tahtapod.com | Blog

LAİKLİK

Din her zaman güzellikleri mi beraberinde getirir? Kesinlikle öyle bir şey yok. Din, siyasete karıştırıldığında, birilerinin koltuğunu koruyacak araca dönüştürüldüğünde, kötülüğü, merhametsizliği, cehaleti beraberinde getirir. Bunu sadece İslamiyet açısından düşünmeyin. Bütün dinlerde bu böyledir. Hristiyan toplumlar Kilise yönetimindeyken Engizisyon Mahkemeleri milletin anasını ağlatmıştı.  Paylaştığım resmi özellikle Atatürk düşmanı kadınlar görmeli.  Resimdeki kadın Afgan öğretmen Farkhunda. Para karşılığı insanlara muska yazan bir Mollaya "Bunun dinde yeri yok insanları niye kandırıyorsun" dedi ve bu hale geldi. Yakılarak öldürüldü. Bu mu istediğiniz hayat? Hiç "Bizde olmaz böy...
Devamını okuyun
  0 yorum

Bize Yeni CHP Değil Atatürk’ün CHP’si Lazım

İktidar için her yol mubah anlayışı AKP zihniyetidir. İkinci bir AKP'ye ihtiyacımız yok. Bizim Atatürk ilkelerine sahip çıkan bir CHP'ye ihtiyacımız var. Son 15 yıldır AKP her şeye rağmen neden iktidardan düşmüyor? Cevap: AKP'ye alternatif olacak bir muhalefet yok. Bu soruyu çevremde kime sorsam aynı cevabı veriyor. İster muhalif, ister iktidar yandaşı olsun. Herkes ülkede bir muhalefet sorunu olduğu konusunda hemfikir… Haklılar mı? Kesinlikle evet… Eğer AKP bu kadar feci yanlışlara rağmen hala iktidardaysa nedeni muhalefetin beceriksizliğidir. 15 yıldır iktidara alternatif bir politika üretemediler. Vatandaşa umut olamadılar. Kısacası ülkede sadece iktidar sorunu yok, muhalefet sorunu var. ...
Devamını okuyun
  0 yorum

MÜFTÜLER CAMİLERDE NİKAH KIYARSA, GAYRİ MÜSLİM VATANDAŞLAR DA RESMİ NİKAHLARINI DA PAPAZLARIN KİLİSELERDE, HAHAMLARIN DA SİNAGOGLARDA KIYMASINI İSTEMEZ Mİ?

Hıristiyanların "kilise nikâhı", Musevilerin " havra nikahı' olmasına karşın, İslam'da camide nikâh töreninin yapılması şartı yoktur. Hayrettin Karaman Hoca, "Mukayeseli İslam Hukuku" adlı eserinde "nikâhı müftünün kıyması fıkıh bakımından da bir gereklilik değildir." diye yazıyor. ​ Meclis'e getirilen tasarıyla resmi nikâhın müftüler tarafından ve camiide kıyılması planlanıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan dış ve iç siyasette her sıkıştığında dini kullanarak gündemi değiştiriyor ve saflarını sıklaştırıyor. Yine aynı yola başvurdu ve yıllar önce planladığı bir projeyi hayata geçirme hamlesini yaptı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanıyken kıydığı bir nikâhta : "Türkiye, nüfusunun yüzde 99'u Müslüm...
Devamını okuyun

Telif Hakkı

© Sevginaz Hamevioğlu @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

  0 yorum

AKLIMDAN GEÇENLER

Türk milliyetçileri ise bu iki ayrıştırıcı kutuplara rağmen, tam da Atatürk'ün kastettiği anlamda bir laiklik anlayışını benimsemiş ve onu takip etmenin gayretinde olmuştur. Ancak kim derdi ki; MHP'nin gün gelip ''Siyasal İslamcıların'' kontrolündeki emrivakilerin emir eri olacağını. İdam da gelmez, Fethullah Gülen de gelmez. Peki Fethullah Gülen iade edilse ve "Hakim Bey, evet biz kırk yıllık blr hareketiz ama hiç bir iktidar döneminde aklımızdan geçini yapmaya yüreğimiz yetmedi. Aklımıza karpuz kabuğunu sokan da şunlar olup, ne düşündüysek ahanda şurada, şu tarihte, şu kişilerle oturup, anlaşarak; hatta kadroları bile paylaşarak düşündük, yaptık. O zamanlar benimle birinci derecede muhatap...
Devamını okuyun

Telif Hakkı

© Mehmet Soral @ tahtaPod.com

  0 yorum

DEVLETİMİZİN YENİDEN HARLANACAK ATEŞİ:LAİKLİK

Bu ülkede laik sistemin muktedirlerin açıklamaları ve tavırlarıyla ezilmeye başlaması, meclis başkanının laiklik aleyhine sözleri ve ilintili bir çok olay sonrasında sapkın yobazların toplumdaki kadınlara karşı alçak saldırıları aleni olmaya başlamadı mı,  açık açık o da öyle giyinmesin diyenler ortaya çıkmadı mı? ​ Sayın Meral Akşener liderliğinde kurulacak yeni oluşumla ilgili gazetelerde çıkan çeşitli haberler arasında açıkçası şahsım adına çok önemli bulduğum bir ayrıntıyı sizlerle paylaşmak isterim. Bir çok gazetede yer alan haberlere göre oluşumun en çok vurgulayacağı nokta Laik-Demokratik Türkiye Cumhuriyeti algısının zihinlere yerleştirilmesi ve devletin bu eksende hareket ...
Devamını okuyun

