tahtapod.com | Blog

NE ZAMAN?!?

hayalkirikligi

12 Eylül'ün bu millet ve ülke için ne kadar büyük bir travma olduğunu bir çok kişi idrak edebilmiş değil.

Ama sanırım o günlerde henüz doğmamış çocuklar bile o veya bu şekilde bu travmadan nasibini aldı ve her iki tarafta da bu travmanın yaşanmasına ne nasıl sebep oldu anlamamaya ısrar edenler var.

Ama son 17 senenin özellikle son 8 senesi bence 12 Eylül'ün travmasından çok daha büyük bir psikolojik etki bırakacak. Ve bu son derece şuurlu ve planlı yapıldı. 

Devamını okuyun
  0 yorum

TARİH TEKERRÜRDEN Mİ İBARET?

tarihTekerur

Konu çok tartışılmış lakin bir karara varılamamış muallak bir konudur.

Bizler genelde aynı şeyleri yaparak farklı şeylerin olmasını bekleyen tuhaf hallere girdiğimiz için tekerrür edip etmemesi çokta önem arz etmiyor aslında.

Tarihin ilk çağlarından beri bizim Türk Milleti olarak öyle huylarımız var ki asla değişmemiştir.Bu huylarımız bize tarihin hep tekerrür ettiği hissini yaşatmaktadır.İsterseniz bu huylarımız nelermiş onlara bir bakalım.

  1. Kendimize olan aşırı güven
  2. İnsanoğluna çok güvenmemiz
  3. Kendimizden olana değilde yabancıya olan itimadımız

Belkide millet olarak bizi en çok yıpratan huyumuz kendimize olan aşırı güvenimizdir.​

Devamını okuyun
  0 yorum

SÖZ AĞIZDAN BİR KERE ÇIKAR

Bir gün gevezenin biri Sokrates’e gelir. ‘Ustad konuşma dersi almak istiyorum’ der. Sokrates gevezeden herkese verdiğim ders ücretinin iki katını ister. Geveze ‘niye Üstadım’ der. Sokrates ‘iyi de ben sana önce susmasını sonra konuşmasını öğreneceğim’ der. Biraz sussanız çenenizi tutsaniz ne iyi olur . Her konuştuğunuzda batıyorsunuz.  Söz ağızdan çıkana kadar sizin esiriniz ağızdan çıktıktan sonra siz o sözün esiri olursunuz unutmayın.  Susmak yerine konuşmuş olmak için konuşursanız çam üstüne çam devirirsiniz.  Söz içinizde yer eden unutamadığınız bellek altına yerleşmiş duyguları da açığa çıkarır.  Yok öyle ağzımdan yanlış çıktı demek. Çıkarmayacaksın ki o söz esiriniz...
Devamını okuyun
  0 yorum

GERÇEK ÜLKÜDAŞLIK

GERÇEK ÜLKÜDAŞLIK "Bir gün sormuşlar ermişlerden birine: "Sevginin sadece sözünü edenlerle, onu yaşayanlar arasında ne fark vardır?" Bakın göstereyim demiş, ermiş. Önce sevgiyi dilden gönlüne indirememiş olanları çağırarak onlara bir sofra hazırlamış. Hepsi oturmuşlar yerlerine. Derken tabaklar içinde sıcak çorbalar gelmiş ve arkasından da derviş kaşıkları denilen bir metre boyunda kaşıklar. "Ermiş bu kaşıkların ucundan tutup öyle yiyeceksiniz" diye bir de şart koymuş. Peki demişler ve içmeye teşebbüs etmişler. Fakat o da ne? Kaşıklar uzun geldiğinden bir türlü döküp saçmadan götüremiyorlar ağızlarına. En sonunda bakmışlar beceremiyorlar, öylece aç kalkmışlar sofradan. Bunun üzerine şimdi de...
Devamını okuyun

Telif Hakkı

© Doğan Ay @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

  0 yorum

İLAHİ SÜRAHİ

Göklerden gelen bir karar doğrultusunda istifası istenen "şimdilik" son Belediye Başkanı'da istifa etti… Hem de nasıl istifa… Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Edip Uğur diyorum… Balıkesir Milletvekili olarak 18. Dönemde ilk kez parlamentoya girdi. AKP Balıkesir Kurucu İl Başkanlığı yapan Ahmet Edip Uğur, 22. 23. ve 24. Dönemler de adaylığını koyarak üst üste üç defa Milletvekili seçilmiştir. 2008 yılında AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Mali ve idari İşler Başkanı olarak görev yapmış. 30 Mart 2014 Mahalli İdareler seçiminde %39,8 oy ile AKP'den Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmiş… Yani öyle sonradan gelmiş, bir fırsat bulup trene binmiş, hasbelkader Belediye Başk...
Devamını okuyun
  0 yorum

Veronica'ya Mektuplar 1

O zaman sen yoktun Veronica. Gece eğer sokakta oynamaya izin alabilmişsem sadece ay ışığı aydınlatırdı önümü. Ama şimdi en koyu, katran karası vakitlerde bile gözümün önünden hiç gitmeyen gözlerin, bir fener gibi ışıtıyordu ufku… Bir gece vakti, Veronica… Bilirsin geceyi ne kadar sevdiğimi. Gece boş boş dolaşıyorum, artık Tanrı'dan başka beni görenin kalmadığı sokaklarda… Akasya ve iğde kokuları içimi okşuyor. Bahçe duvarının bu tarafına sarkan bir dala uzanıp bir elma koparıyorum. Umarım bahçe sahibi hakkını helal eder. Çocukluktan kalma bir alışkanlıkla elmayı pantolonuma silip, büyükçe bir lokma ısırıyorum. Yavaş yavaş çiğnerken elmayı,çocukluğuma dönüyorum.Gerçi öyle çok bahçe düşmanı bi...
Devamını okuyun

Telif Hakkı

© Ömer Sencer Yuvacı @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

  0 yorum

GÜVEN: Belli ki şehirli olduk ama cemiyet değil cemaat halindeyiz

Refahın sebeplerinin sebebi toplum sermayesidir. İllâ yabancı dil isterseniz sosyal kapitaldir. Böyle sebeplerin sebebine yönetim biliminde "kök sebep" deniyor. Refah ve zenginlik sosyal kapitali doğurmuyor; tersine refahı, zenginliği, demokrasiyi sosyal kapital doğuruyor. Acemoğlu ve Robinson refaha sebep diye liberal demokrasiyi gösteriyor; hâlbuki sosyal kapital liberal demokrasinin de sebebi. Çünkü sosyal kapitalin karşılıklı güven, saygı, sevgi gibi unsurları yoksa demokrasi mümkün değildir. Kök sebep gibi bir mücevheri bulunca bilim dünyasının ilk yapmaya çalışacağı şey, onu ölçmektir. Sosyal kapitalin unsurları bellidir: İnsanlar arasındaki yatay bağlar, bu bağların kurdurduğu dernekl...
Devamını okuyun
  0 yorum