tahtapod.com | Blog

BİR BAŞKA FRANSIZ İHTİLALİ

publishabl_20180415-183428_1
​ Dördüncü Fransız Cumhuriyeti Yirminci yüzyılın ilk çeyreğine değin dünyadaki süper güçlerden biri olan Fransa, İkinci Dünya Savaşı'nda Almanlar tarafından ağır bir hezimete uğratılarak işgal edildi. Fransızlar, dört yıllık işgalden ancak Birleşik Devletlerin ve İngiltere'nin yardımıyla kurtulabildiler. Fransa'nın kurtuluşundan sonra Paris'e gelen Fransız direnişin sembol ismi General Charles De Gaulle, geçiş hükümetinin başbakanlığını üstlendi. De Gaulle, bu süreçte Fransa'nın tarihsel mirasına yeniden kavuşabilmesi için devlet başkanına geniş yetkiler tanıyan, yürütmeyi hızlandıran ve meclisi ikinci plana atan bir anayasaya istiyordu. Böylelikle Fransa çok kısa süre içerisinde kendini top...
Devamını okuyun
  127 Okuma
  0 yorum
127 Okuma
0 yorum

Osmanlının Yanlış Ata Oynaması Ve Kaybetmesi

​ Gerçekte iki farklı Osmanlı vardı. Halifeliğe kadar olan Osmanlı, namı-ı diğer Türk İmparatorluğu ile Halifelikten sonra Araplaşan İmparatorluğumuz…Ve Araplaştıkça daha çok batan koca İmparatorluğumuz…Aslında Türkler için her şey güzel gidiyordu ta ki Halifelik sevdasına düşülene kadar… O günkü şartlarda Halifeliği olmazsa olmaz gören Yavuz Sultan Selim ile akıl hocası Şeyh İdris-i Bitlis-i ve diğerleri Memlüklülerin elinden Abbasi halifeliğini almak için Mercidabık ve Ridaniye savaşlarını tertip ederler, bu savaşların sonunda, kılıç zoruyla artık halifelik Türklerindir. 1517) Ama çok büyük bir sorun çıkar, çünkü Arap dünyası halifeliğin kendilerinden alınmasına şiddetle karşı çıkar v...
Devamını okuyun
  780 Okuma
  0 yorum
780 Okuma
0 yorum

ENDÜLÜS'TE HALAY...

​ Muhtarlarımız diyorum… Bir zamanlar, "Muhtar bile olamaz" denilen Sayın Cumhurbaşkanımızın çok önem atfettiği kişiler... Cumhurbaşkanına hayranım, çünkü işi biliyor... Çünkü muhtarlar, mahallesinin, köyünün sesi soluğudur. Şehirde yaşayanlar burun kıvırır fakat kırsal kesimde köylünün oylarını neye vereceğine karar veren kişidir… Valisidir köyün… Cumhurbaşkanıdır… Köy kahvesindeki tahta sandalyeye yayılıp, "Dün kasabada Kaymakam Bey ve Belediye başkanımız ile görüştüm, partilerine oy verirsek köyümüze şunları şunları yapacaklar" demesi yeter… Kaçarı yoktur… Seçim o anda bitmiş, kazanan belli olmuştur… Dağılabilirsiniz… *** Senin fabrika köşelerinde gece-gündüz çalıştığından kesilen vergile...
Devamını okuyun
  436 Okuma
  0 yorum
436 Okuma
0 yorum

XI. Yüzyılın Sonlarından XIV. Yüzyılın Başlarına Kadar Anadolu’da Uygulanan Tedavi Yöntemlerine Dair

Sağlık, geçmişten günümüze insanoğlunun en önemli vazgeçilmezleri arasında yer aldığı için üzerinde pek çok araştırma yapılmış ve yapılmaya da devam edilen bir konudur. Nitekim belirtilen zaman dilimi içinde Anadolu'da etkili güç olan Bizans ve Türkiye Selçuklu Devletleri'nde ki sağlık uygulamaları ile ilgili doğrudan ya da dolaylı bilgilere ulaşmak mümkündür. Meselâ, Bizans'da IV. yüzyıldan beri varlığından haberdar olduğumuz halk hastanelerine misafirhane/ksenonesdenirken, Türkiye Selçuklu Devleti'nde ise bu kurumlara şifahane/darü'ş-şifa denildiğini biliyoruz . Ancak hemen belirtelim ki uzmanlık alanımızın tıp olmaması ve çalışmamızda sağlık için kaleme alınan özel eserleri kullanmadığımı...
Devamını okuyun
  126 Okuma
  0 yorum
126 Okuma
0 yorum

Uygurların Eğitim Ve Kültür Açısından Dünyadaki Yeri

Uygurlar farklı bölgelerde yaşamış ve farklı isimlerle (Ötügen, Kansu, Turfan gibi) devletler kurmuşlardır .Kurdukları devletler ticari ve kültürel açıdan dikkat çekmektedir. Bozkır kültüründen yerleşik kültüre geçen Uygurlar; gerek yaşam biçimleri gerekse ticari, zirai ve kültürel faaliyetleri ile önemli izler bırakmışlardır. Din değişikliği ve alfabe değişikliği de kültürel, sosyal, eğitim açısından Uygurları dikkat çeken hatta çevre ülkeleri etkileyen bir konuma getirmiştir. Uygurlar her türlü hayvan, maden, giyim eşyası, süs eşyaları satarak bölge ticaretinin en önemli aktörü oldular. .Bu ticareti iki yoldan gerçekleştiriyorlardı: Çinden başlayıp iç asyadan geçen ve Akdenize ulaşan İpek ...
Devamını okuyun
  648 Okuma
  0 yorum
648 Okuma
0 yorum

