tahtapod.com | Blog

Suçlusun İnönü

Ülkemizin içinde bulunduğu namüsait vaziyetin sorumluları aranadursun. Gün geçmiyor ki yeni bir hain ortaya çıkmış olmasın. Geçmiş tecrübelerimiz bize gösteriyor ki aslında bu hal ülkemizde maalesef yeni birşey değil. Mesela; rahmetli Menderes'in iktidar yıllarındaki icraatlarını inceleyecek olursak yine bugünkü siyasi iktidarın düştüğü gafletin aynısına düşmüş olduğunu görebiliriz. O ve kadrosu da aynı şekilde açıkça İnönü üzerinden (Atatürk'e birşey diyemediklerinden) Cumhuriyet'in kurucu kadrolarına saldırmakta gecikmemiştir. Bugün de aynı şekilde bir saldırı sözkonusudur. Umulur ki geçici olsun ancak maalesef her kafaları sıkıştığında hedef saptırmak, gündemi değiştirmek adına tarihsel hiçbir değeri olmayan iftiraları atabiliyorlar. Unuttukları birşey var ki; o da meşhur bir atasözümüzdür."Güneş balçıkla sıvanmaz."

Evet, tarihte bir İsmet İnönü vardır. Lakin İnönü'yü veya Cumhuriyet'in kurucu kadrolarından herhangi birini eleştirmek isteyenler öncelikle şunu bilmelidirler. Tarihsel bir kişiliği eleştirebilmek için ondan daha büyük bir tarihi zafer kazanmalısınız.

Devamını okuyun
  0 yorum

Söyleme

Aç var iken tok gezeni
Hak yoldan vazgeçeni
Bir makama şerefini vereni
Söyleme Enver duymasın

Devamını okuyun

Telif Hakkı

© Ramazan Keysan

  0 yorum

FİLİSTİN VE DOĞU TÜRKİSTAN SORUNUNA GENEL BAKIŞ

FİLİSTİN DAVASI ARAP DAVASI DOĞU TÜRKİSTAN DAVASI TÜRK DAVASIDIR ​Filistin  ve Doğu Türkistan sorununun kaynaklarını araştırmak  için öncellikle    Filistin  ve Doğu Türkistan isimlerini   incelemek gerekir. ​Filistin, Akdeniz ve Ürdün Nehri arasında bir coğrafi bölgeyi tanımlamak için MÖ 450 ile MS 1948 yılları arasında kullanılan bir isimdir. Aynı bölgeyi adlandırmak için kullanılan diğer terimler arasında, Syria Palaestina, Güney Suriye, Jund Filastin terimleri  göze  çarpar. Palestina" teriminin mucidi Roma İmparatoru Hadrian'dır. Romalılar semit ırkından olmayan  Philistines kabilesinin isminden esinlenerek bu ismi kullanmıştır.Filistinliler ...
Devamını okuyun
  0 yorum

Rabbini, Ceddini, Haddini Bil - Dünya Sana Muhtaçtır

"Kilâb-ı zulme kaldı gezdiğin nâzende sahrâlar
Uyan ey yâreli şîr-i jeyân bu hâb-ı gafletten"

Böyle diyor Namık Kemal, her beyiti mısra-i berceste olan, Türkçe'mizin en güzel şiirlerinden Hürriyet Kasidesi'nde. Bu Ramazan'a bir başka hüzünle girdik. Dört bir yanımız ateş çemberi. Yemen, Kudüs, Kerkük kalbimizi kanatıyor. Esir Türk illeri: Kırım, Karabağ, Doğu Türkistan, gönlümüzde onulmaz birer sızıdır. Yaralı aslanın heybetle gezindiği güzelim topraklar çakalların insafına kalmış, ağlıyor. Arş-ı âlâ bunca mazlumun ahına nasıl dayanır? Gün gibi ayandır ki başka kimseyi değil,  dünya yine Türk'ü bekliyor. Hem Karadeniz hem Akdeniz, hem Hazar bayrağımıza bakıp çırpınıyor. Bölgemizde huzur, adil bir Türkiye'nin zenginleşip yükselmesine bağlı. Bu ise bizim; sen, ben, o, hepimizin, işimizi doğru yapmamıza, çalışkan ve dürüst olmamıza bağlı. Elimizdeki işi doğru yapmıyorsak ve yüksek seciyeli değilsek söylediğimiz her şey laf ü güzaftır. Evet genç kardeşim, önündeki ödev dünyayı kurtaracak. Sen ey memur! Masandaki işi özveriyle yaparsan Kudüs özgür olacak. Ey mühendis! Uğraştığın projeyi birinci kalitede üretirsen Turan kurulacak. Ey işçi, akademisyen, bankacı, manav! Dürüst olursan, saygılı ve edepli olursan, fuzuli işlerde kaybolmazsan, kitap okursan Kerkük ve Halep yine huzurlu ve aydınlık olacak. Her şey senin -başkasının değil, yalnızca senin- elinin emeğine bağlı.

