tahtapod.com | Blog

SON TÜKÜRÜCÜ

Bir o kalmıştı... Nihayet türkücü Yavuz Bingöl, bugün havuzun Sabah'ında Türkiye'yi, "biraz fazla özgür bir ülke" olarak niteleyip Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ı da, "Dünyadaki adaletsizlik ve hukuksuzlukla savaşan" tek lider olarak tanımladı. Bingöl, gelişmiş Batı ülkeleri ile aramızdaki özgürlüğü ise sokağa tükürebilmek üzerinden kıyaslayıp "...Orada yere tüküremezsiniz, burada tükürüyorsunuz, kırmızı da geçemezsiniz, burada geçiyorsunuz. Burada iktidar, yasal bir düzenleme yaptığında ayağa kalkıyoruz. Herkes kurallara, yasaya uyacak. Biz fazla özgür bir ülkeyiz." diyerek resmen lâfın belini kırdı... *** Adam, kurduğu bu akıllara ziyan cümlede yere tükürmeyi ve kırmızı ışıkta geçmeyi ...
Devamını okuyun
  0 yorum

UYGURLARIN GELENEK VE GÖRENEKLERİ

  Türklüğün ana yurdu, Türk medeniyetinin beşiği, Türk dünyasının doğudaki kalası, tarihin kötü kaderi günümüzde esaret altında kalan kadim Türk yurdundan söz edeceğim. ​ Doğu Türkistan (Uygur Özerk Bölgesi')nin güneyinde yer alan kadim Türk kenti Kaşgar, nüfusunun tamamına yakınını Uygur Türklerinin oluşturduğu tarihi bir kenttir. Uygurların örf ve adetlerinin "penceresi" konumunda olan Kaşgar için, "Kaşgar'a gitmeyen, Doğu Türkistan'a gitmiş sayılmaz" diye yaygın bir söz vardır. Uygurların örf ve adetlerinin görülebildiği ideal mekanların başında, Kaşgar'ın merkezinde yer alan Etigah Meydanı gelir. Bu meydan, Kaşgarlıların alışveriş yaptıkları, dinlendikleri ve eğlendikleri en önemli ...
Devamını okuyun
  0 yorum

Bİ LOP BEYİN LÜTFEN, TAZE OLSUN...

Kavimler göçünün hep eski tarihlerde olduğu anlatılır ama günümüzde de devam ediyor. Tabi beyin göçü de. Haliyle iyiler, daha iyi yerlere giderken 90 ve altı hep bize kalıyor... *** ​İ ktidara yakın olan ve milleti boş işlerle oyalama programları yapan kanalın "Yemekteyiz" adlı yarışmasında erkek yarışmacı, "Beyindeki loblar savaş ediyor, bir tanesine karar veriyor onun sonunda" diye belirtirken, Esma adlı başı kapalı ama yüzü-gözü açık kadınlara taş çıkartırcasına boyalı yarışmacı ise, "Siz benim beynimdeki lobları nereden biliyorsunuz, ben beynimde lob olduğunu bilmiyorum ama... Yani benim beynimde lob var yok, siz nereden biliyorsunuz? Beynimde lob varmış, var mı öyle bir şey?" diyor. Bel...
Devamını okuyun
  0 yorum

DİVAN EDEBİYATINDAN GÜNÜMÜZE: AŞK VE ŞİİR

​ ''Ey kemân-ebrû şehîd-i nâvek-i müjgânunam Bulmuşam feyz ü nazar senden senin kurbanunam'' ''Ey yay kaşlı sevgili! Oka benzeyen kirpiklerinin şehidiyim. Senin bakışının bolluğunu bulmuşum, senin kurbanınım.'' Ne de güzel söylemiş büyük şair Fuzuli! Şu ahenge, şu kelime seçimine, en önemlisi de şu ruha bakın! İşte divan edebiyatının büyüklüğü ve derinliği, böylesine güzel beyitlere katılan ruhtan gelmektedir. Özellikle konu aşk ise o zaman okuduğunuz her beyitte tabiri caizse iç gıdıklanmasına hazırlıklı olmalısınız. Efendim, divan edebiyatında şair daima âşıktır. Her şey sonuçta aşk ile ilgili görünür. Aşk samimidir. Maddiyat ile ilişkisi yoktur. Aşığın gıdası üzüntüdür. Sevgili ile o...
Devamını okuyun
  0 yorum

ENDÜLÜS'TE HALAY...

​ Muhtarlarımız diyorum… Bir zamanlar, "Muhtar bile olamaz" denilen Sayın Cumhurbaşkanımızın çok önem atfettiği kişiler... Cumhurbaşkanına hayranım, çünkü işi biliyor... Çünkü muhtarlar, mahallesinin, köyünün sesi soluğudur. Şehirde yaşayanlar burun kıvırır fakat kırsal kesimde köylünün oylarını neye vereceğine karar veren kişidir… Valisidir köyün… Cumhurbaşkanıdır… Köy kahvesindeki tahta sandalyeye yayılıp, "Dün kasabada Kaymakam Bey ve Belediye başkanımız ile görüştüm, partilerine oy verirsek köyümüze şunları şunları yapacaklar" demesi yeter… Kaçarı yoktur… Seçim o anda bitmiş, kazanan belli olmuştur… Dağılabilirsiniz… *** Senin fabrika köşelerinde gece-gündüz çalıştığından kesilen vergile...
Devamını okuyun
  0 yorum

