tahtapod.com | Blog

ENDÜLÜS'TE HALAY...

​ Muhtarlarımız diyorum… Bir zamanlar, "Muhtar bile olamaz" denilen Sayın Cumhurbaşkanımızın çok önem atfettiği kişiler... Cumhurbaşkanına hayranım, çünkü işi biliyor... Çünkü muhtarlar, mahallesinin, köyünün sesi soluğudur. Şehirde yaşayanlar burun kıvırır fakat kırsal kesimde köylünün oylarını neye vereceğine karar veren kişidir… Valisidir köyün… Cumhurbaşkanıdır… Köy kahvesindeki tahta sandalyeye yayılıp, "Dün kasabada Kaymakam Bey ve Belediye başkanımız ile görüştüm, partilerine oy verirsek köyümüze şunları şunları yapacaklar" demesi yeter… Kaçarı yoktur… Seçim o anda bitmiş, kazanan belli olmuştur… Dağılabilirsiniz… *** Senin fabrika köşelerinde gece-gündüz çalıştığından kesilen vergile...
Devamını okuyun
  0 yorum

MEGRİ MEGRİ'DEN YAYLALAR'A BİZİM KÖYÜN HALLERİ

Kendimi, uzun zamandan beri TLC'de Nowzaradan'ın ameliyathanesi ve Rocky ormanlarındaki dağ evleri ile doğal ortamda yaşam mücadelesine kaptırdığımdan bolca gündem kaçırmaya başladım… Bu yüzden kafam rahat olsa da içim rahat değil... Nasıl rahat olsun baksanıza son yenilen naneye… Arkadaşlar anlattı. Ben Dr Nowzaradan'ın yemişte sıçmamış ve sonunda tuhaf yaratıklara dönüşmüş insanlarla yaptığı mücadeleyi seyrederken; Başkomutanımız çekmiş jilet gibi askeri kamuflajı, etrafında ne kadar Türk ve Türklüğe şaşı, milli ve manevi değerlere kör, ne kadar sanatın içine sıçmış sanatçı, gazeteciliğin anasını bellemiş gazeteci varsa toplayıp Hatay'a uçmuş… *** Güya bunlarla Afrin'de destan yazan kahram...
Devamını okuyun
  0 yorum

Olmayana Ergiler (I)

​Gittin; Şimdi bir koca boşluk arkanda... Daha gidilecek sahiller, fethedilecek kaleler, keşfedilecek körfezler vardı halbuki... Bilinmeyen bir ülkenin, hiç tanınmamış bir şehrinin saçma sapan bir çıkmaz sokağı kadar ıssızım şimdi. Sokakta top oynuyor kıvırbaşlı, sarı saçlı çocuklar. Her birinin gözlerinde, gözlerinin muzip gülümsemesi... ve en az seninkiler kadar sevimli elleri... Hızla uzaklaşırken yalnızlığının yanından ardımdan sesleniyorlardı sanki "Teyze çocukluğumuzu atsana bize". O an aklıma geldi, sahi sen hiç çocukluğunu yaşamış mıydın?  Bir çıkmaz sokak gibiydi sevdan,  sevdanın peşine takıldın gittin. Kuşlar da gitti peşinden. Balkonun o uç köşesindeki yuvalarını b...
Devamını okuyun
  0 yorum

İstiklâl Marşı Ulu Orta Tartışılamaz

İstiklâl Marşı'nın bestesi zaman zaman gündeme gelir, tartışılır. Bugüne kadar konuşulanları, yazılanları bir araya getiren bir çalışma hiç şüphesiz enteresan olur. Entelektüel seviyemizle beraber siyasetin günlük tavır alışlarının ucuzluğu da o çalışmada ortaya çıkar. Köşe yazarları, ilim ve sanat adamları, az bilen çok bilen, anlayan anlamayan, seven sevmeyen yüzlerce ismin bu konuya bir yerden girdikleri görülür. Yapıldıkları zamanlar hakkında bize pek çok bilgi sunacakları kesindir. Ortak özellikleri daha ilgi çekicidir: Saman alevi gibi gelip geçmişlerdir. Şu veya bu sebeple sonuca ulaşmamışpolemik denemeleridir. Bir diğer ilgi çekici taraf, bu tartışmaların saf müzik ve sanat endişesin...
Devamını okuyun
  0 yorum

TÜRKÜLERİN DİLİ

Türküler hayal dünyamız için kanadımız, kimsesiz kaldığımızda dert ortağımızdır. Sesimizin çıkmadığı yerde sesimiz, nefesimizin kesildiği yerde nefesimizdir türküler... Bazen toprağa düşen cemredir türküler bazen yüreklerimize düşen ayrılık ateşidir. Anamız, yarimiz, sevdamızın dili olur türküler. Uzak diyarlarda yoldaşımızdır türküler. Ağıdımız türkü türkü akar gönülden gönüle. Kimi zaman umuttur, vefadır... Demet demet sevgi ikram eden kış gününde kardelen çiçeğidir türküler... İşte size bir türlü hikayesi. Ben yeni okudum. Nazif Polat gardaşım göndermiş sağ olsun. Okudum duygulandım. Sevda bu mu dedim kendi kendine? Evet sevda bu olmalı. Bugünün günlük ilişkilerine inat sevda bu… Okuyalım...
Devamını okuyun
  0 yorum