Devamını okuyun
  0 yorum

Sahte Kürt Tarihi Ve Tarihte Kürt Devletleri Tezi

​ Kürtler Üzerinde ilk defa araştırma yapıp bir Kürt tarihi yaratma çabasında olanlar Batılılar ve Ruslardır. Ruslar;İlk defa 1860'da St. Petersburg Üniversitesi'nde bir Kürdoloji bölümü kurmuşlar Jaba, Nikitin, Bazinin ve Minorsk'i Kürtlüğü İncelemek için görevlendirmişlerdir. Ruslar, kendilerinden olmayan insanları ayrıştırmakta çok marifetlidir. Nitekim en bariz örnek; Ruslar, Türkistanda Türk yurtlarında yaşayan Türk halklarını Özbek, Kazak, Türkmen, Kırgız, Karakalpak, Başkurt, Tatar, Nogay diye bölerek Türk kimliğini parçalamışlardır.  Çok eski dönemler de yaşamış Medlerin, 10. yüzyılda Diyarbakır dolaylarında hüküm süren Mervani sülalesinin ve sonraki dönemlerde Eyyubil...
Devamını okuyun
  0 yorum

KÜRT İSYANLARINDA TARİKATLARIN ROLÜ

​A yrılıkçı Kürt hareketinin gelişmesinde tarikatların büyük rolü vardır. Özellikle bir Kürt tarikatı halini alan N akşiliğin Halidi kolü. Nakşîliğin tarih içindeki izi sürüldüğünde varılan yer Batı Türkistan'da bugün Özbekistan'ın bulunduğu Maveraünnehir olur. Nakşîliğin esas kurucusu Muhammed Bahaeddin Nakşibend, 1318 yılında Buhara yakınlarında Kasriarifan köyünde dünyaya gelmişti. Kendisinin manevi olarak Abdülhalik Gücdüvanî'ye bağlı olduğunu söylerdi. Gücdüvanî'yi yetiştiren kişi ise aynı zamanda Pir-i Türkistan Hoca Ahmed Yesevî'nin hocası Yusuf Hemedanî'diydi. Bu tarihsel mantıkla; Nakşîlik ile Bektaşiliğin kaynağı aynı isimlere ve aynı yöreye çıkmaktadır! Nakşîlik, Türkler tarafında...
Devamını okuyun
  0 yorum

Türk'e Dair;

Şüphesiz Tanrı'ya bana bahşettiği için şükredeceğim en büyük şey Türk olarak yaratılmış olmamdır. Bunu dile getirdiğim zamanlar bir kaç kendini bilmez beni birçok kez kınamıştır. Türk olarak doğmak, Türk milletine mensup olmak paha biçilemez bir şey. Benim en değerli hazinem Türklüğümdür. Lakin Türk olduğunu bilmek ve Türklük bilincine vakıf olmak başka başka şeyler azizim. Bir Türk, Türk olmak ile nelere sahip olduğunun bilincinde olmalı ve bundan haklı bir övünç duymalıdır. Damarlarında deli deli akan kanı hissetmeli ve buna layık olmak için çalışmalıdır. Şimdi size milletimizin şanlı ve bir o kadar da acı ile dolu tarihinden birkaç kelam etmek isterim. Biz Türkler neredeyse 5000 yıldır ta...
Devamını okuyun
Etiketler:
  0 yorum

