tahtapod.com | Blog

ALTAY VADİSİNİN DATKASI: KURMANJAN

​ Kadınsız medeniyet olmaz, toplumun yapı taşıdır kadın. Bir milletin kadını ne kadar gelişmiş ise, ne kadar kendine güvenir olmuşsa o millet o kadar gelişmiştir. Öyle ki ezelden medeniyet sahibi bir toplum varsa o da ancak Türkler olacaktır. Ne savaşta, ne kurultayda ne şölende ne sosyal hayatta geri planda kalmamıştır kadınlar. Türk kadını Türk töresi gereği yeri gelmiş devlet yönetmiş, yeri gelmiş ordu idare etmiştir. Yiğit olur Türk kadını, bilge olur. Bilgeliğin erkeklere mahsus olamayacağını İlbilge Hatun'dan, yiğitliğin ise cinsiyet gözetemeyeceğini Anadolu kadınından öğrenmiştir. Kan Turalı'yı düşman elinden alan Selcen kadar cesur, koca Bamsı Beyreğ'i neredeyse deviren Banı Çiçek ka...
Devamını okuyun
  0 yorum

SECIMLERIMIZ

​ Seçimlerimiz Hedeflerimize ulaşmak için kurduğumuz hayaller vardır. Hayatta bu hayallere ulaşırken bize seçenekler sunar ve genellikle karar anlarımızda birden fazla seçenek arasında kalırız. Peki, karşımıza ilk çıkan fırsatı değerlendirmeli miyiz? Yoksa önümüze çıkacak diğer fırsatları mı beklemeliyiz? Bu ikilem aslında hayatın her anında karşımıza çıkar. İşte tam bu noktada bir seçim yapmak zorundayız. Her zaman yüzde elli şansımız vardır. Seçimimiz ne olursa olsun; seçmediğin seçenek artık yok olmuştur. Işte bu seçeneklerden dolayı hayatımızda daima "keşke" ler olur/ olacaktır. Bu keşkeler hayatınızda ne kadar az olursa başarı sizindir. Bir yol çizmem gerekiyordu çizdim o yoldayım diye ...
Devamını okuyun
  0 yorum

DEVLET TİYATROLARI

​ 24 Haziran sonrası neredeyse muhalif  kesimin tümü seçimlerden umudunu kesti Seçimlerden umudunu kesmen emin ol onlarda da korku yarattı. Çünkü artık onların korktuğu yöne yöneleceğini biliyorlar. Sanat yolu ile halka ineceksin. Sanat ile direnişe geçeceğini biliyorlar. Onlar için en büyük tehlike bu. Türkiye'de seksen öncesi oluşan idealist yapı, edebiyatın, tiyatronun, müziğin, sinemanın, şiirin mahsulüdür. İhtilalden sonra halkı uyarıcı şarkıların, türkülerin yerine, arabeski yerleştirdiler. Toplumsal filmlerin yerini erotik filmler aldı. Hakkında dava açılmayan, yazar, şair kalmadı. Kimi içeri girdi, kimisi sürgün edildi. Böylelikle o kuşağın direnç noktasını imha ettiler. Bu...
Devamını okuyun
  0 yorum

SIRASI DEĞİL...

SIRASI DEĞİL

Devamını okuyun
  0 yorum

Bir sarı gül

​ Emine Işınsu'nun 80. Doğum yıldönümü BİR SARI GÜL A.Yağmur Tunalı Işınsu Ablam la tanışmamız, 1975 senesinin başlarına tesadüf eder. O tarihte Çağlar Sanat Tiyatrosu adıyla profesyonel -ama ne profesyonel- bir tiyatronun kuruluş hazırlığı içindeydik. Tanışma sebebimiz, üç buçuk sene ayakta kalabilen bu tiyatrodur. O zaman, bizi en fazla destekleyen kişi, Işınsu Ablam dı. Tanışmamız olduğu kadar kaynaşmamız da başlangıç sebebi olarak, bu tiyatroya bağlıdır. Sonrasında zaman konuşacaktır. O zaman -veya o güzel kader- müşterekleri ön plana çıkararak bir dostluğa merdiven olacaktır. Yanlış hatırlamıyorsam, 1976'dan itibaren daha sık görüşür olduk. İyi ve kötü zamanlarımda, bu dostluğun sıcak n...
Devamını okuyun
  0 yorum

