tahtapod.com | Blog

KANLI BATAKLIK

46e6cef036d6f554dc0477837dd50d93

Saklanır kalbinde meş'um ormanın.
Soluk yüzlü bir katil; ''kanlı bataklık''
Salyalı ağzıdır bir canavarın
Ediyor her mevsim, iblislere yataklık

Devamını okuyun
  0 yorum

Türkçe Türkiye'de üvey dildir

karar_tunali
​ Türkiye'de Türkçe üvey dildir "Biz çok milliyetçiyiz."cümlesini sık sık zevklenerek söyleriz. Galiba, dünya da böyle söylüyor. Bir gerçeği ifade için söylediklerini zannetmem. Çünkü, kendilerini de bizi de bilirler. Dilden gidecek olursak, milliyetçilikte onlara göre sınıfta kalacağımız kesin. Mesela Almanya, okul bahçesinde veya evde bile Almancadan başka bir dilin konuşulmasına tahammül edemiyor. Biz bunu elbette yapmayız, ama dilimize, kültürümüze, kimliğimize ne derece sahip olduğumuz da ortada. Asıl bakılacak yer orasıdır. Dolayısıyle sorulacak sorular vardır. Çok milliyetçi oluşumuz yanlış bir değerlendirmenin sonunda varılmış bir hüküm olabilir mi? Neye dayanarak söylüyoruz? Okuyucu...
Devamını okuyun
  0 yorum

ÖZGÜRLÜK VE DÜŞÜNME

" Sadece hükümetin taraftarları, sadece -sayıları ne kadar çok olursa olsun- bir partinin üyeleri için tanınan özgürlük, özgürlük değildir. Özgürlük, her zaman farklı düşünenin özgürlüğüdür. 'Adalet' fanatizmi için değil, politik özgürlüğün tüm canlandırıcılığı, iyileştiriciliği ve temizleyiciliği bu esasa bağlı olduğu için ve 'özgürlük' imtiyaz haline geldiğinde, etkisini yitirdiği için." 1 Rosa Luxemburg Marksizm'in en önemli düşünürlerinden biri olan Rosa Luxemburg, bu sözleri kurulalı henüz birkaç ay olmuş olan Sovyet Rusya için söylemişti. Yâni sosyalist devrime inanan birinin, böyle bir eleştiri yapabilmesi çok önemlidir. Bu bizim, genel olarak insanlar için, en önemli eksiklerimizden ...
Devamını okuyun
  0 yorum

19 Mayıs Atatürk'ün Yolu Demektir

​ 19 Mayıs nedir? Bir kavga mıdır 19 Mayıs? Bir senin-benim tartışması mıdır? Yoksa sosyal medyada "19 Mayıs Kutlu Olsun" diye 4 sözcük yazıp geçebileceğimiz coşkusu unutulmuş bir milli bayram mıdır?  Hiçbiri değil, bir direnişin adıdır 19 Mayıs. Mustafa Kemal Atatürk'ün Samsun'a çıkıp "Milli Mücadele"yi başlattığı tarihin adıdır. Cumhuriyetin gençlerine bıraktığı bağımsızlığın, özgür iradenin, çağdaş medeniyetler seviyesinin mücadelesidir, parlayışıdır. Bu bağlamda sadece birkaç sözle geçiştirilebilecek bir bayram değildir, gün boyu yaşanması ve yaşatılması gereken "Atatürk'ü Anma" derken sözde değil özde anma gerektiren, onun yoluna dönmenin gereğini anımsatan bir milli bayramdır. O h...
Devamını okuyun
  0 yorum

KÜLTÜR ve SANAT

Bir dünya düşünün,
güzellikten, ahengten yoksun.

Mesela Emine Işınsu, Saramago, Dağcı, Aytmatov, Kafka ve Mistery'nin yazmadığı bir dünya. 
Atsız'ın Ruh Adam'ı yaratmadığı bir dünya...

Mehmet Erenler'in bağlaması, Jesse Cook'un gitarı, Paganini'nin kemanı olmayan,...
Müzeyyen Senar'ın, Zeki Müren'in, Sinatra'nın, Whitney Houston'un, Pavarotti'nin, Elvis'in sessiz bıraktığı,
Pawlova'sız, Plissezkaja'sız, Fokine'siz, Semionova'sız, Çaykowski'nin Kuğu Gölü'nü bestelemediği bir dünya. 

