tahtapod.com | Blog

Mim

​taşların üzerinde tarihler durur 
bir açılan bir kapanan 
çatallaşan sesiyle 
kırılmışlığa inat kanat çırpan 
dostum kuşlarını da gördüm dün 
boncuktan yapılma kuşlarsa 
bazen kitapların yanında 
bazen uçarı yalnızlığın 

Devamını okuyun
  0 yorum

TÜRK'ÜZ AMA RUM DA DOĞABİLİRDİK

​ BENİM ANNEM VE KÖYÜMDEN ÖĞRENDİĞİM TARİH Her şey Haçlılar'ın Konstantinopolis'i(İstanbul) 1204 yılında işgaliyle başlıyor! Trabzon Rum İmparatorluğu'na giden yolun başlangıcı burasıdır. Komnenos Hanedanı üyelerinin devreye girmesiyle imparatorluk kuruluyor ve 250 yıldan fazla Bizans Hanedanlığı Trabzon'da iktidarını sürdürüyor. 1220-1235 yıllarında Selçuklu devleti saldırıya geçse de ne var ki başarılı olamıyor. Taa ki Fatih Sultan Mehmet Han'ın 1461'deki milat sayılacak kurtuluş harekatına kadar. Fatih'in harekatından evvel 1441 yılında Osmanlı Devleti tarafından kuşatılmaya çalışılmış; ama başarı sağlanamamıştır. Son hamleyi 1461 yılında 140 bin kişilik ordusu ve bir ay süren bir mücadel...
Devamını okuyun
  0 yorum

KÜLTÜR FAKİRLİĞİ

NotreDameYangin

Biz, tabiatı katletmekten, tarihi yıkmaktan, yok etmekten, kitapları, resimleri yakmaktan, heykelleri kırmaktan ve insanları öldürmekten sonra arda kalana,"insanlık kültürü" diyoruz.

Yani kısacası, insanların yok edici ve yıkıcı güçleri hariç kendi türlerinin, yani insanlığın ve dünyanın mirası için yaratarak, üreterek katkıda bulundukları kültür olarak tanımlanabilir.

Dünyada farklı insanlar, milletler, olduğuna göre, bu insanların yaşadığı coğrafya ve şartlar farklı olduğuna göre ve burada saymakla bitmeyecek farklılıklar olduğuna göre, eserlerin şekillendirilmesinde farklılıklar olmasından daha doğal bir şey olamaz.

Devamını okuyun
  0 yorum

Doğu Türkistan'ın Geçmişi ve Günümüz Esir Kampları

 Çin'in şimdiki lideri Xi Jinping başa geldiğinden beri, Çin bütün azınlıklara, bunlar içinde de özellikle Doğu Türkistan'daki Türk nüfusa aşırı baskı uygulamaya başlayıp, birçoğunu "Yeniden Eğitim" adı altında GULAG benzeri kamplara atıp işkencelerle Çinlileştirme çabasına girişti. Başta bu konuyla ilgili pek bilgi sızmıyordu. Ama hiçbir gerçek uzun süre gizli kalamadığı gibi, bu uygulamalar da çeşitli kaynaklardan dünya kamuoyuna taşındı. Aşağıdaki yazıda, bu coğrafyanın kısa bir tarihi sürecini verip günümüzdeki yasal düzenek ile bu uygulamaların neden yasa dışı, hepsinin ötesinde insanlık dışı olduğunu anlatmaya çalışacağım.

Bugün bizim Doğu Türkistan, Çin'in ise Xinjiang diye adlandırdığı yer Taklamakan Çölünü çevreleyen topraklardır. Bu alanın bilinen ilk sakinleri çeşitli şehir devletleri kurmuş olan Hint-Aryan ve Tibet halklarıdır. Söz konusu şehir devletleri, haritada hâkim oldukları bölgeleri belirleyen renk kodlarıyla gösterilen 6 şehir devletidir. Bu nedenle Uygurlar bu bölgeden "altı şehr" diye söz ederler. Bu şehir yönetimleri, eski dönemlerden başlayarak Bozkır merkezli Türk ve Moğol kökenli devletlerin, kimi zaman da Çin kaynaklı hanedanların etkisi altında kalmış, vergi vermiştir.