İLK FİLM

​ Tarih ilminin önemi maalesef ülkemizde hala tam manasıyla anlaşılamamıştır. Bu durumun sıkıntılarını her geçen gün biraz daha derinden hissetmekteyiz. Tarih ilminin açıklamaya, aydınlatmaya çalıştığı olaylar kimilerince gereksiz görülsede bunun böyle olmadığı gün gibi ortadadır. Tarihin amacı bizlere sadece geçmişi anlatıp, bunları ezberlememizi sağlamak değildir. Ya da geçmişe duyulan özlemden dolayı öğrenilmez. Tarih geçmişte yaşanmış olan olaylardan dersler çıkarıp aynı hataları tekrar yapmamamız için öğrenilir veya incelenir. Yani kısacası "Tarih tekerrürden ibarettir." sözünün gerçekleşmemesi için öğrenilir. Tarih ilmi ifa edilirken tarihin tekerrür etmemesi için de araştırılan dönemi...
Devamını okuyun
Etiketler:
  0 yorum

Hz. NUH'UN GEMİCİĞİ

İktidarın taraftarlarından olan ve üstelik öğretim üyesi titri taşıyan bir zat, yine iktidarın algı operasyonu kanalı olan TRT'de Hz. Nuh'un "kendisine inanmayarak gemiye binmeyen oğlunu ikna etmek için cep telefonu ile görüştüğünü" iddia etmiş… O zamanın teknolojisiyle ilgili ciddiyet payı olmayan bir sürü hikâye daha anlatmış… Nükleer enerjiyle çalışan gemisi, insansız hava araçları falan filan… O zaman Nuh'un Ankara makarnası bile yoktu arkadaş… *** Yani adamlar yaptı yine yapacağını, böylece nur topu gibi yeni bir gündemimiz oldu... Biz şimdi Hz. Nuh'un cep numarasını bulmaya çalışırken, bunlar perde arkasında neleri veriyorlardır bir ucu ABD'ye bağlı olan "kırmızı" telefonda… O yüzden b...
Devamını okuyun

Telif Hakkı

© Yahya Hoçur @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

  0 yorum

Selçuklu Türkiye’sinde Defin ve Taziye Merasimlerine Dair

Doğum ve ölüm, insan hayatının başlangıç ve bitimini ifade eden çok önemli iki dönüm noktasıdır. Birinde sevinç ve coşku hâkimken diğerinde acı ve hüzün söz konusudur. İnsanoğlu, kaçınılmaz son olan ölüm karşısında hem sevdiğini yitirmenin verdiği acıyı hafifletmek, hem de beraberinde getirdiği bilinmezlik duygusuna ışık tutmak umuduyla gelenek, görenek ve inançları doğrultusunda çeşitli ayinler/ritüeller oluşturmuştur. Bu çalışmada kaynakların imkân verdiği ölçüde, XI. yüzyılın sonlarından XIV. yüzyılın ilk yarısına kadar yaklaşık 230 yıl Anadolu'da hâkim güç olarak hüküm süren Türkiye Selçukluları ve Beylikler döneminde defin sırasında ve daha sonraki merasimler değerlendirilecektir.

Defin Öncesinde Uygulanan Merasimler:

Dönemin kaynaklarda bu konuda en az bilgi, ölüm anında ne tür ayinler/ritüeller düzenlendiğine dairdir. Mevcut bilgilerimize göre, Bizans Anadolusunda ölmekte olan birisinin başını, keşiş gibi tıraş ettirmesi âdetten idi. Meselâ, Ioannes Kinnamos Bizans İmparatoru Manuel Komnenos (1143–1180) devri olaylarından bahsederken Alman İmparatoru F. Barborossa (1122–1190) ve Papa IV. Hadrianus (1154-1159)'a elçi olarak gönderilen Mikhael Palaiologos görevi sırasında rahatsızlandığını ve başını tıraş ettirene kadar öldüğünü nakleder. Müslümanlar ise ahirete kul hakkıyla borçlu gitmemek için, ölmeden önce helâllik isterlerdi. Rivayete göre öleceğini önceden hisseden Mevlana Celaleddîn Rumî, yakınlarına elli iki dirhem tutarında borcu olduğunu ve alacaklıya birkaç altın verilip helâllik almalarını söylemişti. Lakin alacaklı bunu kabul etmeyip Mevlana'ya hakkını helal ettiğini bildirince "Âlemlerin Rabbine hamdolsun bu korkunç beladan kurtuldum" yolundaki sözleri, Müslümanlıkta ölmeden önce helâlleşmeye ne kadar önem verildiğine işaret etmektedir. 

Devamını okuyun

Telif Hakkı

© Dr. Emine UYUMAZ @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

  2 yorum