tahtapod.com | Blog

MAÇ SONUCU: 2-0

Yıllardan beridir iki ezeli takımın mücadelesini -topyekün- seksen iki milyon olarak seyrettik. Kim ne derse desin, bu iki ezeli takımın ülke uğruna verdikleri emeği yabana atmamız mümkün mü?!

Devamını okuyun
  0 yorum

YAŞADIK GÖRDÜK

yasadikGoerduek

Sorarsın sen bana bizim ülkeyi
Ülkede ne varsa yaşadık gördük.
Metreyle dolaştık yedi bölgeyi
Bölgede ne varsa yaşadık gördük.

Devamını okuyun
  0 yorum

MEMLEKETİN DURUMU

Memlekete gidersin, yaylaların tadı yok
Baharda yeşerecek elması yok, dutu yok
Eski günün neşesi, gölgesi yok, adı yok
    Ahırından çıkarıp köylünün danasını
    Ağlattınız sonunda milletin anasını.

Devamını okuyun
  0 yorum

Tecavüz Ettiği Kadının Çocuğuna İyi Baktığı İçin Kahraman İlan Edilen ADAM !

Bakış bu kadar farklı olabilir mi? Ben mi hep bardağın boş tarafına dikkat çekiyorum. Neden milletimiz bu kadar parçaları birleştiremez hale geldi ! Kazığı gül dikeni görmek ne zamandır adet oldu bu ülkede. Bütün adilikleri herkes yapmaya başlayınca mı yapmayanlar adi olmaya başladı. Bir ülke düşünün tecavüz ettiği kadından doğan çocuğa iyi baktığı için tecavüzcüyü baş tacı etsin. Adam yerine koysun ! Düşündünüz mü bu durumu? Ben çok düşündüm. Ben çok savaş açtım ve hep kaybettim ama hiç yılmadım bu tecavüzcülere karşı. Elim ayağım tuttuğu sürece bir parça çakıl taşıyla da olsa, düşüncelerim kadar yalnız bir cümleyle de olsa bu savaşa devam edeceğim. Çünkü bize verilen öğütlerde, yediğimiz e...
Devamını okuyun
  0 yorum

SUSMAYA DEVAM MI EDECEKSİNİZ

İster kabul edin ister etmeyin bu ülkede hiç bir şey değişmez. Değişime bu kadar kapalı bir milletle neyi nasıl değiştireceksiniz ? Olmaz … Siyaset din ekseninden çıkartılmadan bağnazlık gerçek Islâm ile yok edilmeden eğitim gerçek anlamda millilesmeden bu ülkede hiç bir şey değişmez. Sadece biz değiştiğini zannederiz. Yüzler değişir o kafa asla değişmez. Zorla değil ya bu ülkede bir şey olmaz. Etrafınıza bir bakın. Kaç kişi haksızlık karşısında suskunluğunu bozar? Kaç kişi önce adalet diye bağırır? Kaç kişi dün feto idi bugün falan falan cemaat tarikat devlet içinde kadrolaşıyor diye sesini çıkartır? Üç beş on… Din yerine hurafe yerleştiriliyor derseniz kaç kişi sizi kâfir ilan eder farkınd...
Devamını okuyun
  0 yorum

SUYA SABUNA DOKUNMAMAK

NE YAZMALI? Fıkra bu ya bizim vatandaşlardan biri ölmüş ve cennete gitmiş. Karşısında cennetin kapısında dururken arkasında saatlerle dolu çok büyük bir kapı görmüş ve sormuş: Bu saatler ne böyle? Görevli cevap vermiş: Bunlar yalan saatleri. Dünyadaki herkesin bir yalan saati vardır. Her yalan söyleyişinde saatteki ibre hareket eder. O, peki bu kimin saati? Bu bir vatandaşın saati. İbre hiç bir zaman oynamadı, yani hiç yalan söylememiş. "İnanılmaz" demiş bizim vatandaş. "Peki bu kimin saati?" Görevli cevap vermiş: Bu başka bir vatandaşın saati. İbre iki kez hareket etti, yani tüm yaşamında sadece iki kez yalan söyledi. Vatandaş gezerken fırıl fırıl dönen bir saat görmüş ve en sonunda dayanam...
Devamını okuyun
  0 yorum

EŞEKLER VE KRALLARI!...

Bu gün bir hikaye okudum; 

Efendim, bir ormanda eşek ile tilki kavga ediyorlarmış.
Kavganın sebebi ise çimenin rengiymiş.
Eşek çimenin renginin kırmızı, tilki ise yeşil olduğunu iddia ediyormuş. 

Kavga büyümüş, ve eşek ile tilki bu sefer ağız dalaşını aşıp birbirlerine saldırmaya başlamışlar. Ciddi şekilde birbirlerini yaralamışlar, ama daha kötü şeyler olmadan diğer hayvanlar bunları ayırmış, ve ormanın kralı aslanın önüne götürmüşler ve ormanın huzurunu bozdukları için şikayet etmişler. 

