tahtapod.com | Blog

KRİSTAL GECE

KristalGece-I

YORGUN ASKER 

Heinrich ve eşi Franja bir kaç sene sonra kimsenin Hitler ve Nazileri hatırlamayacağına inanıyorlardı. Ciddiye alınacak, toplumun sıkıntılarına gerçek çözüm olacak bir politikaları yoktu. Ancak insanların sıkıntılarını ve korkularını kullanıyorlardı. Ama bunlar da bir şey değiştiremeyeceklerdi.

1. Dünya Savaşı'ndan önce Polonya'dan atalarının vatanı Almanya'ya gelmiş ve Bremen'e yerleşmişlerdi. Her ne kadar ikisi de daha önce hiç Almanya'da bulunmamış olsalar da kanunen Alman vatandaşıydılar. Zaten biri Alman vatandaşı olmasa bile eş durumundan o da vatandaşlığa alınıyordu. Daha yeni evli sayılırlardı. Heinrich baba mesleği terziliği öğrenmişti. Polonya'dan yanlarında getirebildikleri az bir sermaye ile Heinrich bir giyim mağazası açmak istiyordu. Öyle büyük bir şey değil, zaten büyük bir mağaza için yetmezdi paraları. Tam 'yeni vatanlarına' yerleşmiş ve dükkan için uygun mekan ararken 1. Dünya Harbi başlamıştı ve Heinrich askere gitmişti.

Devamını okuyun
  1 yorum

KIZIL DEVRİM - IX

KizilDevrimIX

Kızıl Terör

Bolşevikler gücü ele alır almaz her türlü muhalif düşünceyi yok etmeye başlamışlardı.

Lenin en önemli, en korkunç şeyleri bile en can sıkıcı isimler arkasında saklamayı çok iyi başarmasını biliyordu. Onun için 7 aralıkta kurduğu kuruma 'Bütün Rusya'nın Karşı Devrim ve Sabotajla Mücadele Olağanüstü Komisyonu'nu adını vermişti. Bu kurum daha sonra kısaltma ismi 'Çeka' altında dünya çapında terör,, vahşet ve korku rejiminin özleşdiği isim olarak tanınacaktı. 

Devamını okuyun
  0 yorum

KIZIL DEVRİM - VIII

KizilDevrimVIII

Zorba

Gregoryen takvimine göre 8 Kasım, Jülyen takvimine göre 26 Ekim sabahı saat 3 civarı Rusya'nın Şubat Devrimi'nden sonra kurulmuş olan yönetim sistemi fiilen sona ermişti.

Bu kapsamda ne kadar ihtilal veya devrimden bahsetmenin doğru olup olmadığı hala tartışılır. Zira şubat devriminden sonra anayasa oluşturucu bir toplantı gerçekleşmemişti. Çar'ı devirenlerin arasında bulunan bir kesim, Çar'ı beraber devirdiklerini tekrar devirdi. Yani devrim veya ihtilalin bir kaç çocuğu devrimin diğer çocuklarını yemişti.

Böylece henüz 7 ay evvelinde sürgünde olan Lenin ülkenin yeni güçlü hükümdarı olmayı başarmıştı.

Devamını okuyun
  0 yorum

KIZIL DEVRİM - VII

kizildevrim-VII

Çifte İhtilal

Kışlık Sarayında geçici hükümetin bakanları Malahit Salonunda toplantıya çağırılmışlardı. Bir çoğu Kerensky'nin kaçtığını ancak o zaman öğreneceklerdi.

Salona çaresizlik hakim olmuştu.

Ne yapacaklardı?
Kimse sarayın mimarisi hakkında iyi bilgiye sahip değildi.
En iyisi nerede saklanılması gerekiyordu?
Devrimciler tarafından fark edilmeden saraydan çıkma imkanı var mıydı?

Çıkamazlarsa ne olacaktı?

Devamını okuyun
  0 yorum

KIZIL DEVRİM - VI

kizilDevrimVI

Son Saatler

Kerensky yorulmuştu. Hemi de çok yorulmuştu. Her ne kadar sinirle herkese 'hükümet isyanı bastıracak' diye garanti versede aslında Neva Nehri'ndeki köprüler üzerine hakimiyetini tamamen kaybetmek üzerindeydi.

Gerçi köprüler hükümetin yanında kalan askerler tarafından kontrol altına alınmışlardı ama askerlerin köprüleri ele geçirip yukarı çekmeleri halkta Trotzki tarafından yayılan 'karşı devrim başlıyor' propagandasını daha da inandırıcı kılmıştı. Silahlı ama Askeri Devrim Konseyi'nin emrinde olmayan bir gönüllü grubu Liteyni Köprüsüne konumlanmış askeri okul öğrencilerini köprüden geri çekilmeye zorlamayı başarmışlardı.

