tahtapod.com | Blog

Neyi Kaybedenler Kulübü?

neyi-kaybedenler-kulubu

 2011'de vizyona giren ve o zamandan beri farklı bir alt kültürün oluşmasına zemin hazırlayan Kaybedenler Kulübü filminin, bütünüyle gerçek bir hikayeden hareketle çekildiğini yakın zamanda öğrendim. Mağaradan yeni çıktım, kabul ediyorum hehe. 1990'lı yılların sonunda başlayan bir radyo programından nasıl bu kadar hikaye çıkabileceğini düşünürken filmi tekrar alıcı bir gözle izlerken buldum kendimi. Çünkü film kurmaca olmak için kabul edilebilir fakat gerçek olmak için fazla tuhaf bir filmdi. Aldım elime yeni defterimi, gördükçe not almaya başladım. Gördüklerim gözüme battıkça battı, adeta bir kıymık gibi yürüdü beynime kadar gitti, böyle bir yazıya dönüştü.

Devamını okuyun
  0 yorum

“Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü?”

karagoz-hacivat-neden-olduruldu-_20181123-130313_1
Filmin Hikâyesi ve Kahramanın Yolculuğunun Mitolojik Yapıya Göre Çözümlemesi Bu makale, Boğaziçi Üniversitesi'nde Sayın Salih Mehmet İnan'ın verdiği "Mythic Structure and Storytelling in Cinema (FA 48J)​" adlı ders için Hakan Dumlu tarafından yazılmıştır. Hikâye 1300'lü yılların Anadolu'sunda geçmektedir. Siyasî bir belirsizliğin ve çalkantıların hüküm sürdüğü Bilad-ı Rum, aynı zamanda sosyolojik olarak da sancılar içerisinde olup yeni kurulacak olan bir toplumsal düzene gebedir. Fakat bütün bu krizlerin ortasında Anadolu topraklarında birçok farklı etnik, kültürel ve dinî unsur kendilerine has bir ahenkte bu kurulacak olan yeni düzene temel teşkil etmektedir. Kahramanımız Karagöz, anas...
Devamını okuyun

Telif Hakkı

© Hakan Dumlu

  0 yorum

İLK FİLM

​ Tarih ilminin önemi maalesef ülkemizde hala tam manasıyla anlaşılamamıştır. Bu durumun sıkıntılarını her geçen gün biraz daha derinden hissetmekteyiz. Tarih ilminin açıklamaya, aydınlatmaya çalıştığı olaylar kimilerince gereksiz görülsede bunun böyle olmadığı gün gibi ortadadır. Tarihin amacı bizlere sadece geçmişi anlatıp, bunları ezberlememizi sağlamak değildir. Ya da geçmişe duyulan özlemden dolayı öğrenilmez. Tarih geçmişte yaşanmış olan olaylardan dersler çıkarıp aynı hataları tekrar yapmamamız için öğrenilir veya incelenir. Yani kısacası "Tarih tekerrürden ibarettir." sözünün gerçekleşmemesi için öğrenilir. Tarih ilmi ifa edilirken tarihin tekerrür etmemesi için de araştırılan dönemi...
Devamını okuyun
Etiketler:
  0 yorum

AYLA

Öncelikle, filmin insani boyutuna diyecek hiçbir şey yok. Türk askerinin merhameti, sevgi, özlem, acı, üzüntü, aşk, ihanet her şey vardı. Bizden önceki seanstan çıkanlar ağlayarak geldi. Bizim seansta da göz yaşları şelale oldu. Yaşanmış bir hikaye. Bu açıdan bakıldığında tüyler ürpertici.  Filmin görüntü kalitesi muhteşemdi. Savaş ve dövüş sahneleri hiç de öyle uyduruk değild i. Kostümler, araçlar, sair materyaller, mahalleler geçmişe döndürdü.  Hele Süleyman askerin yaşlılığında söz vermek ile ilgili söylediği sözleri benim içim çok dokunaklıydı. Laf olsun diye değil de yapabileceği sözleri söyleyip, yapamayacağı sözleri sarf etmeyen insanlar iyi bilir söz verip de tutamamanın in...
Devamını okuyun

Telif Hakkı

© Nurten Loklar Ataberk @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

  0 yorum

Er ist Wieder Da (Bakın Yine Aramızda) Filminin Düşündürdükleri

Bir dönemin savaş makinesi, artık adı şeytanla eş değer olan, Onlarca canlının, hayallerin kanını elinde tutan adam Adolf Hitler! Peki ya kötülük ve yıkımla eş anlama gelmiş olan bu kişi günümüz dünyasına gelse ne olur? Filmin sorduğu soru bu! 

Film Hiterin kendi sığınağının olduğu yerde uyanmasıyla başlıyor. İlk karşılaştığı insan topluluğu çocuklar oluyor. Gariptir; Hitler kendi zamanında çocuklara aşırı önem verir, her lider gibi ideojisinin gelecekteki teminatı olarak görürdü. Fakat bu çocuklar için Hitler görüntü bakımından sadece komik bir deli. Aslında filmin çoğunluğunda bir olay bu, Hitler kime kendisinin Hitler olduğunu söylese, ya da kendi ideolojisini anlatsa aldığı tepki sadece kahkaha. Bunun anlamı üzerine duralım; İnsanlar Hitlere neden güler? Yada insanlar yakıp yıkacağını anlatan bir adamın elini kolunu bağlamak yerine neden onun videosunu çeker? Çağlar boyu mizah anlayışı değişti, ve bu çağda mizahın çoğu ögesi eski acılardır. Nietczhe'nin ünlü sözünü hatırlamakta fayda var;" İnsanoğlu hayatta o kadar acı çeker ki, canlılar arasında yalnız o, gülmeyi icat etmek zorunda kalmıştır." 

Ama bu Post-Modern Dünya insanlarının Hitlere neden komedyen mesleğini layık gördüğünü açıklamıyor. O zaman şu konuyu şöyle ele alalım; Gülmek bir dışavurumdur, muza basıp kayan adama gülerken sen muza basmadığın mutlusundur, yada biri sopa yerken gülüyorsan sebebi sana kimsenin vurmamasıdır. Burdan ele alırsak, İnsanlar Hitlere gülüyor, çünkü hepsi içinde bir Hitler taşıyor. Ve onların Hitlerleri yerine tek bir Hitler hepsinin Hitlerini okşuyor. 

Devamını okuyun
  0 yorum