Aslan bunları dinlemiş, sonra eşek berat etmiş, tilki ise müebbet yemiş. 

Tabi haksızlığa uğrayan tilki hakkını aramış ve cezaya itiraz ederek aslana
‚Sen de mi çimen kırmızı diyorsun?' diye sormuş. 
Aslan ‚Saçmalama, çimenin ne renk olduğunu sen de biliyorsun ben de.' diye cevap vermiş.
‚Madem öyle,' demiş tilki ‚neden bana müebbet verirken eşeği serbest bıraktın?'
‚Sen' diye cevaplamış aslan ‚cezanı çimenin renginin kırmızı olmadığı için almadın. Sana eşek ile tartıştığın için ceza verdim!'

Devamını okuyun
  0 yorum

PAPAĞANIN ÇİLESİ

'Teşbihte hata olmaz' diyerek söze başlayayım. 

En sevdiğim papağan fıkrasıdır; 

Köyün birinde sahipleri kim belli olmayan bir iki tane ahlaksız, horoz delisi tavuk varmış. Köyde ne kadar horoz varsa hepsi ile cilveleşip dururmuş. Birine bir gülücük, diğerine bir gülümseme, öbürüne kırıtma derken horozlar birbirlerine girmişler. 

Köyün muhtarı kendi horozlarına bulaşmadığı sürece bir şey dememiş. Hatta köyün halini düşünmeden köy halkına ait diğer horozların birbirlerine didişmesini teşvik etmiş, ve bu tavuklara ne istedilerse vermiş. Aklı sıra diğer horozlar telef olurken kendi horozlarının palazlanmasını planlamış.

Ama ahlaksızlık sınır tanımıyor işte. Ne olmuş, ne bitmişse bir gün bu tavuklar 'bize ne istedikte vermedi' demeyip muhtarın horozlarına da yılışmaya başlamışlar. 

Tabi olan olmuş, aynı diğer horozlar gibi muhtarın horozlarıda tavuklar için birbirlerine ilk önce sataşmaya sonra da dövüşmeye başlamışlar. Olayı son anda fark eden muhtar çare bulamamış ve aldığı gibi bu tavukları kafese hapsetmiş.

Devamını okuyun
  2 yorum

'YENİ TÜRKİYE'DE İKİ YENİ EVLİ ÇİFT!' ve DEVAMI...

Eski Yazı, Yeni Gündem...

Sayın Devlet büyüklerimiz her zaman olduğu gibi son günlerde de siyasi deha ve merhamet duygularının nasıl büyük bir orantı ile birbirlerine alakadar olduklarını hepimize tekrar ispatladılar!

Evet,

söz konusu müstakbel 3 milyon yeni vatandaşmız...

Nurtopu gibi 3 milyon nitelikli, yeni vatandaşımız daha olmasına ramak kala, 
ve gündemde bu vatandaşlarımıza TOKİ'den ev hediye edilmesi tartışılırken aklıma geçen senenin Mart ayında yazdığım şu satırlar geldi:

Devamını okuyun
  0 yorum

ADALET HANIM

Hani olur da bir yerde görürseniz adaleti, onu beklediğimi ve çok özlediğimi söyleyin olur mu?


Öğlen vakti oturduğu koltukta uykuya dalmıştı. Kapının zili çaldı, titredi, uyandı. Yorgun adımlarla vardı kapıya. Kapının deliğinden dışarıyı gözetledi. Bir polis memuru ve birkaç takım elbiseli adam vardı kapının önünde. Merak ve biraz da tedirginlikle açtı kapıyı.

- Adalet hanımın evi mi?

- Buyur evlâdım Öğretmen Adalet Hanım benim.

Alışkanlık edinmişti isminin önüne "öğretmen" sıfatını eklemeyi. Emekliliğe alışamamıştı bir türlü...

- Adalet Hanım, beyaz eşya borcunuz varmış ödenmemiş. İcra için geldik.

- Nasıl Yani? Evlâdım, oğlan düğün yaptığı vakit, bir şeyler almıştı. Ben, taksitlerini yatırdığını sanıyordum. Hem bu nasıl icra; tebliğ falan gelmedi bana.

- İhtiyati tedbir kararı çıkartılmış Adalet Hanım.

Adalet Hanım dondu kaldı olduğu yerde. Sonra biraz toparladı kendini, hemen oğlunu aradı

- Alo oğlum

Efendim anne

- İcra memurları geldi. Evlendiğinde aldığımız eşyaların parasını ödemedin mi oğlum?

Kısa bir sessizlik oldu telefonda.

Devamını okuyun

Telif Hakkı

© Okan Kilit @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

  0 yorum