Devamını okuyun
  0 yorum

KIZIL DEVRİM - V

KizilDevrimV

Devrim Başlıyor 

21 Ekim'de Trotzki kışlalara 'Askeri Devrim Komitesi'nin komiserlerini kışlalara göndermeye başlamıştı. Ne Trotzki'yi, ne de komiserleri kimse engellemiyordu. Böylece arda arda kışlalar üzerine hakimiyet kurarak şehrin askeri gücüne sahip olmuşlardı.

Askerler bu duruma dünden razılardı. Savaştan nefret ediyorlardı, geçici hükümetten nefret ediyorlardı ve belki de en önemlisi; Kerensky'den nefret ediyorlardı. Erler ve erbaşları sovyetleri çoktan gerçek lider olarak kabullenmişti bile. Sadece üst düzey subaylar hala geçici hükümetin emrindelerdi... En azından öyle görünnmekteydiler. Devrim komitesi ise menşevikleri, sosyal devrimcileri ve bolşevikleri, yani tüm solu kapsayan sovyetlerin davası için mücadele ediyormuş gibi görünmekteydi.

Devamını okuyun
  0 yorum

KIZIL DEVRİM - IV

KizilDevrimIV

GELEN VAKİT 

Petrograd, 25 Eylül 1917.

Kerensky yine yeni bir hükümet kurmakla meşguldü. Her ne kadar menşevik ve sosyal devrimciler kabinenin yarısından fazlasını oluştursalar da, dışişleri gibi hükümetin anahtar konumlarını Kerensky kendine yakın olan isimlerle doldurmuştu. Kendisi başbakan ve başkomutan görevlerine devam edecekti.

Rejime olan körü körüne bağlılıklarıyla sol kanatta menşevikler ve sosyal devrimciler aslında siyasi intihar yapmaktaydılar ama anlamıyorlardı. Daha birkaç hafta evveline kadar neredeyse her sovyette söz sahibi olan menşevikler o kadar hızlı taraftar kaybetmekteydiler ki, eylül sonu için planladıkları Petrograd parti kurultayını yeterli katılımcı sayısına ulaşamadıkları için iptal etmek zorunda kalmışlardı.

Devamını okuyun
  0 yorum

TÜRK OLMAK

​ "Türk olmak zordur!  Çünkü dünya ile savaşırsın. Türk olmamak daha zordur;  Çünkü Türk ile savaşırsın."                                                             Fatih Sultan Mehmet  Etnik bölücü ve Siyasal İslamcılar, ezelden beri Türk'e husumet besleyen Batı'nın maddi ve manevi desteğini arkalarına alarak içinde "Türk" geçen bütün değerlerimize karşı açtığı savaş "Öğrenci Andı" tartışmaları üzerinden devam ediyor. Bu bağlamda FETÖ artıkları, İngilizci cemaatçiler, İslami görünüşlü Türk düşmanı yardım kuruluşları HDP, P...
Devamını okuyun
  0 yorum

KIZIL DEVRİM - III

KizilDevrimIIIc
DARBE SESLERİ  ​ 27 Ağustos'u 28.'ine bağlayan gece Kışlık Sarayı'nda kabinenin gece yarısı toplantısında Kerensky bakanların karşısına çıkarak o anda Genelkurmay Başkanı General Lawr Kornilow'un darbe yaptığını açıkladı. Paniğe kapılan bakanlar korkarak görevlerinden istifa etti. Tek istifa etmeyen Kerensky'nin kendisiydi. Dolayısıyla fiilen Rusya'nın diktatörü olmuştu. Aslında Kornilow gerçekten ihtilali düşünmüyor değildi. Ordu Kerensky'den nefret eder hale gelmişti ve Kornilow'un dostları onu darbenin gerekliliği konusunda sıkıştırıyorlardı. Kerensky'nin kibiri ve beceriksizliği sayesinde Kormilow'a sempati duyanlar sadece ordu içinde değildi. Darbe yapsa arkasında olan as...
Devamını okuyun
  0 yorum

ANDIMIZ OLSUN...

​ Danıştay 8. Dairesi, 18 Ekim 2018 Perşembe günü oy çokluğu ile nihayet Milli Bakanlığı İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinin "Öğrenci Andı" maddesini yürürlükten kaldıran 12. maddesini iptal ederek 8 Ekim 2013 tarihinden beri yasaklı olan "Öğrenci Andı" nın ilköğretim okullarında tekrar okutulmasının yolunu açtı. Önce bu kararı veren Danıştay 8. Dairesindeki bilinçli hakimleri tebrik ederim. Ayrıca öğrenci andı yasağını Türk Milleti adına mahkemeye taşıyıp amansız bir mücadele veren vatanseverleri de tebrik ederim. O mücadeleyi veren ve bu imzayı atan eller öpülür. Haberden anlaşıldığı üzere bunu kabul etmeyip imzalamayan hakimlerde olmuş ki, bu da onların sorunu. Bu birinci adımdı, sırada ş...
Devamını okuyun
  0 yorum