YÖK'ÜN ŞEHİT YAKINLARINA ÖZEL ÖĞRENCİLİK KARARI

Tüm yüksek öğretimi düzenleyen ve yükseköğretim kurumlarının faaliyetlerine yön veren, kanunla kendisine verilen görev ve yetkiler çerçevesinde özerkliğe ve kamu tüzel kişiliğine sahip bir kuruluş olan Yükseköğretim Kurulu (YÖK) 15 Şubat 2017 tarihinde, Yükseköğretim kurumlarında kayıtlı şehit eş ve çocuklarının diğer yükseköğretim kurumlarında özel öğrenci statüsünde öğrenim görebilmelerine ilişkin karar aldığını açıkladı.

Aniden alınan bu kararın eleştirisini yapmadan önce özel öğrencilik statüsünün ne demek olduğunu açıklamakta fayda var. İlgili Yönetmelik[1] hükmüne göre özel öğrenci: Bir yükseköğretim kurumunda kayıtlı öğrenci olup, farklı bir yükseköğretim ortamı, kültürü, kazanımı edinmek isteyen veya özel durumu, sağlık ve benzeri nedenlerle kayıtları kendi üniversitelerinde kalmak şartıyla farklı bir yükseköğretim kurumunda eğitime devam etme imkânı tanınan öğrencidir. Bu düzenlemeden sonra mesela; ailesi Osmaniye'de ikamet eden bir şehit çocuğunun sınavla kazandığı Malatya İnönü Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği yerine ailesiyle bir arada olmak için Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi Mühendislik Fakültesinde veya çok istediği halde kazanamadığı Ankara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliğinde öğrenime devam edebilecektir.

Bu imkândan yararlanacak olanlar; terörle mücadele eden ve sınır ötesi harekâtlarda hayatını kaybederek şehit olan Emniyet, Jandarma, Sahil Güvenlik ve TSK personeli ile 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe girişiminde şehit olan vatandaşlarımızın eş ve çocuklarıdır. Bu işlem sonunda diploma nakil yapılan üniversiteden değil asıl kayıtlı olunan üniversiteden alınacaktır.

Açıklamada, "YÖK olarak asli görevlerimizden birisi Türk milletinin milli hassasiyetlerine sahip çıkmak, bunun gereğini yerine getirmek, tabi bunu yaparken de yükseköğretimde niteliği, kaliteyi yükseltme noktasında çalışmaları sekteye uğratmamaktır" denilmektedir. Bu noktadan itibaren tespit ve eleştirilerimizi şu şekilde sıralayabiliriz:

Asker, polis ve geçici köy korucuları başta olmak üzere 1984 yılından bu yana yaklaşık 8.000 şehit verilmiştir. Bugüne kadar böyle bir uygulamayı aklına getirmeyen YÖK 15 Temmuz şehitleri sayesinde böyle bir uygulamaya gitmiştir. Uygulamayı olumlu karşılamakla beraber bu kararda hem yaklaşan referandum için kamuoyunda hükümet lehine olumlu hava yaratmak hem de bu konuda aşırı hassas olduğu bilinen saraya yaranmak vardır. Terör mağduru gaziler haklarını almak için yıllardır bakanlık ve mahkeme kapılarını aşındırmasına rağmen kimsenin umurunda olmazken kanunla gazi olanların doğrudan saraya ulaştıkları, sarayın bir kişinin evrak işlemleri için kaymakamı önce kamuoyu önünde gıyabında azarlaması sonrasında bunu talimat olarak gören bakanın kaymakamı görevden alması hassasiyeti ortaya koymaktadır. Bunun dışında terörle mücadelede yaralanıp malüllük derecesi %40'ın altında kalanlar gazi olamazken 15 Temmuzda hiçbir yaralanmaya uğramayanlar KHK ile gazi yapılmıştır. Bunlara verilen nakdi tazminat ve aylığın terörle mücadele gazilerine verilenin çok üzerinde olduğu da malumdur.

Netice olarak; özellikle son dönemde attığı her adımda yaptığı her düzenlemede ince bir hesap kitap olan, icraatları insanlara yarar sağlamaktan ziyade iktidarlarının devamı ve diğer menfaatler için olan hükümetin bu icraatının da maksatlı olduğu aşikârdır. Şimdi YÖK'ün özerk bir kurum olduğu ve hükümete bağlı olmadığını söyleyecekler olacaktır ama bugün gelinen noktada devlet ile hükümetin özdeşleştiği, yargı dahil tüm özerk kuruluşların hükümet ve özellikle sarayın etkisi altında hareket ettiği yadsınamaz bir gerçektir. Bu nedenle sayın Bahçeli'den buradaki fiili durumu da kanuni hale getirmesi için bir teklif bekliyoruz.

[1] Yükseköğretim Kurumlarında Önlisans ve Lisans Düzeyindeki Programlar Arasında Geçiş, Çift Anadal, Yan Dal İle Kurumlar Arası Kredi Transferi Yapılması Esaslarına İlişkin Yönetmelik.

Telif Hakkı

© Mehmet Alkan @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

EMPATİ
REFERANDUM MU YAPIYORUZ SAVAŞ MI?
 

Bu yazışmadaki kişiler

Yorumlar (1)

This comment was minimized by the moderator on the site

Bu iktidar içini boşalttığı değerler bağlamında da Türk milleti için bir varoluş sorunsalı haline gelmiştir. 2 ayı acemi birliği kalan 16 ayı güneydoğu dağlarında askerlik yaptık. Yaşadıklarımızı yazmak karakterimize yakışmaz. Biz gazi değiliz...

Bu iktidar içini boşalttığı değerler bağlamında da Türk milleti için bir varoluş sorunsalı haline gelmiştir. 2 ayı acemi birliği kalan 16 ayı güneydoğu dağlarında askerlik yaptık. Yaşadıklarımızı yazmak karakterimize yakışmaz. Biz gazi değiliz ama bir gece kendisine ateş etmeyen bir ZPT nin üzerinden aşağı düşüp ayağı uff olmuş adam gazi oluyor ve ömür boyu maaşa bağlanıyor. Şehitliğin gaziliğin de içini boşalttılar. Ne diyelim. Yazıklar olsun...

Devamı...
Bu yorumdaki ek dosyaları görüntüleme izniniz yok
Henüz Yorum Yapılmamış