MEGRİ MEGRİ'DEN YAYLALAR'A BİZİM KÖYÜN HALLERİ

Kendimi, uzun zamandan beri TLC'de Nowzaradan'ın ameliyathanesi ve Rocky ormanlarındaki dağ evleri ile doğal ortamda yaşam mücadelesine kaptırdığımdan bolca gündem kaçırmaya başladım… Bu yüzden kafam rahat olsa da içim rahat değil... Nasıl rahat olsun baksanıza son yenilen naneye… Arkadaşlar anlattı. Ben Dr Nowzaradan'ın yemişte sıçmamış ve sonunda tuhaf yaratıklara dönüşmüş insanlarla yaptığı mücadeleyi seyrederken; Başkomutanımız çekmiş jilet gibi askeri kamuflajı, etrafında ne kadar Türk ve Türklüğe şaşı, milli ve manevi değerlere kör, ne kadar sanatın içine sıçmış sanatçı, gazeteciliğin anasını bellemiş gazeteci varsa toplayıp Hatay'a uçmuş… *** Güya bunlarla Afrin'de destan yazan kahram...
Devamını okuyun
  0 yorum

Olmayana Ergiler (I)

​Gittin; Şimdi bir koca boşluk arkanda... Daha gidilecek sahiller, fethedilecek kaleler, keşfedilecek körfezler vardı halbuki... Bilinmeyen bir ülkenin, hiç tanınmamış bir şehrinin saçma sapan bir çıkmaz sokağı kadar ıssızım şimdi. Sokakta top oynuyor kıvırbaşlı, sarı saçlı çocuklar. Her birinin gözlerinde, gözlerinin muzip gülümsemesi... ve en az seninkiler kadar sevimli elleri... Hızla uzaklaşırken yalnızlığının yanından ardımdan sesleniyorlardı sanki "Teyze çocukluğumuzu atsana bize". O an aklıma geldi, sahi sen hiç çocukluğunu yaşamış mıydın?  Bir çıkmaz sokak gibiydi sevdan,  sevdanın peşine takıldın gittin. Kuşlar da gitti peşinden. Balkonun o uç köşesindeki yuvalarını b...
Devamını okuyun
  0 yorum

İstiklâl Marşı Ulu Orta Tartışılamaz

İstiklâl Marşı'nın bestesi zaman zaman gündeme gelir, tartışılır. Bugüne kadar konuşulanları, yazılanları bir araya getiren bir çalışma hiç şüphesiz enteresan olur. Entelektüel seviyemizle beraber siyasetin günlük tavır alışlarının ucuzluğu da o çalışmada ortaya çıkar. Köşe yazarları, ilim ve sanat adamları, az bilen çok bilen, anlayan anlamayan, seven sevmeyen yüzlerce ismin bu konuya bir yerden girdikleri görülür. Yapıldıkları zamanlar hakkında bize pek çok bilgi sunacakları kesindir. Ortak özellikleri daha ilgi çekicidir: Saman alevi gibi gelip geçmişlerdir. Şu veya bu sebeple sonuca ulaşmamışpolemik denemeleridir. Bir diğer ilgi çekici taraf, bu tartışmaların saf müzik ve sanat endişesin...
Devamını okuyun
  0 yorum

TÜRKÜLERİN DİLİ

Türküler hayal dünyamız için kanadımız, kimsesiz kaldığımızda dert ortağımızdır. Sesimizin çıkmadığı yerde sesimiz, nefesimizin kesildiği yerde nefesimizdir türküler... Bazen toprağa düşen cemredir türküler bazen yüreklerimize düşen ayrılık ateşidir. Anamız, yarimiz, sevdamızın dili olur türküler. Uzak diyarlarda yoldaşımızdır türküler. Ağıdımız türkü türkü akar gönülden gönüle. Kimi zaman umuttur, vefadır... Demet demet sevgi ikram eden kış gününde kardelen çiçeğidir türküler... İşte size bir türlü hikayesi. Ben yeni okudum. Nazif Polat gardaşım göndermiş sağ olsun. Okudum duygulandım. Sevda bu mu dedim kendi kendine? Evet sevda bu olmalı. Bugünün günlük ilişkilerine inat sevda bu… Okuyalım...
Devamını okuyun
  0 yorum

SEKÜLER MİLLİYETÇİNİN EL KİTABI​

SEKÜLER MİLLİYETÇİNİN EL KİTABI​
Türk milliyetçileri için bir kutup yıldızı niteliğindeki MHP'nin, bizzat kendi yöneticileri tarafından AKP ampülü etrafında pervane olmuş bir uydu particik haline getirilmesi sürecini yaşayarak gördük ki; Türk milliyetçiliği fikrinin, kahraman bekleyen, yahut elinde bir fenerle Diogenes misali adam arayan değil, nitelikli kadrolar yetiştirip, müreffeh Türkiye'yi inşa eden yeni bir anlayışla tekamül etme zarureti hasıl olmuştur. "Eski Turancılar"ın kültürel iklimini miras almış fakat "onlar gibi olmayan" yeni bir milliyetçilik versiyonu gereklidir bize. Sentezcilikten arınmış, memleket ve Dünya'da olup bitene hakim, Türk dünyası ile köprüler kurabilecek kabiliyet ve birikimi olan, çağın gerek...
Devamını okuyun
  0 yorum