NİKA! NİKA!

​Sene 532 İstanbul yani o zamanın Konstantinopolis halkının haksız vergi artışı ve imparator I. Justinianos'un eşi Theodora'nın etkisinde kalıp sürekli devletin harcamalarını halkın üzerine yüklediği için isyan ateşini yaktığı sene.

İsyanın çıkma sebebi yani bardağı taşıran son damla fırıncıların vergisine zam gelmesi oldu. Halkın ana besin kaynağı olan ekmeğe yansıyacak olan bu zamdan sonra isyanlar baş gösterdi ve bu isyanı bastırmak için yedi kişilik bir grubun asılmasına karar verdiler. Asılacaklar içinden iki kişinin şans eseri ipi kopar ve kurtulup kiliseye sığınırlar. Bizans'ta hipodromlarda aynı günümüz futbol takımlarının holiganları gibi at yarışı takımlarının holiganları vardı. Bu yarışlarda iki takım vardı biri Yeşiller yani zanaatkar ve tüccar kesimin takımı diğeri de Maviler yani ziraat ile uğraşan halk tabakası. İşte bu kiliseye sığınanlardan birinin Mavilerden diğerinin Yeşillerden olması kanlı bıçaklı iki grubu imparatora karşı birleştirdi.

Bu olaydan sonra ilk hipodrom yarışı sırasında tribünleri dolduran iki takım taraftarları da tezahürat yapmayı bırakıp aynı anda imparator aleyhine sloganlar atıp "Nika! Nika" yani zafer diye bağırmaya başladılar.

Tüm şehre yayılan bu isyanlar sonucunda imparator kaçmaya çalışmış fakat eşi tarafından cesaretlendirilen imparator çok sert bir şekilde isyanı bastırdı ve otuz bin kişiyi hipodromda kapatıp katletti.

Şimdi ben bunu neden anlattım değil mi? Öylesine değil. Tarih tekerrürden ibaret değildir elbet fakat olaylar birbirine benzer ve ders almamız için zaten bize tarih anlatılır. İYİ Parti'nin kuruluşuna baktığımızda da Nika İsyanı'nda olduğu gibi toplumun iki kısmı birleşti. Bu birleşme sebebi haksız vergi olduğu gibi bunun dışında daha ağır sebeplerdi. İmparator nasıl ki koltuğunu sağlamlaştırmak için birilerini asmaya, ortadan kaldırmaya çalıştıysa bizim de Ergenekon Davası'nda, Balyoz Davası'nda kaybettiğimiz, birilerinin koltuğu için acı çeken insanlarımız oldu. İşte bu kıyımlardan kurtulan iki kişi toplumun kavgalı iki kesimi olan Ülkücüleri ve Ulusal kesimi birleştirdiler. Bu iki kişi Ümit Özdağ ve Ali Türkşen'di.

Dedim ya tarih geçmişten ders almamıza yarar diye. İlk başta bahsettiğim tarihi olaydan da almamız gereken dersler var. İsyanın başarıya ulaşmama sebeplerinden biri Maviler ve Yeşiller grubunun hipodromda tartışmaya girmesidir. Karmaşadan yararlanan Bizans askerleri içeriye girmiş ve bu sayede isyan bastırılmıştır. Biz de aramızda tartışmayı bir an önce bırakıp saflarımızı sıkı tutmalıyız ki ne bu çıkılan yolda aramıza şeytan girsin ne de bu yol yarıda kalsın.

Diğer almamız gereken ders ise bu isyan bastırıldıktan sonra I. Justinianos'un 33 sene daha tahtta kaldığıdır. Demem o ki İYİ Parti'yi beğeniriz beğenmeyiz fakat şu gerçek ki bu ülke gençliğinin son kalesidir İYİ Parti. Beğenmediğimiz, eksik gördüğümüz yer varsa bunu göbeğimizi kaşıyarak oturduğumuz yerden değil parti teşkilatlarında yer alarak düzeltmemiz gerekiyor çünkü bu girişim de başarısız olursa kısır Türkiye siyasetinde yaşamaya devam edeceğimiz su götürmez bir gerçek. İşte bu sebeplerden ötürü aramızdaki anlaşmazlıklar bir tarafa dursun artık daha gür sesle bağırmak gerek NİKA! diye.

Telif Hakkı

© Furkan Alturan @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

TOPLUMSAL DEĞİŞME VE İYİ PARTİ
JESSE

İlgili İletiler

 

Yorumlar (0)

Henüz Yorum Yapılmamış