tahtapod.com | Blog

BİZ TÜRKLER

Türk Milleti tarihin her çağında hem doğa ile hemde diğer milletlerle büyük mücadeleler vermek zorunda kalmıştır. Türk Milleti doğa ve diğer milletlerle olan savaşında her zaman galip gelmemiştir elbette. Doğa ile kuraklık nedeniyle olan savaşını kaybettiğinde büyük otlakları yok olmuş perişan bir vaziyette anayurdunu terk etmek zorunda kalmıştır. Göç Destanında bunun ipuçlarını bulabiliriz. Diğer milletler ile olan savaşlarında öyle mağlubiyetler almıştır ki neredeyse yok olma derecesine gelmiştir. Ki bu acıların sonunda Türeyiş ve Ergenekon adlı iki büyük destana sahip olmuştur. Türk Milleti ömrünün büyük bir bölümünü İslam öncesinde dünyaya hükmetme, İslamiyeti kabulünden sonra ise fetih ...
Devamını okuyun
  0 yorum

Zorun Oyunu Bozduğu Çığır

​izini kaybetmiş ayaklar 
Mağrip'ten Maşruk'a çıkarız yola 
onlara yol göstermez karınca 
dayan, daha görülecek çok gün var 
seyreyle dünyayı 
gönlümüzün duldasında şöyle uzunca
zorun, oyunu bozduğu çığır
varır denizi paklar o çağda

Devamını okuyun
  0 yorum

BİLMEM Kİ DERİM

Bir küçük yavruyum, adımı bana
Sorarlar bilmem ki bilmem ki derim.
Olmayan evimi, çatımı bana
Sorarlar bilmem ki bilmem ki derim.

Devamını okuyun
  0 yorum

GÜVERCİNKÖY: GÜVERCİNİNİN BİR KANADI ADALET BİR KANADI MERHAMET

44810177_261648504535476_4991267394027520000__20181127-003348_1
​ Kimse kıpırdamasın! Sürüler içinde sürmeli koyun / Şafaklar atıyor sevdiğim soyun / Son kadehte yaptın bana bir oyun, diyor Hacı Emmim. Ben yazana kadar bozlak akıyor tabii. Arkasından "Yorma Beni Dünya" çıkacak. İntrodan anladım. Radyoyu radyodan dinlemenin güzellikleri… Tıpkı sevgiyi sevgiliden beklemek gibi bir şey. Ama dünya dinlemez bizi. El aleme rezil de eder, aşk atına süvar olan aşıklardan da eyler, bir günde ölen umutlarımıza uzaktan uzaktan bakmaya mahkum da eder bizi. Kimse kıpırdamasın diye nara attığımıza bakmayın. Nihayetinde bizler karanlığa yumruk sallayanlarız değil mi? Öyledir, öyle bilinir… Bizleri kurguladığını sananlar, geniş kahkahalarıyla öyle zannederken; sarkık bı...
Devamını okuyun
  0 yorum

İNSANLIK ve İYİLİK

"Ben lokantada oturmuşken telefonla konuşan bir adam birden sevinç çığlıkları atmaya başladı. Konuşmasını bitirdikten sonra garsona: -Burada olanlara hepsine benden pilav üstü kebap ver! 18 yıl aradan sonra baba olacağım! Bir kaç gün sonra aynı adamı sinemaya giderken elinde 3-4 yaşında bir çocukla bilet kuyruğunda gördüm. Çocuk ona baba diyordu. Adamın yanına gidip o günkü işinin hikmetini sordum. Adam utana sıkıla olayı anlattı. -O gün yan masada yaşlı bir çift vardı. Yaşlı kadın menüye baktıktan sonra eşine: 'keşke bu gün pilav üstü kebap yiyebilsek' dedi. Kocası da hanımının yanında utanarak ancak çorba alacak paralarının olduğunu söyledi. Bunu duyunca üstüme kaynar su dökülür gibi oldu....
Devamını okuyun
  0 yorum