TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNİN KONUMU

Sağ ve sol kavramları Fransız ihtilalinden sonra mecliste oturma düzenine göre isimlendirilmiştir. Sağda oturanların görüşlerine sağ, solda oturanların görüşlerine sol adı verilmiştir. Sağda işverenleri, solda işçileri temsil eden kişiler oturdukları için sağ ve solun ortaya çıkış sebebinin sınıf çatışması olduğunu söyleyebiliriz.


"Peki ya biz Türk milliyetçileri hangi taraftayız?" bu sorunun cevabını bulacağız.
Türk milleti tüm sosyal dilimleriyle, tüm meslek gruplarıyla bir bütündür. Tarih boyunca insanlarımız arasında bu tür sınıf kutuplaşması olmamıştır. Şimdi de Türk milletini sınıflara bölüp, sonra sınıfları kavgaya sürüklemeye çalışanlara izin vermeyeceğiz!

Milletler ortak noktaları olan bireylerden meydana gelirler. Şimdi bir bireyi düşünelim. Ortaokul öğrencisini örnek olarak kullanacağım. Hedefimiz "öğrencinin başarılı olması" olsun. Bu öğrencinin başarıya ulaşması için birtakım şeyler gereklidir. Eğitim uzmanları bu hususların birinin de "programlı yaşama" olduğunu belirtiyor. Peki ya bu program nasıl olmalıdır, hazırlanırken neler ihmal edilmemelidir? Program oluşturulurken öğrenci analiz edilir. Bugüne kadar olan durumu tespit edilir. Konu eksiklikleri, alışkanlıkları; olumlu, olumsuz yönleri dikkate alınarak "kişiye özel" program yapılır. Bu aşamalar es geçilip her öğrenciye aynı program verilirse hatta diğer okulun ders programı taklit edilirse "başarı" sağlanır mı? Buna vereceğimiz cevap elbette hayır olacaktır.

Şimdi de bu durumu milletler bazında değerlendirelim. Sosyoloji, tarih gibi toplum bilimlerinden yararlanılarak toplumun durumu analiz edilir. Refah, huzur getirmek için topluma uygun siyasi, iktisadi, kültürel program hazırlanır. İşte sağ ve sol Türk milletine uymayan taklit, çalıntı düşüncelerdir.

Türk milletinin karakteristik yapısına uymayan; çalıntı, başka milletlerin artık vazgeçtiği, hurdası olmuş, her ideolojiyi benimsemenin sonucu fiyaskodan başka bir şey olamaz. Liberalizme, nazist ırkçılığa, körü körüne muhafazakârlığa; solculuğa; yıkıcı, olumsuz devrimciliğe muhtaç değiliz.

Türkçüler olarak kendimize yer seçeceksek bu ne sağdır ne soldur. "Üçüncü konum"bizim otağımızdır.


DİVAN EDEBİYATINDAN GÜNÜMÜZE: AŞK VE ŞİİR
ENDÜLÜS'TE HALAY...

İlgili İletiler

 

Yorumlar (0)

Henüz Yorum Yapılmamış