Telif Hakkı

© Emrah Birgül @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

  0 yorum

Cumhuriyetin Getirdikleri ve Götürdükleri Üzerine

Fernand Braudel, "Tek bir tarih ve tek bir tarih metodu yoktur. Tarih kendi içinde görece esnek ve çok seslidir." Cümlesi ile olması gereken öğretici ve ders alınan tarih anlatısının ana hatlarını çizmiştir. Özellikle bizim ülkemizde tarih, geleceğe not düşmek amacından uzakta gündelik çıkarları şekillendirmek amacıyla kullanılan bir enstrümandır.

Tarih de mutlak doğru aramak yersizdir. Yaşanmış her olay dönemin şartlarına kısa, orta ve uzun vadeli siyasi hedeflere göre ele alınmalıdır. Mustafa Kemal'in Zübeyde Hanım'ın yaşadığı gayri meşru bir ilişkiden olduğunu söylemek yahut resmi tarih öğretisi doğrultusunda II. Abdülhamid Han'ı yahut bütünüyle İttihat ve Terakki'yi kötü/yok saymak her anlamda sakat temeller üzerine bina edilen konulardır.

Maalesef ülkemizde ideolojik kalıplara sıkışmış insanlar tarih bölücülüğü yapmaktadırlar. Kimi Türk tarihini Osmanlı temelli alıyor, kimi Karahanlılar devletinden itibaren alıyor vs. Türk tarihini bütünlüyle benimseyen Göktürklerden Türkiye Cumhuriyetine kadar kurulmuş tüm devletleri doğru ve yanlışlarıyla kabul eden bilinçli, ahlaklı ve yüksek eğitimli bir halk tabakamız henüz oluşmadı ve oluşacak gibi de durmuyor.

Hal böyle olunca yüz yıllık bir geçmişe sahip Lozan anlaşması güncelliğini koruyor ve yeni yorumlarla tazelenip temcit pilavı gibi sürekli önümüze sürülüyor. Tarih bilgisi olmayan, ahlak ve bilinç eksikliği bulunan elitist avam gündelik siyasi gündemler oluşturma çabası ile Lozan gibi konuları kullanarak topluma mesaj vermek gibi yapay bir eyleme başvurarak üretken rolünü oynuyorlar.

Devamını okuyun
  0 yorum

ŞEYTAN'IN ŞERİATI

Elimde kesin rakamlar olmamakla beraber bence tarih boyunca Tanrı adına öldürülen insanların sayısı, şeytan adına öldürülen insanlardan kat kat fazladır. Dolaysıyla insanlar ya iyi ve kötü tanımlamalarını ya da 'Tanrı' algılarını acilen değiştirmelidir.

HAK(K) ANLAYIŞI...

"Demokrasi hatalı / yanlış bir sistemdir"

Türk Milletinin Allah için sıkça kullandığı isimlerden biri 'Cenab-ı Hak'tır. Baktım, doğrusu 'Cenab-ı Hakk'mış. Bilmiyordum. Ben hep 'Hak' olarak yazıldığını düşünürdüm. O da 'Hak' kelimesinin bende güncel hayatta 'adalet', 'hak' ifadeleri ile çağırışım yapmasındandır.

'Cenab-ı Hakk'ın asıl manası "Varlığı hiç değişmeden duran"mış. Bende yaptığı çağırışımı ise en iyi ifade eden isimleri 'Adil' (insaflı, her şeyi yerli yerinde yapan, her şeyi doğru yerine koyan ve hükmü tartışılmaz) ve 'Hakem'miş. Yaradan İslamiyet'i hakim din olarak seçmiş toplumlarda ve hatta Hıristiyan Arap kökenli toplumlarda tabii ki en çok El-İlah, yani 'Allah' ismi ile anılır. Ama bildiğim kadarı ile 'Allah' isminden sonra Yaradan'ın 'Cenab-ı Hakk' ismi ve sıfatı ile anılması bariz farkla Türklere mahsus. Bunun sebebinin de bir çok insanımızın Tanrı'yı bende yaptığı çağırışım ile 'Hak Teala' veya 'Cenab-ı Hak' olarak andıklarının olmasıdır diye düşünüyorum.

Dolayısıyla bu çağırışım benim İstiklâl Marşımızın 'Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklâl.' mısrasını her zaman bir milletin en yüce adalet önünde hak arayışı olarak algılamama sebep oldu. Her ne kadar rahmetli Mehmet Akif Ersoy mısrasında Cenab-ı Allah'ı 'Adil' sıfatı ile anmamış olsa da, Yaradan'ın yüce adaletine seslendiği kesin.

Devamını okuyun

Telif Hakkı

© Mehmet Alp, tahtapod.com

  0 yorum