SEKÜLER MİLLİYETÇİNİN EL KİTABI​

SEKÜLER MİLLİYETÇİNİN EL KİTABI​
Türk milliyetçileri için bir kutup yıldızı niteliğindeki MHP'nin, bizzat kendi yöneticileri tarafından AKP ampülü etrafında pervane olmuş bir uydu particik haline getirilmesi sürecini yaşayarak gördük ki; Türk milliyetçiliği fikrinin, kahraman bekleyen, yahut elinde bir fenerle Diogenes misali adam arayan değil, nitelikli kadrolar yetiştirip, müreffeh Türkiye'yi inşa eden yeni bir anlayışla tekamül etme zarureti hasıl olmuştur. "Eski Turancılar"ın kültürel iklimini miras almış fakat "onlar gibi olmayan" yeni bir milliyetçilik versiyonu gereklidir bize. Sentezcilikten arınmış, memleket ve Dünya'da olup bitene hakim, Türk dünyası ile köprüler kurabilecek kabiliyet ve birikimi olan, çağın gerek...
Devamını okuyun
  0 yorum

SON TÜRKÇÜ ATSIZ KİTABI

Hayri (YILDIRIM) Hocanın "SON TÜRKÇÜ ATSIZ" adlı kitabını henüz okudum, bitirdim. Gördüğüm o ki; H. Nihâl ATSIZ ile yeni tanışan bir kimsenin, H. Nihâl ATSIZ hakkında fikir edinebilmesi açısından Hayri Hocanın bu kitabı kesinlikle bir özet niteliğindedir. H. Nihâl ATSIZ'ın kitaplarını, makalelerini, hikayelerini, şiirlerini hiç okumamış; onun hayatı ile alakalı hiçbir malumatı bulunmayan kimselerin, bu kitabı okumak suretiyle H. Nihâl ATSIZ'a dair bir temel malumata ulaşmaları mümkün görünüyor. ​Kitapta, H. Nihâl ATSIZ'ın ATATÜRK hakkındaki gerçek fikirleri; 1944 öncesi ve sonrası yaşanan maddî, manevî zor günleri; hayatından kesitler ve şahsiyeti hakkında malumatlar; İNÖNÜ'nün çarkları; Alp...
Devamını okuyun
  0 yorum

NİCE MUTLU GÜNLERE…

​ Malûm bugün 14 Şubat Sevgililer Günü… Öncelikle gerçekten samimi duygularla bu günü yaşayan herkesin Sevgililer Gününü kutluyorum. Ancak hazır aylardan Şubat, günlerden 14'ü olmuşken bahaneyle bilmemiz gereken birkaç gerçeğin varlığından da söz etmek istiyorum. Dilerseniz öncelikle 14 Şubat'ın mazisini bir inceleyim. Öyle ya 14 Şubat sadece kış ayının en soğuk günlerinden biri olan Allah'ın yarattığı sıradan bir gün değildir, herhalde… Vardır bir kerameti. İlk rivayet şudur; 14 Şubat'ın tarihi eski Roma İmparatorluğu'na kadar uzanmaktadır ve özellikle Roma halkı için oldukça önemli bir gündür. O zamanlar, inançlarına göre; Roma tanrıçalarının kraliçesi olan ve aynı zamanda "kadınlık ve evl...
Devamını okuyun
  0 yorum

BİZİ BU ATALAR MAHVETTİ

​ 8 Şubat 2018 tarihi itibariyle E-devlet'te yeni bir uygulama başladı. Vatandaşlar bundan böyle "alt-üst soy " bilgisi sorgulaması yaparak 1800'lü yıllara kadar aile soy ağacını görüntüleyebilecek. E, tabi haberi alan yurdum insanı, her zaman olduğu gibi Fatih'i, Yavuz'u, Attila'yı sahiplenip Deli İbrahim'i bana bırakmak için siteye akın edince sistem çöküverdi… Doğamızda var, her insan geleceğini merak ettiği gibi geçmişini de merak eder… Ve yine her insan, tarihte güzel izler bırakmış; özenilen, imrenilen, saygı duyulan kişilerin soyundan gelmiş olmayı hayal eder... Lâkin, "Katranı kaynatsan olur mu şeker, cinsini sevdiğim cinsine çeker".. . Ne yalan söyleyeyim, aslında tescilli bir ...
Devamını okuyun
  0 yorum

BİR KAÇ KASA ELMA, KIZIL OLANINDAN

​  +Manav amca manav amca! Şurdan hemen beş-altı kasa kırmızı renkli elma versene. Bu kırmızı elmalar var ya çok sevapmış, cami kapısında cemaate dağıtıp hem sevaba gireceğiz, hem de Afrin'de hainleri Zeytin Dalı ile hizaya getiren Mehmetçiğimize destek vermiş olacağız. Cami derneğindeki nur yüzlü hocalar öyle söyledi. -Vereyim vermesine de o elma bu elma değil evladım... +Yav boş ver işte ikisinin rengi de kızıl değil mi sonuçta? *** Türk'ün koskoca "Kızıl Elma" mefkuresini bile manav tezgahındaki kırmızı renkli elma ile eşitledik ya pes yani. Milli ve İslami değerlerimizi aşındırıp eritmekte adım adım yok etmekte üstümüze yok... Haber aynen şöyle: "İzmit Topçular Ulu Camii Derneğ...
Devamını okuyun
  0 yorum