tahtapod.com | Blog

Türk'ü Yaşatmak

Âşık, gönül hançerini ölüm kınından çıkarmaz çünkü "ölümü bilerek yaşamak" sevgiliye duyulan muhabbetin kelâma dökülmüş hâlidir. Aynada sevgilinin sûretini gören Türkoğlu, "Hüsn-ü Aşk" misâli vuslatı hicranla doyurur. Bezm-i âleme selâm eden fıtrat, insanda gizliyken; Hak aşkıyla yanan insan cihana sığmaz, kâinatı aşar. Ruh ile bedeni ayrı tutan "tenâsüh" inancına değil insandaki şahsiyet bütünlüğüne imân eden "vecd" inancına sahip  olan Türk, Peygamber Efendimiz (s.a.v)'in hürmetine yaratılan bu cihana nizam verecektir. "Türk cihan hakimiyeti mefkuresi" İmam Gazali'den aldığı sancağı, Sultan Alpaslan'la göndere çeken; Derviş Yunus'un divânını göğe armağan eden mukaddes bir ülküdür...
Devamını okuyun
  0 yorum

Şahsiyet Sahibi Olmak

sahsiyetsahibiOlmak

"Önce selam, sonra kelâm" diye buyurmuş Peygamber Efendimiz. Selamın en güzelini kelâm ile verdikten sonra, şahsiyetinin tekâmülüyle kelâm olan insan üzerine henüz mânâ aleminde zerre olamayan tahlillerimi muhterem okuyucuyla paylaşma arzusundayım. Bu mecradaki ilk karalamamı, derin bir mahcubiyetle kıymetli vaktinize sunuyorum.

Bergson'un zaman tasavvuru üzerine fazlaca düşündükten sonra vakte "kıymetli" sıfatını takdim ettim. Kıymetlidir çünkü, şahsiyeti oluşturan tarih vakti de biriktirir. Tarihi mesuliyet kesesine koyup âciz omuzlarımıza yük diye yüklediğimizde, acziyeti aşma noktasında cihâna sığmayan bir adım atmış oluruz. İnsan mesuliyeti ve tecrübeyi harmanlayarak, şahsiyetini tamamlar. Şahsiyetinin parçası hissiyatıyla, cihânı aşar. Bergson'un, saat ile ölçülen zamanı "soyut" olarak nitelemesi şüphesiz ki bu gerçeğe dayanır.

Devamını okuyun
  0 yorum

TÜRK'ÜN ADIYIM

İşlemez tenime kışın soğuğu
Buzulla çarpışan kürkün adıyım.
Çekilir yolumdan sis, duman, buğu
Yönüme yakışan Türk'ün adıyım.

Devamını okuyun
  0 yorum

İslam Öncesi Türklerde ”Töre”nin Yeri ve Önemi

1

Türkler Tarih boyunca her zaman devlet teşkilatlanmasındaki yetenekleriyle ön plana çıkmışlardır ve tarihin her döneminde büyük devletler kurmuşlardır. Bu yüzden ''Tarihten Türkleri çıkarırsak geriye anlatacak bir şey kalmaz'' sözü hamasi bir söz değil tarihi bir gerçekliktir.

Türklerin savaşçılık kabiliyetleri dışında devletçilikte çok yetenekli olmasının en büyük nedenlerinden biri törelerine sahip çıkmalarıdır. Türk'ün devlet teşkilatlanmasındaki gücü töresinden gelir. Töre, Türklerin her zaman güç aldıkları sağlam kaynak olmuştur.

Peki ''Töre'' ne demektir?

Devamını okuyun
  0 yorum

Kizum Ateynis Oldi!

DİKKAT: Öyküde adı geçen karakterlerin gerçek hayatta bir karşılığı yoktur! Bugün sabah 9.00'da başlayıp 15.10 geçe tamamladığım, çok mu çok uzun bu öyküyü sabredip zaman ayırıp okuyacak olanlara şimdiden teşekkür ederim..! ..... Zeliha günden güne değişti. Daha 17'sinde olmasına rağmen köklü değişim adeta bütün hücrelerine değin işledi. Dünkü değerlerini bir bir kenara itip okuduğu sosyalizm içerikli kitapların, dindar hükümet sisteminin yanlış politikaları; cemaat ve tarikatların kıstırıcı, boğucu, samimiyetsiz atakları, ülkenin siyasetine burnunu sokan idari serzenişleri yüzünden kendince doğru bildiği yöne doğru hızlı adımlar atmaya başladı. Her yirmi dört saatte bir farklılaşan beynine ...
Devamını okuyun
  0 yorum

Mim

​taşların üzerinde tarihler durur 
bir açılan bir kapanan 
çatallaşan sesiyle 
kırılmışlığa inat kanat çırpan 
dostum kuşlarını da gördüm dün 
boncuktan yapılma kuşlarsa 
bazen kitapların yanında 
bazen uçarı yalnızlığın 