Turan Halklarından Korelilerin Dili Korecenin Türkçeye Benzerlikleri

Turan   halklarından olan Koreliler,tıpkı Biz  Türkler gibi Ural- Altay dil ailesin ​in  Altay grubuna  mensupturlar. Kore'de önceleri Çince halk arasında kullanılmış ancak çok zor bir dil olduğu için halkın büyük çoğunluğu okuma yazma öğrenememiştir. Joseon Kralı Sejong halkın okuryazarlığını artırmayı hedefleyerek 24 harfli Hangıl `ı (Korece alfabe) hazırlatmıştır. Korece, dilbilgisi kuralları ve cümle sıralaması ile Türkçe'ye benzer bir dil olduğu için Türklerin Korece'yi öğrenmesi diğer dillere göre daha kolaydır.Korece  Türkçe gibi  sondan eklemeli bir dildir. Ural- Altay dil ailesinin Altay kollarına ait bir dil olan Korece'yi dünyada yaklaşık ol...
Devamını okuyun
  990 Okuma
  0 yorum
990 Okuma
0 yorum

HAZAR İMPARATORLUĞU VE TÜRKLERDE MUSEVİLİK

​Hazar Kağanlığı Türklerin kurduğu imparatorluklar içerisinde Musevi dinini benimseyen bir imparatorluk olarak bilinir. İslamiyetten önce Türklerin tamamına yakını Tengrici olmasına rağmen Hazar Kağanı ve yönetim kademesindeki Türklerin çoğu, 740''lı yıllarda Museviliği benimsemiştir. Hazarlar, Bulan Hakan hakimiyeti döneminde Musevîliğin Karay mezhebini kabul etmişlerdir. İlkin Göktürkler gibi, Sasanilerle ittifaka giren Hazarların, daha sonra güçlü Müslüman Arap ve Hıristiyan Bizans İmparatorlukları karşısında, her iki imparatorluğun da dinine itibar etmeyerek Musevîliği seçmelerinde, bu süper güçler tarafından yutulup erime, yok olma kaygısıyla ve bu siyasal, sosyal, kültürel mülahazalarl...
Devamını okuyun
  682 Okuma
  0 yorum
682 Okuma
0 yorum

28 Yıldır Dinmeyen Acı: Çin Sömürgeciliğinin Barın Katliamı !

​5 Nisan 1990 tarihinde Doğu Türkistan'ın Barın kasabasında meydana gelen "Barın Katliamı" 28. yıl dönümünde acısını hissettirmeye devam ediyor. Barın katliamı , Çinin Doğu Türkistan!da kanlı sömürge tarihinin kanlı yüzünün ortaya çıkması ve Doğu Türkistanlıların Çin sömürgeciliğine karşı özgürlük ateşini yakan Doğu Türkistan tarihinin önemli bir evresidir. Barın Direnişi Doğu Türkistan Türklerine soykırımın en acısıdır, şiddetlisidir Barın ayaklanması demir kale içinde Çin esiri olan Türklerin Çin sömürgeciliğinin köleci sistemine karşı ayaklanıp, Doğu Türkistanın özgürlüğü ve bağımsızlığını elde etmek amacıyla canlarını vererek şehit olmalarıdır..Barın, Doğu Türkistan'daki binler...
Devamını okuyun
  343 Okuma
  0 yorum
343 Okuma
0 yorum

DÖRT NİSAN

DÖRT NİSAN

Bugün dört Nisan...
Ağla yüreğim,
Baharda kışa girdik.
Ve hüzün çiçekleri açtı bağrımızda...

Devamını okuyun
  169 Okuma
  0 yorum
169 Okuma
0 yorum

Sahte Kürt Tarihi Ve Tarihte Kürt Devletleri Tezi

​ Kürtler Üzerinde ilk defa araştırma yapıp bir Kürt tarihi yaratma çabasında olanlar Batılılar ve Ruslardır. Ruslar;İlk defa 1860'da St. Petersburg Üniversitesi'nde bir Kürdoloji bölümü kurmuşlar Jaba, Nikitin, Bazinin ve Minorsk'i Kürtlüğü İncelemek için görevlendirmişlerdir. Ruslar, kendilerinden olmayan insanları ayrıştırmakta çok marifetlidir. Nitekim en bariz örnek; Ruslar, Türkistanda Türk yurtlarında yaşayan Türk halklarını Özbek, Kazak, Türkmen, Kırgız, Karakalpak, Başkurt, Tatar, Nogay diye bölerek Türk kimliğini parçalamışlardır.  Çok eski dönemler de yaşamış Medlerin, 10. yüzyılda Diyarbakır dolaylarında hüküm süren Mervani sülalesinin ve sonraki dönemlerde Eyyubil...
Devamını okuyun
  1454 Okuma
  0 yorum
1454 Okuma
0 yorum
© Tüm Hakları Saklıdır | tahtapod.com | tahtapod.net | tahtapod.org