tahtapod.com | Blog

NEO-İTTİHATÇILIK ATATÜRK VE CUMHURİYET DÜŞMANLIĞININ PERDESİ HALİNE GETİRİLEBİLİR Mİ?

Son günlerde yakın dönem tarihimizin kıymetli bir parçası olan İttihat Terakki (hem parti hem de cemiyet olarak kullandım) devrine yönelik ciddi araştırmalar yapıldı ve yapılmaya devam ediyor. Yayım dünyamızın ciddi isimleri, muteber yayınevlerinden kıymetli eserler çıkardılar. Bu yayınları, müelliflerini ve ortaya koydukları tezleri takip ediyoruz. Kavram olarak neo-İttihatçılık'ı pek olumlu bulmuyorum. Çünkü başta İttihat Terakki'ye yönelik araştırmalar yapanları, kendilerini İttihatçı olarak tanımlayan çoğu kimseyi, samimi buluyorum. Hatta çoğunu tanıdığımız bu kimseleri günümüzün İttihatçıları saydığımdan ve onları İttihat Terakki'nin bir parçası gördüğümden bir neo-İttihatçılık değil de...
Devamını okuyun
  0 yorum

Temmuz ile Gelen

1908-mesrutiye_20170828-022131_1
Kapıdan girer girmez masanın üzerine yığılmış bir sürü harita dikkatimi çekti. Aynı şekilde sigara tablaları masaya konulmuştu. Odanın içerisinde sigara dumanı her yeri kaplamıştı. ​ Hava çok sıcak. Ayağımdaki çizmelerin terden kayabileceğini hissediyorum. Kaymayacak biliyorum fakat bu sıcak bana müthiş bir vehim katıyor. Duyduğum vehim kadar vahim haberler taşıyorum. Geçtiğim yollarda keder peşimi bırakmıyordu ve ben Yolgezer, yeni bir görevi tamamlamanın verdiği haklı gururu yaşayamadan karargaha ulaşmak için çırpınıyordum. Manastır'a az bir mesafe kala, şehre girmeden bir kayanın üzerine oturup dinlenmeye karar verdim. Yolculuğum Selanik'ten beri sürüyor ve ilk defa yaya kalmanın acısını ...
Devamını okuyun

Telif Hakkı

© Kürşad Yavan @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

  3 yorum

FIRTINAYLA GELEN

19424371_334719283628082_4056874196679812213__20170826-035519_1
Utanarak kafamı eğdim. Enver Bey haklıydı. Bana bakarak devam etti; "Bu haberler çok vahim. Yeni milisler oluşturmak isterken çok berbat havadisler getirdin. Bu bir şeyi değiştirmez. Her zaman umut vardır Yolgezer unutma. Umudunu kaybedersen her şeyini kaybedersin." ​ Sert bir fırtına yüz hatlarımı döverken, hızımı kesmeden tepeyi tırmanmaya devam ettim. Kum birikintilerinin içerisinde bata çıka yürüyor, fırtınanın etkisi ile biriken tanecikler arasında yürümekte zorlanıyordum. Bazı yerlerde kumlar dizime kadar geliyordu. Canım çok feci tütün çekmişti. Sağ elimi cebime sokup tütün kabımı yokladım. Bu kum fırtınası içerisinde sigara saramazdım. Bana inat olsun diye rüzgar daha sert esmeye baş...
Devamını okuyun

Telif Hakkı

© Kürşad Yavan @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

  1 yorum

Bir Jön Türk Hikayesi Bölüm 3

      Gecenin bir vakti, Süreyya Bey'in konağında toplanan kaçaklar, üst kattaki odalarında, çalışma masasının etrafına oturmuşlar ve sert bir şekilde tütünlerini içmeye başlamışlardı. Durum, onlar için oldukça vahimdi. İstanbul teşkilatı çok ağır bir darbe yemiş, daha kötüsü de kendileri kaçak durumuna düşmüşlerdi. Süreyya Bey'in davetini geri çevirmeyen Jön Türkler, fazla sokağa çıkmamaya ve dikkat çekmemeye özen gösteriyorlardı. Aralarından birinin daha yakalanması demek, Süreyya Bey'in açığa çıkması demekti. Ayrıca Deli Ali'yi kurtardıktan sonra Rumeli'ye geçecekler ve teşkilata orada hizmet etmeye devam edeceklerdi.

Gaz lambasının ışığını sonuna kadar açan Fırtına, arkadaşlarına iyice masaya yaklaşmalarını işaret etti. Masanın üstünde Paris'ten gelen son jurnaller duruyordu. Serficeli'nin olduğu tarafta ise Sultan'ın baskına katılan hafiyelerinin listesi mevcuttu. Bu listeler, baskından bir gün sonra Süreyya Bey'in çırağı Süleyman'a, Amca tarafından verilmiş ve bu ekibe gönderilmişti. Bu listeler, o gece Kasımpaşa, Pangaltı, Beykoz, Sarıyer ve Zeytinburnu hücrelerine baskın yapan hafiyelerin isimleriyle doluydu. Bu isimlere gizli dostlar tarafından ulaşılmıştı ve Amca, bunların ekip tarafından temizlenmesini istiyordu. Madem savaş şiddetlenmişti Jön Türkler de baskına karşılık vermeliydiler.

Devamını okuyun
  0 yorum