​Bizim adımıza  deli demişler
Beşikteyken  hasret   sütü  içirmişler
Cümle alemin  manasını
Toplayıp  bir Elife  vermişler 

O deniz ki  uçsuzdur   sınırı  gözükmez 
Boğulmuş da  kalmış içinde nice yüzenler 
O koskoca   denizi doldurup da bir   bardağa  
Tek dikişte içmişler

Devamını okuyun
  0 yorum