tahtapod.com | Blog

HAR VURDUM HARMAN SAVURDUM – 1

Türkiye'nin sadece Anayasasında kayıtlı "laik, sosyal, hukuk devleti" yapısı değil; iktisadî, toplumsal ve kültürel yapısı da hızla değişmektedir. Bu değişimi hayra yoranların, amacı "kârını maksimize etmek" olan aktörleri günün gerektirdiği rolü iyi oynamaktadır. Ancak, "satın alanlar" tarih bilincine sahip olmadığı gibi şehir, kültür, medeniyet kavramlarına da yabancıdır. Siyasiler bu çapraşık zihinsel ortamdan meşruiyet, 'piyasa ekonomisi'nde prim yapan maneviyat hırsızları da para devşirmektedir. Örnekte isabet eder miyim bilmem: Ülker ürünlerini, sırf "Ülkerler Müslüman" algısıyla satın alanlar, Ülker'de çalışanların asgari ücretten 200 lira daha fazla almak için günde 12 saat çalıştığını biliyor mu acaba? Sırf Ülker'e yandaş sendikadan çıkıp sendika değiştirdi diye işten atılan işçilerden haberdar mı? Türkiye'nin en zengin kişisinin 4.4 milyar dolarla Murat Ülker olduğu biliniyor mu?.. Mekke'nin en zenginlerindenken, donu dışında İNFAK eden Ebu Bekir hikâyeleriyle halkı mest eden İslamcılar ne ara gözü kara kapitalistler oldular ve ne ara bir toplumun "en zengini" olmayı meşrulaştırdılar ve övünç kaynağı haline getirdiler? Dünyanın en zengin siyasileri arasına girmek ne zamandan beri övünülecek bir şahsiyet duruşu haline geldi? Ne ara Muaviye'nin sarayını taşlayan ve bir gömleği çürümeden ikinci gömlek sahibi olmayı küfür sayan Ebu Zer'den sıyrılıp sarayların muteber sayılmasıyla itibar sahibi oldular? Ebu Süfyan-Muaviye-Yezit: İşte günümüzün özeti budur. Yani Emeviler, Müslümanların en sahih evlatlarıdır! Dün mızraklarına Kur'an ayeti geçirmişlerdi Ali kılıç sallayamasın diye, bugün dillerine...

Devamını okuyun
  0 yorum