Devamını okuyun

Telif Hakkı

© Mehmet Levent Kaya

  0 yorum

BİZ TÜRKLER

Türk Milleti tarihin her çağında hem doğa ile hemde diğer milletlerle büyük mücadeleler vermek zorunda kalmıştır. Türk Milleti doğa ve diğer milletlerle olan savaşında her zaman galip gelmemiştir elbette. Doğa ile kuraklık nedeniyle olan savaşını kaybettiğinde büyük otlakları yok olmuş perişan bir vaziyette anayurdunu terk etmek zorunda kalmıştır. Göç Destanında bunun ipuçlarını bulabiliriz. Diğer milletler ile olan savaşlarında öyle mağlubiyetler almıştır ki neredeyse yok olma derecesine gelmiştir. Ki bu acıların sonunda Türeyiş ve Ergenekon adlı iki büyük destana sahip olmuştur. Türk Milleti ömrünün büyük bir bölümünü İslam öncesinde dünyaya hükmetme, İslamiyeti kabulünden sonra ise fetih ...
Devamını okuyun
  0 yorum

TÜRK BUDUR

​ Uzun zamandır düşünüyordum yazsam mı yazmasam mı diye... Bizler siyasete duyduğumuz güven bittiği için bu yola çıktık ve siyasetin etkin olamayacağı bir yapı olmaya karar verdik. Mevcut tüm siyasi partilere eşit mesafede durmak temel ilkemizdi. Bunun nedenide tüm siyasi partilerin iktidar olmak yada mevcut durumlarını korumak adına hiçbir tavizi vermekten çekince duymamaları idi. Bugün geldiğimiz noktada siyasiler tarafından Türk Milletinin geleceği sanki bir yerel seçime endekslenmiş gibi görülüyor algısı bizdede oluşmuştur. Siyasiler bunu gerçekten böyle görüyorlarsa vah ki vah halimize. Konuştuğumuz zaten en az beşbin,onbin yıllık bir tarihten bahsediyoruz. Demek ki bu gururla bahsettiğ...
Devamını okuyun
  0 yorum

TÜRKLÜK

"Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça
daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır"

Ne kadarda haklı bir tespit.Atalarımız söylerde haksız olurlar mı hiç.

Milletleri ayakta tutan en sağlam duygu milliyetçiliktir.
Asimilasyona uğrayan milletlerin ortak özelliği kendi öz benliklerini unutup yabancı milletlere dini ve kültürel anlamda biat etmeleridir.

Kültür erozyonuna uğrayan toplumlarda en zayıf halka gençlerdir.

Yeterli besinlerle dengeli beslenmeyen insan nasıl ki hastalanırsa,milli duygularla beslenmeyen toplum bünyeside hastalanır, çürür ve yok olur.

Devamını okuyun
  0 yorum

TARİH TEKERRÜRDEN Mİ İBARET?

tarihTekerur

Konu çok tartışılmış lakin bir karara varılamamış muallak bir konudur.

Bizler genelde aynı şeyleri yaparak farklı şeylerin olmasını bekleyen tuhaf hallere girdiğimiz için tekerrür edip etmemesi çokta önem arz etmiyor aslında.

Tarihin ilk çağlarından beri bizim Türk Milleti olarak öyle huylarımız var ki asla değişmemiştir.Bu huylarımız bize tarihin hep tekerrür ettiği hissini yaşatmaktadır.İsterseniz bu huylarımız nelermiş onlara bir bakalım.

  1. Kendimize olan aşırı güven
  2. İnsanoğluna çok güvenmemiz
  3. Kendimizden olana değilde yabancıya olan itimadımız

Belkide millet olarak bizi en çok yıpratan huyumuz kendimize olan aşırı güvenimizdir.​

Devamını okuyun
  0 yorum

Denden

tarih teşekkürden ibarettir sevgili
bugün bitti
herkes kendi idam sehpasını devirdi gözlerinde
diyeceği çoktu şairlerin oysa
dudaklarında kaldı kara tüllü sözleri

Devamını okuyun
Etiketler:
  0 yorum

TARİH 20 OCAK 1990

Sovyetler Birliği'nin ılgıt ılgıt dökülmeye başladığı dönemde cereyan eden, tarihin birçok döneminde Türk kimliği ve Türk'ün damardaki kan hüviyetinden nefret düzeyiyle rahatsız olan ermeni milletinin Dağlık Karabağ'ın Azerbaycan'dan kopartılması ataklarını Türklerin kabul etmesi mümkün değildi. Diaspora ve Sovyet ermenilerinin Dağlık Karabağ'ın bir ermeni yurdu olması için haksızlık dahilinde, kabından taşıp köpüren riya ile oluşturdukları kahpe çalışmalar Türk'ün kadim toprağı olan Dağlık Karabağ'ın hürriyeti adına Bakü'de bir direnişin otantik varlığını doğurmuştur.. 

Devamını okuyun
  0 yorum