tahtapod.com | Blog

STALİN RUSYASINDA BİR MUHALİF YAZAR : VASİLİ GROSSMAN

"Onlarca belki yüzlerce kez senin nasıl öldüğünü, ölümle buluşmaya nasıl yürüdüğünü düşündüm. Seni öldüren kişiyi hayal etmeye çalıştım. Seni gören son kişi oydu. O sırada hep beni düşündüğünü biliyorum."

"19. Yüzyılın ortalarında İrlanda'da da büyük bir kıtlık yaşanır. Bütün İrlandalılar ülkelerini terk etmeye ve uzak diyarlara göçmeye başlar. Bir İrlandalı da eşini ve çocuklarını bir tekneye bindirip o dönemin yeni dünyası, yeni kıtası Amerika'ya doğru yelken açar. Kıyıya yaklaştıklarında İrlandalı sahilde bekleyen bir yerli görür ve teknenin güvertesinden adama seslenir:

''Heyy burada hükümet var mı?''

Sahilde ki yerli, İrlandalıya döner:

''Var.''

İrlandalı da bu cevap karşılığında yerliye:

''Ben muhalifim!" der.

Uzun ismiyle Vasili Semyonoviç Grossman, Yakın Dönem Rus Edebiyatının en önemli yazarlarından, 2. Dünya Savaşı'nın ortasında bir savaş muhabiri ve Stalin Rusya'sının İrlandalısı; eserleri yasaklanan bir muhalif…

Devamını okuyun

Telif Hakkı

© Kaan Eroğuz @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

  0 yorum

"Tower" işgalindeki Türkçe

Kaldı ki biz yeni yerler fethetmiyoruz. Kendi vatanımız üstünde diktiğimiz binalarla yeni tapular oluşturuyoruz. Ağır bir kelime seçtiğimin farkındayım. 1000 bina diker ve 800'ünü başka bir dilden adlandırırsanız başka bir aidiyet arıyorsunuz demektir.En azından kendiniz olmaktan hoşlanmıyor veya kaçıyorsunuz demektir. Bu, milletler için üzerinde durulması gereken bir temel sapmadır. Bahtiyar Vahabzâde ile Tunalı Hilmi Caddesi'nde yürüyorduk.Çoktandır gözlediği bir konuyu duyurmak ister gibi, " Yağmur can, yanımızdan geçenler hep Türkçe konuşuyorlar. " dedi.  "Bunda ne fevkalâdelik var " der gibi baktım, devam etti: " Sen de eski Sovyet ülkelerini gördün. Bakü'de ve başka Türk...
Devamını okuyun

Telif Hakkı

© A. Yağmur Tunalı @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

  0 yorum

Türk Komedi Filmlerindeki Seviyesizlik ve Kültürel Yozlaşma

Son yıllarda komedi filmlerinde Türk insanı neden bu şekilde canlandırılıyor? Bu filmlerin senaristlerine ve yapımcılarına sormak istiyorum. Türk deyince aklınıza gelen insan profili tek kaşlı, sürekli küfreden, şiddete eğilimli insan mıdır? Neden komedi deyince aklınıza gelen tek şey küfür? Küfürsüz komedi yapılamaz mı? Toplumda giderek artan ahlaki ve kültürel çürüme Türk filmlerinde de bariz şekilde kendini gösteriyor. Özellikle komedi filmlerindeki yozlaşma her geçen gün artıyor. Recep İvedik tarzı diyebileceğimiz komedi tarzı filmlerinin insanlara komik olarak sunduğu şeyler küfür ve basitlik … Dün  Recep İvedik tarzı komedi filmlerinin son örneği gösterime girdi. Filmin adı Cumali...
Devamını okuyun

Telif Hakkı

© Barış Atagün @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

  0 yorum

İNSAN KÜLTÜRÜNÜN YOZLAŞMASI

​ İHTİYAÇ  +  ARAYIŞ:  BULUŞ Bu çağın insanı budur işte;  İhtiyaçlarını bir anda gideren sonra başka bir şeye koşan, sıkıntıdan kendine sahte ihtiyaçlardan yaratan ve o sahteliğin içinde boğulan bir sufli...   İnsanlık tarihi bu formül üzerine kuruludur.Sümerler yazıyı en etkin kullanan medeniyetlerin başında gelir.Bunun sebebi Sümer kaynaklarını iyi bir şekilde dağıtma ve alınan toplumsal  kararların kayıt altına alınarak düzenin daha iyi korunma ihtiyaçlarıydı.Mısırlılar Geometri konusunda çoğu şeyi ilk bulanlardı.Bunun sebebi coğrafi koşullara göre hayatlarını düzenleme ihtiyacıydı.(Aynı  ihtiyaca sahip olan Hint ve Çin medeniyetleri de hesaplama ko...
Devamını okuyun