Devamını okuyun
  0 yorum

SON TÜKÜRÜCÜ

Bir o kalmıştı... Nihayet türkücü Yavuz Bingöl, bugün havuzun Sabah'ında Türkiye'yi, "biraz fazla özgür bir ülke" olarak niteleyip Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ı da, "Dünyadaki adaletsizlik ve hukuksuzlukla savaşan" tek lider olarak tanımladı. Bingöl, gelişmiş Batı ülkeleri ile aramızdaki özgürlüğü ise sokağa tükürebilmek üzerinden kıyaslayıp "...Orada yere tüküremezsiniz, burada tükürüyorsunuz, kırmızı da geçemezsiniz, burada geçiyorsunuz. Burada iktidar, yasal bir düzenleme yaptığında ayağa kalkıyoruz. Herkes kurallara, yasaya uyacak. Biz fazla özgür bir ülkeyiz." diyerek resmen lâfın belini kırdı... *** Adam, kurduğu bu akıllara ziyan cümlede yere tükürmeyi ve kırmızı ışıkta geçmeyi ...
Devamını okuyun
  0 yorum

UYGURLARIN GELENEK VE GÖRENEKLERİ

  Türklüğün ana yurdu, Türk medeniyetinin beşiği, Türk dünyasının doğudaki kalası, tarihin kötü kaderi günümüzde esaret altında kalan kadim Türk yurdundan söz edeceğim. ​ Doğu Türkistan (Uygur Özerk Bölgesi')nin güneyinde yer alan kadim Türk kenti Kaşgar, nüfusunun tamamına yakınını Uygur Türklerinin oluşturduğu tarihi bir kenttir. Uygurların örf ve adetlerinin "penceresi" konumunda olan Kaşgar için, "Kaşgar'a gitmeyen, Doğu Türkistan'a gitmiş sayılmaz" diye yaygın bir söz vardır. Uygurların örf ve adetlerinin görülebildiği ideal mekanların başında, Kaşgar'ın merkezinde yer alan Etigah Meydanı gelir. Bu meydan, Kaşgarlıların alışveriş yaptıkları, dinlendikleri ve eğlendikleri en önemli ...
Devamını okuyun
  0 yorum

Bİ LOP BEYİN LÜTFEN, TAZE OLSUN...

Kavimler göçünün hep eski tarihlerde olduğu anlatılır ama günümüzde de devam ediyor. Tabi beyin göçü de. Haliyle iyiler, daha iyi yerlere giderken 90 ve altı hep bize kalıyor... *** ​İ ktidara yakın olan ve milleti boş işlerle oyalama programları yapan kanalın "Yemekteyiz" adlı yarışmasında erkek yarışmacı, "Beyindeki loblar savaş ediyor, bir tanesine karar veriyor onun sonunda" diye belirtirken, Esma adlı başı kapalı ama yüzü-gözü açık kadınlara taş çıkartırcasına boyalı yarışmacı ise, "Siz benim beynimdeki lobları nereden biliyorsunuz, ben beynimde lob olduğunu bilmiyorum ama... Yani benim beynimde lob var yok, siz nereden biliyorsunuz? Beynimde lob varmış, var mı öyle bir şey?" diyor. Bel...
Devamını okuyun
  0 yorum

DİVAN EDEBİYATINDAN GÜNÜMÜZE: AŞK VE ŞİİR

​ ''Ey kemân-ebrû şehîd-i nâvek-i müjgânunam Bulmuşam feyz ü nazar senden senin kurbanunam'' ''Ey yay kaşlı sevgili! Oka benzeyen kirpiklerinin şehidiyim. Senin bakışının bolluğunu bulmuşum, senin kurbanınım.'' Ne de güzel söylemiş büyük şair Fuzuli! Şu ahenge, şu kelime seçimine, en önemlisi de şu ruha bakın! İşte divan edebiyatının büyüklüğü ve derinliği, böylesine güzel beyitlere katılan ruhtan gelmektedir. Özellikle konu aşk ise o zaman okuduğunuz her beyitte tabiri caizse iç gıdıklanmasına hazırlıklı olmalısınız. Efendim, divan edebiyatında şair daima âşıktır. Her şey sonuçta aşk ile ilgili görünür. Aşk samimidir. Maddiyat ile ilişkisi yoktur. Aşığın gıdası üzüntüdür. Sevgili ile o...
Devamını okuyun
  0 yorum

ENDÜLÜS'TE HALAY...

​ Muhtarlarımız diyorum… Bir zamanlar, "Muhtar bile olamaz" denilen Sayın Cumhurbaşkanımızın çok önem atfettiği kişiler... Cumhurbaşkanına hayranım, çünkü işi biliyor... Çünkü muhtarlar, mahallesinin, köyünün sesi soluğudur. Şehirde yaşayanlar burun kıvırır fakat kırsal kesimde köylünün oylarını neye vereceğine karar veren kişidir… Valisidir köyün… Cumhurbaşkanıdır… Köy kahvesindeki tahta sandalyeye yayılıp, "Dün kasabada Kaymakam Bey ve Belediye başkanımız ile görüştüm, partilerine oy verirsek köyümüze şunları şunları yapacaklar" demesi yeter… Kaçarı yoktur… Seçim o anda bitmiş, kazanan belli olmuştur… Dağılabilirsiniz… *** Senin fabrika köşelerinde gece-gündüz çalıştığından kesilen vergile...
Devamını okuyun
  0 yorum