Devamını okuyun
  0 yorum

TÜRK'ÜZ AMA RUM DA DOĞABİLİRDİK

​ BENİM ANNEM VE KÖYÜMDEN ÖĞRENDİĞİM TARİH Her şey Haçlılar'ın Konstantinopolis'i(İstanbul) 1204 yılında işgaliyle başlıyor! Trabzon Rum İmparatorluğu'na giden yolun başlangıcı burasıdır. Komnenos Hanedanı üyelerinin devreye girmesiyle imparatorluk kuruluyor ve 250 yıldan fazla Bizans Hanedanlığı Trabzon'da iktidarını sürdürüyor. 1220-1235 yıllarında Selçuklu devleti saldırıya geçse de ne var ki başarılı olamıyor. Taa ki Fatih Sultan Mehmet Han'ın 1461'deki milat sayılacak kurtuluş harekatına kadar. Fatih'in harekatından evvel 1441 yılında Osmanlı Devleti tarafından kuşatılmaya çalışılmış; ama başarı sağlanamamıştır. Son hamleyi 1461 yılında 140 bin kişilik ordusu ve bir ay süren bir mücadel...
Devamını okuyun
  0 yorum

KÜLTÜR FAKİRLİĞİ

NotreDameYangin

Biz, tabiatı katletmekten, tarihi yıkmaktan, yok etmekten, kitapları, resimleri yakmaktan, heykelleri kırmaktan ve insanları öldürmekten sonra arda kalana,"insanlık kültürü" diyoruz.

Yani kısacası, insanların yok edici ve yıkıcı güçleri hariç kendi türlerinin, yani insanlığın ve dünyanın mirası için yaratarak, üreterek katkıda bulundukları kültür olarak tanımlanabilir.

Dünyada farklı insanlar, milletler, olduğuna göre, bu insanların yaşadığı coğrafya ve şartlar farklı olduğuna göre ve burada saymakla bitmeyecek farklılıklar olduğuna göre, eserlerin şekillendirilmesinde farklılıklar olmasından daha doğal bir şey olamaz.

Devamını okuyun
  0 yorum

Doğu Türkistan'ın Geçmişi ve Günümüz Esir Kampları

 Çin'in şimdiki lideri Xi Jinping başa geldiğinden beri, Çin bütün azınlıklara, bunlar içinde de özellikle Doğu Türkistan'daki Türk nüfusa aşırı baskı uygulamaya başlayıp, birçoğunu "Yeniden Eğitim" adı altında GULAG benzeri kamplara atıp işkencelerle Çinlileştirme çabasına girişti. Başta bu konuyla ilgili pek bilgi sızmıyordu. Ama hiçbir gerçek uzun süre gizli kalamadığı gibi, bu uygulamalar da çeşitli kaynaklardan dünya kamuoyuna taşındı. Aşağıdaki yazıda, bu coğrafyanın kısa bir tarihi sürecini verip günümüzdeki yasal düzenek ile bu uygulamaların neden yasa dışı, hepsinin ötesinde insanlık dışı olduğunu anlatmaya çalışacağım.

Bugün bizim Doğu Türkistan, Çin'in ise Xinjiang diye adlandırdığı yer Taklamakan Çölünü çevreleyen topraklardır. Bu alanın bilinen ilk sakinleri çeşitli şehir devletleri kurmuş olan Hint-Aryan ve Tibet halklarıdır. Söz konusu şehir devletleri, haritada hâkim oldukları bölgeleri belirleyen renk kodlarıyla gösterilen 6 şehir devletidir. Bu nedenle Uygurlar bu bölgeden "altı şehr" diye söz ederler. Bu şehir yönetimleri, eski dönemlerden başlayarak Bozkır merkezli Türk ve Moğol kökenli devletlerin, kimi zaman da Çin kaynaklı hanedanların etkisi altında kalmış, vergi vermiştir.

Devamını okuyun

Telif Hakkı

© Mehmet Levent Kaya

  0 yorum

BİZ TÜRKLER

Türk Milleti tarihin her çağında hem doğa ile hemde diğer milletlerle büyük mücadeleler vermek zorunda kalmıştır. Türk Milleti doğa ve diğer milletlerle olan savaşında her zaman galip gelmemiştir elbette. Doğa ile kuraklık nedeniyle olan savaşını kaybettiğinde büyük otlakları yok olmuş perişan bir vaziyette anayurdunu terk etmek zorunda kalmıştır. Göç Destanında bunun ipuçlarını bulabiliriz. Diğer milletler ile olan savaşlarında öyle mağlubiyetler almıştır ki neredeyse yok olma derecesine gelmiştir. Ki bu acıların sonunda Türeyiş ve Ergenekon adlı iki büyük destana sahip olmuştur. Türk Milleti ömrünün büyük bir bölümünü İslam öncesinde dünyaya hükmetme, İslamiyeti kabulünden sonra ise fetih ...
Devamını okuyun
  0 yorum