Telif Hakkı

© Berat Şendil @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

  0 yorum

"Dilimiz Kimliğimiz " ise Kimliksizleşiyoruz

Bir örnekle söylersem daha iyi anlaşılacak: Bütün bir Yahya Kemal Yılı'nda yapılanların tamamı, herhangi bir 27 Aralık günü Mehmed Âkif'le ilgili yaptıklarımızın dörtte biri kadar bile değildir. İsteyen araştırır ve görür. Hemen sorayım: 2017'nin Türk Dili yılı olduğundan kaç kişinin haberi var? Evet 2017'yi Türkçe yılı ilan ettik. Kimsecikler bunun farkında değil; çünkü dostlar alışverişte görsünler kabîlinden işler yapmakta üstümüze yok. İlan ettikse ettik. Bunun için düşünecek, araştıracak,projeler hazırlayacak değiliz ya. Zor iş.Kim kafa yoracak, kim uğraşacak.Parlak bir devlet töreni düzenledik. Devletlüleri konuşturduk. Televizyonlar sıra sıra canlı yayınladılar. Gazeteler çarşaf çarşa...
Devamını okuyun
  0 yorum

O GECE

Kapkara bulutların semâyı kapladığı,
Göklerin yeryüzüne şimşekler sapladığı,
Sokakların, üstüne nehirler topladığı,
Engin'e lapa lapa kar yağdığı geceydi…

Devamını okuyun
  0 yorum

Veronica'ya Mektuplar 2

Her gün aynı kâbusu görüyorum. Her gözümü kapattığımda… Aslına bakarsan; kâbus mu heves mi emin değilim. Büyüklüğü karşısında bunaldığım her şeyi küçültmeme rağmen hayat bana fazla geliyor. Mesela semtimi değiştirdim önce, daha sakin muhitte daha küçük hatta kulübe sayılabilecek kadar küçük bir eve taşındım. ​ Sabah oldu Sevgili Veronica, günaydın. Seni düşünürken o duvar başında öylece birkaç uyuz sokak köpeği keyfimi kaçırdı. Bilirsin huylanırım köpeklerden. Bu bir korku değil ama belki bir tür tiksinme sayabiliriz. Kalktım oradan, ağır usul yürüyerek eve geldim. Öylece bıraktım kendimi koltuğun üzerine, ışığı da açmadım. Sanki en ufak sese, ışığa, zihin yorgunluğuna tahammülüm yoktu. Ya d...
Devamını okuyun

Telif Hakkı

© Ömer Sencer Yucavı @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

  0 yorum

SAĞ İKTİDARIN KÜLTÜRLE ARASI AÇIKTIR

Bu memleket en az iki asırdır bitmeyen krizlerin içindedir. Biz bunun daha çok siyasi tarafları ve sonuçlarıyla ilgiliyiz. Hâlbuki işin esası kültür çalkalanmalarıdır. Neye değer verirseniz onunla ölçülürsünüz. Bizim tasavvuf erbâbı, bunu şâhâne bir formülle söylemiştir: " Talebin ne ise sen osun! " Bana öyle gelir ki insan ve toplulukların psikolojik şifreleri bu sözdedir. Fertten çevreye genişleyerek bütün ilişkilerimiz, tutum ve davranışlarımız da bunun içindedir. Ekonominin arz-talep kanunlarına varıncaya kadar. "Talebin ne ise sen osun!", güçlü bir kültürün hükmüdür. Öyle kolayına verilmez. Kökü yüzyıllar ötesine uzanır. Çünkü insanın talebi, içinde yaşadığı çevrenin tarihinden bağımsız...
Devamını okuyun

Telif Hakkı

© A. Yağmur Tunalı @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

  0 yorum

BİR VARMIŞ, BİR YOKMUŞ! (EVGENYA)

       Sana karaladığım ilk şiir bu, Evgenya,
Daha önce sana hiç yazmamıştım, darılma!

Bilmem hatırlar mısın? Evvel zaman içinde,
Pirelerin berberlik yapmasından çok önce,

Devamını okuyun
  0 yorum

Veronica'ya Mektuplar 1

O zaman sen yoktun Veronica. Gece eğer sokakta oynamaya izin alabilmişsem sadece ay ışığı aydınlatırdı önümü. Ama şimdi en koyu, katran karası vakitlerde bile gözümün önünden hiç gitmeyen gözlerin, bir fener gibi ışıtıyordu ufku… Bir gece vakti, Veronica… Bilirsin geceyi ne kadar sevdiğimi. Gece boş boş dolaşıyorum, artık Tanrı'dan başka beni görenin kalmadığı sokaklarda… Akasya ve iğde kokuları içimi okşuyor. Bahçe duvarının bu tarafına sarkan bir dala uzanıp bir elma koparıyorum. Umarım bahçe sahibi hakkını helal eder. Çocukluktan kalma bir alışkanlıkla elmayı pantolonuma silip, büyükçe bir lokma ısırıyorum. Yavaş yavaş çiğnerken elmayı,çocukluğuma dönüyorum.Gerçi öyle çok bahçe düşmanı bi...
Devamını okuyun

Telif Hakkı

© Ömer Sencer Yuvacı @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

  0 yorum