tahtapod.com | Blog

MEVCUDİYET VE İSTİKBALİMİN YEGANE TEMELİ

​ Hatırımdan hiç çıkmaz: on yıl kadar evvel köyümüzde start veren anaokulunda hanım hanımcık bir öğretmen vardı. Öğretmen hanım her haliyle Cumhuriyetçi yanını belli ediyordu. Davet ediliyordu, evlerimize geliyordu, yani mahallemize. Bizim mahallenin çocuklarının dilinde bir şiir vardı, aynen şöyle başlıyordu: "Bin sekiz yüz seksen birde bir bebek doğdu Annesi adını Mustafa koydu.." Bizim mahallenin çocuklarının dilinde efsunlu hecelenişiyle bir bebeğin doğumu kutlanırcasına adeta marşa dönmüştü. Pek sevinmiştim. Öğretmen hanım evimize geldiğinde kendisini hoşbeş etmiş, Atatürk adına çocuklarımıza kazandırdığı şiirsel incelik ve bilinç için kendisine teşekkür edip dışarı çıkmıştım.. Öğr...
Devamını okuyun
  0 yorum

ANDIMIZ ve SURİYELİLER

"Biz bir vizyon açıklıyoruz ama Nisan 2018 yılında çıkmış bir karar gündeme geliyor. 5 yıldır beklemede olan bir karar ama o hafta çıkıyor. Şu an durulan yer Cumhurbaşkanımızın çizdiği yerdir, biz de oradan bakıyoruz. Kararın gerekçesinde bu konunun bilimselliği ile ilgili eleştiri var. Bu bilimsel değil, siyasi bir mesele. Türkiye'de okullaşan 680 bin Suriyeli çocuk var. Aslında 1 milyona yakın bir çocuktan bahsediyoruz ama göç sürekli hareketlilik halinde devam ettiği için tam sayıdan bahsediyorum. Finlandiya'daki toplam öğrenci sayısından daha fazla ve bunlar okula gidiyorlar. Türkiye'nin ne kadar büyük bir devlet olduğu da ortaya çıkıyor." Sayın Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk Bey katıld...
Devamını okuyun
  0 yorum

TOPLUMCU DÜŞÜNEBİLMEK…..?

Bugün yaşadığımız toplumsal tramvalar için 4 Ocak 2016'da yazmışım. Toplumda herkes bir uğraş içinde.  Daha iyi bir evim,daha iyi bir arabam olsun... Daha yüksek bir gelirim olsun diye... Çocuğum daha iyi okullarda okusun, Daha güzel ortamlarda,daha lüks bir hayat yaşayalım diye.. Evet bu herkesin EN DOĞAL hakkı Buna kimse bir şey diyemez, ama YETERLİMİ…? Tabiikide DEĞİL. Çok iyi bir evde lüks bir hayat yaşıyorsun, Çocuğun çok iyi bir okulda okuyor.. Ama çocuğunun tek başına sokağa çıkmasından korkuyorsun Başına bir iş gelir,biri sataşır bıçak saplar diye,, Birileri kandırır uyuşturucuya alıştırır diye.. Sen dahi sokağa çıkıp rahatça yürüyemezsin , haraç isterler,çantamı çalarlar diye… ...
Devamını okuyun
  0 yorum

MILLET KIRAATHANESI 2

"Hazırlanan bir rapora göre bir Japon yılda ortalama 25, bir İsviçreli yılda ortalama 10, bir Fransız yılda ortalama 7, bir Türk ise 10 yılda ancak 1 kitap okuyor. DES'in "düşünce kuruluşu" DESAM tarafından hazırlanan "Eğitim ve Kültür Politikalarının Gençlik Üzerindeki Yansımaları" konulu rapora göre Türk halkı, kitap okumaya yılda bulunuyor. Japonya'da toplumun yüzde 14'ü Amerika'da yüzde 12'si İngiltere ve Fransa'da yüzde 21'i düzenli kitap okurken, Türkiye'de yalnızca binde 1 kişi kitap okuyor. Bir Japon yılda ortalama 25, bir İsviçreli yılda ortalama 10, bir Fransız yılda ortalama 7, bir Türk ise 10 yılda ancak 1 kitap okuyor. -TÜRKİYE'DE BİN 152 KÜTÜPHANE BULUNUYOR-" Ülkemizin durumu b...
Devamını okuyun
  0 yorum

Türkçe Türkiye'de üvey dildir

karar_tunali
​ Türkiye'de Türkçe üvey dildir "Biz çok milliyetçiyiz."cümlesini sık sık zevklenerek söyleriz. Galiba, dünya da böyle söylüyor. Bir gerçeği ifade için söylediklerini zannetmem. Çünkü, kendilerini de bizi de bilirler. Dilden gidecek olursak, milliyetçilikte onlara göre sınıfta kalacağımız kesin. Mesela Almanya, okul bahçesinde veya evde bile Almancadan başka bir dilin konuşulmasına tahammül edemiyor. Biz bunu elbette yapmayız, ama dilimize, kültürümüze, kimliğimize ne derece sahip olduğumuz da ortada. Asıl bakılacak yer orasıdır. Dolayısıyle sorulacak sorular vardır. Çok milliyetçi oluşumuz yanlış bir değerlendirmenin sonunda varılmış bir hüküm olabilir mi? Neye dayanarak söylüyoruz? Okuyucu...
Devamını okuyun
  0 yorum

KADIN

​Kadın nedir?
Dünyanın 'ta' kendisidir.

