tahtapod.com | Blog

Tabu, Palu ve Toplum

Yakın zamanda Türkiye'nin gündemini meşgul eden bir hadiseye şahit olduk. "Palu" soyismine sahip ailenin yaşadıkları Türk toplumu tarafından merakla takip edildi. Bu takibatın arkasındaki dürtü nedir? Böylesine şüyuu vukuundan beter hadislerin toplum huzurunda tartışılması neden toplumun ilgisini bu kadar çekmektedir?Bu nevi sorular aklımı kurcaladı. Ben de düşündüklerimi, birbiri arasında bağlantı kurabildiklerimi bu başlık altında toplayarak görünür hâle getirmeyi hedefliyorum. Palu ailesini Türkiye "Müge Anlı ile Tatlı Sert" isimli programda tanıdı [1] . Palu ailesinin yaşadıkları bu yazının kapsamında değildir. Programları izleme fırsatı bulamayan bir kişi olarak ayrıntılarına vakıf da d...
Devamını okuyun
  0 yorum

HURMALARKEN ALMAN, TIRMALARKEN TÜRK

Alman futbolseverler, Rusya'da düzenlenen 2018 Dünya Kupası'nda beklenmedik şekilde elenen Alman Milli takımında faturayı Türk(!) asıllı Mesut Özil'e kesti. Mesut da kızıp, artık ülkesinin(Almanya)Milli takımında oynamayacağını ilan etti. Ve gümbürtü koptu… *** Futbol, ekseriyetle ekonomisi zayıf, eğitim ve kültür düzeyi düşük, bulunduğu ortamda bir kimliği ve statüsü olmayan, kendini ifade edebilme sorunu yaşayan yığınların yegâne eğlencesi ve aynı zamanda kurduğu hayallere kavuşamamış bu ezgin, bezgin ve umutsuz yığınların isyanını kusma aracıdır... Futbolu bir görsel şölen olarak kabul edip, onu bir hafta sonu arkadaşlarla buluşup beraber eğlenip muhabbet etme vasıtası olarak gören, ...
Devamını okuyun
  0 yorum

OLUP BİTENLER ÜZERİNE HASBIHAL

Doksan dört yıllık cumhuriyet kazanımlarının bizi çoklu demokrasiye taşıması gerekirken, tek adamlı demokrasiye indirgemiş olması çok acı bir durumdur. Bunun müsebbibi olan nesilden olmaktan kendi adıma utanç duyuyorum. ​ Göndere Çekilen Barzani Paçavrasından Bağımsızlık Referandumuna Daha dün Barzani'nin paçavralarını ülkemizin iki güzide şehrinde göndere çekip, dalgalandırıp sonra da altında saygıya geçen ve aynı zamanda devleti yöneten bu mantalitenin samimi olduğuna inanmıyor, güvenmiyorum. ... Benim aklıma PKK ile mücadele etmek varken; hendekler açılıp, yığınaklar yapılırken; vali ve kaymakamlara "Hele elleşmeyin, açılımı akamete uğratmayın" diyen; PKK'ya müdahale etmeme talimatlarını ...
Devamını okuyun

Telif Hakkı

© Mehmet Soral @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

  0 yorum

Bir Kavram Olarak Saygı

​ Galiba doğamızda yok. Genlerimizde böyle bir algı yerleşmemiş. Sadece ütopik bir kavram olarak birbirimize karşı bazen silah, bazen kalkan olarak kullandığımız bir şey saygı. Gerçekten karşımızdakinin ne düşündüğünü, neye inandığını veya inanmadığını zerre umursamıyoruz. Hepimiz için geçerli. Kimse birbirine saygı duymuyor. Belki de gerçekten yok böyle bir kavram. Biz uydurduk. Karşımızdakine onun silahlarıyla cevap veremediğimiz zaman beklediğimiz bir şey belki de. Çünkü silah bizim elimize geçince bizlerden saygı isteyenlere bizler de saygı göstermeyeceğiz büyük ihtimalle. Onca kin ve intikam sözü söylenmişken devir istediği kadar değişsin ne fark eder. Bu kısır döngünün içerisinde hapso...
Devamını okuyun
  0 yorum

İhtimal'le "Millet ve Milliyetçilik" üstüne sohbet

Milliyetçilik bitiyor mu başlıyor mu?

1-Kitabınız, son yıllarda, özellikle 1980 sonrası dönemi konu alan, millet ve milliyetçilik üzerine yapılmış en kapsamlı çalışma. Öncelikle böyle bir kitap fikri nasıl ortaya çıktı?

Bu sorunun iki cevabı var. Bizim felsefecilerin kullanmaya bayıldıkları kelimelerle "biri tikel, öbürü tümel". ("Tikel", "tümel" diyeceğimi söyleseler inanmazdım!)

Millî Düşünce Merkezi otuz temel kitapçık hazırlatıp yayınlamaya karar verdi. Sonra sosyal medyada çevremize bu otuz konu ne olmalıdır diye sorduk. Öyle bir ilgi ve teklif yağmuruyla karşılaştık ki planlanan kitap sayısı altmışı aştı. Bunlar 64 sayfalık (4 forma) kitapçıklar olacaktı. Bir hata yapıp milliyetçilik konusunu bana verdiler. 64 yerine 364 sayfa oldu!

Diğer sebep benim kendimi bildim bileli Millet ve Milliyetçilik kitabını yazmakta olmam. Tanıdığım Türkçü fikir adamlarıyla bütün konuşmalarım aslında bu kitabın yazılmasıydı. Sürekli kavramların yan yana konulması, sınanması, dünyanın gözlenmesi, sorular, problemler, çözümler, okumalar, hepsi hepsi… Galip Ağabey'in, Galip Erdem'in özel yeri vardır bu tarihçede.

İşte bu ikisi, biri uzun öbürü nispeten kısa geçmişli iki sebep birleşti ve ortaya Millet ve Milliyetçilik çıktı.

Devamını okuyun
  0 yorum