KANLI BATAKLIK

46e6cef036d6f554dc0477837dd50d93

Saklanır kalbinde meş'um ormanın.
Soluk yüzlü bir katil; ''kanlı bataklık''
Salyalı ağzıdır bir canavarın
Ediyor her mevsim, iblislere yataklık

Devamını okuyun
  0 yorum

Türkçe Türkiye'de üvey dildir

karar_tunali
​ Türkiye'de Türkçe üvey dildir "Biz çok milliyetçiyiz."cümlesini sık sık zevklenerek söyleriz. Galiba, dünya da böyle söylüyor. Bir gerçeği ifade için söylediklerini zannetmem. Çünkü, kendilerini de bizi de bilirler. Dilden gidecek olursak, milliyetçilikte onlara göre sınıfta kalacağımız kesin. Mesela Almanya, okul bahçesinde veya evde bile Almancadan başka bir dilin konuşulmasına tahammül edemiyor. Biz bunu elbette yapmayız, ama dilimize, kültürümüze, kimliğimize ne derece sahip olduğumuz da ortada. Asıl bakılacak yer orasıdır. Dolayısıyle sorulacak sorular vardır. Çok milliyetçi oluşumuz yanlış bir değerlendirmenin sonunda varılmış bir hüküm olabilir mi? Neye dayanarak söylüyoruz? Okuyucu...
Devamını okuyun
  0 yorum

ÖZGÜRLÜK VE DÜŞÜNME

" Sadece hükümetin taraftarları, sadece -sayıları ne kadar çok olursa olsun- bir partinin üyeleri için tanınan özgürlük, özgürlük değildir. Özgürlük, her zaman farklı düşünenin özgürlüğüdür. 'Adalet' fanatizmi için değil, politik özgürlüğün tüm canlandırıcılığı, iyileştiriciliği ve temizleyiciliği bu esasa bağlı olduğu için ve 'özgürlük' imtiyaz haline geldiğinde, etkisini yitirdiği için." 1 Rosa Luxemburg Marksizm'in en önemli düşünürlerinden biri olan Rosa Luxemburg, bu sözleri kurulalı henüz birkaç ay olmuş olan Sovyet Rusya için söylemişti. Yâni sosyalist devrime inanan birinin, böyle bir eleştiri yapabilmesi çok önemlidir. Bu bizim, genel olarak insanlar için, en önemli eksiklerimizden ...
Devamını okuyun
  0 yorum

19 Mayıs Atatürk'ün Yolu Demektir

​ 19 Mayıs nedir? Bir kavga mıdır 19 Mayıs? Bir senin-benim tartışması mıdır? Yoksa sosyal medyada "19 Mayıs Kutlu Olsun" diye 4 sözcük yazıp geçebileceğimiz coşkusu unutulmuş bir milli bayram mıdır?  Hiçbiri değil, bir direnişin adıdır 19 Mayıs. Mustafa Kemal Atatürk'ün Samsun'a çıkıp "Milli Mücadele"yi başlattığı tarihin adıdır. Cumhuriyetin gençlerine bıraktığı bağımsızlığın, özgür iradenin, çağdaş medeniyetler seviyesinin mücadelesidir, parlayışıdır. Bu bağlamda sadece birkaç sözle geçiştirilebilecek bir bayram değildir, gün boyu yaşanması ve yaşatılması gereken "Atatürk'ü Anma" derken sözde değil özde anma gerektiren, onun yoluna dönmenin gereğini anımsatan bir milli bayramdır. O h...
Devamını okuyun
  0 yorum

KÜLTÜR ve SANAT

Bir dünya düşünün,
güzellikten, ahengten yoksun.

Mesela Emine Işınsu, Saramago, Dağcı, Aytmatov, Kafka ve Mistery'nin yazmadığı bir dünya. 
Atsız'ın Ruh Adam'ı yaratmadığı bir dünya...

Mehmet Erenler'in bağlaması, Jesse Cook'un gitarı, Paganini'nin kemanı olmayan,...
Müzeyyen Senar'ın, Zeki Müren'in, Sinatra'nın, Whitney Houston'un, Pavarotti'nin, Elvis'in sessiz bıraktığı,
Pawlova'sız, Plissezkaja'sız, Fokine'siz, Semionova'sız, Çaykowski'nin Kuğu Gölü'nü bestelemediği bir dünya. 

Devamını okuyun
  0 yorum