Günümüz ataerkil bir diğer adıyla eril topluluklarda kadınlara birçok isim ve vazife yüklenmiştir.
Ülkemizde 'çiçektir' denmiştir.
Kadın çiçek değildir, yalnızca kadın, insan ve annedir. 

Günümüz ataerkil toplulukları okuyan ve öğrenen kadınlardan korkarlar.
Çünkü; Bilirler 'kadın öğrenirse çocuklarına öğretir' bu da ataerkil toplumda ve yapıda kişilerin işine gelmez bu yüzden korkarlar okuyan ve öğrenen kadınlardan. 

Devamını okuyun
  0 yorum

DÜŞÜK SİYASET

Hikâye hepimizce malum. Yine de hatırlatalım. Padişah vezirini yanına çağırıp sormuş: -Söyle bakalım vezir efendi. Sence eğitim mi daha önemlidir, yoksa karakter mi? Vezir hiç düşünmeden cevap vermiş: -Elbette ki karakter daha önemlidir, padişahım. Padişah eğitimin daha önemli olduğunu düşündüğü için vezirin bu cevabını beğenmemiş ama ona söylediğinin yanlış olduğunu bizzat gösterebileceğini düşündüğü için bir şey söylemeden huzurundan göndermiş. Sonra da adamları vasıtasıyla memleketin her yerine haber göndererek tellallara şu çağrıyı yaptırtmış. -Duyduk duymadık demeyin! En iyi hayvan eğiticisine padişah yüz kese altın verecek. Yarışmaya katılmak isteyenler derhal başkente gitsin.Bunun üze...
Devamını okuyun
  0 yorum

Uygurların Eğitim Ve Kültür Açısından Dünyadaki Yeri

Uygurlar yerleşik hayatta geçen ilk Türk boyu Uygurlar farklı bölgelerde yaşamış ve farklı isimlerle (Ötügen, Kansu, Turfan gibi) devletler kurmuşlardır .Kurdukları devletler ticari ve kültürel açıdan dikkat çekmektedir. Bozkır kültüründen yerleşik kültüre geçen Uygurlar; gerek yaşam biçimleri gerekse ticari, zirai ve kültürel faaliyetleri ile önemli izler bırakmışlardır. Din değişikliği ve alfabe değişikliği de kültürel, sosyal, eğitim açısından Uygurları dikkat çeken hatta çevre ülkeleri etkileyen bir konuma getirmiştir. Uygurlar her türlü hayvan, maden, giyim eşyası, süs eşyaları satarak bölge ticaretinin en önemli aktörü oldular. .Bu ticareti iki yoldan gerçekleştiriyorlardı: Çinden başl...
Devamını okuyun
  0 yorum

Türkiye'yi Alıştırma ve Değiştirme Yöntemi

​ Eşik yöntemi yada alıştırma yöntemi istenmeyen davranışları istenilen davranışlara dönüştürmeyi sağlayan bir öğrenme tekniğidir.İstenmeyen davranışı meydana getiren uyarıcı organizmaya azar azar ve yavaş yavaş uzun sürede verilerek, istenmeyen davranışın ortaya çıkması önlenir ve istenen davranışın yapılması sağlanır. Yukarıda tanımı yapılan bu eğitim yöntemini günlük hayatımızda nasıl ve ne şekilde bizlere karşı kullanılıyor. Öncelikle istenmeyen davranışlar bizim değil mevcut iktidarın istemediği davranışlardır.Bu davranışları yok etmek içinde zamana yayarak ve toplumda büyük tepkiler oluşturmayacak şekilde kullandığı yöntemdir. Bütün karşı çıkmaların dozunu ayarlayayıp cılız sesler...
Devamını okuyun
  0 yorum

YAPMA MEMED!

İnsan toplumu pahalı bir yapı. Yazık ki yapının hücreleri önemli ölçüde sağlığını kaybetmiş durumda. İnsan unsurunun ihtiyaçlarını dengeleyerek iyi eğitip yetiştirmenin de, ilgisizliğe terk etmenin de maliyeti çok ağır.Kendi haline bırakılmış ailelerin trajik hikayelerini incelediğimizde yapının sadece bir bölümünde değil, geçmişten geleceğe akan zincirinde sorunlar olduğunu gözlemlemekteyiz.Aşağıda üç örnek olay var 'keşke olmasaydım!' dedirtecek kadar tanığı olduğum. Öfke kontrolü yoktu İlknur'un babasının,evlerinden mahalleye sıklıkla kavga sesi yayılırdı. Geçmişte bir kavga esnasında, ilk eşinin ölümüne neden olmuş, hapis yatmış çıkmış. Ölümle sonuçlanan bir aile kavgasına kaza gözü...
Devamını okuyun
  0 yorum