Hukuk mu Futbol mu?

​Futbol gerçekten de çok adaletsiz değil mi ? Sezona müthiş başlarsın , herkes seni yüceltir , takımın sosyal medya hesaplarında teknik direktörün  ve takımın karizmatik fotoğrafları paylaşılır üstüne de afilli bir söz,ne güzel değil mi ? Ama bazen öyle bir sürece girilir ki herkes bardaktan taşacak son damlayı bekler. O damla taştığı zaman da en savunmasız olan , en sevilmeyen olan, ve ne gariptir ki en suçsuz olan gönderilir hatta psikolojik olarak linç edilir.Yabancı değiliz aslında bu olaya…

Şimdi bunları niye anlattım? Size Albay Dreyfus'un uğradığı ahlaksız ve hukuk dışı yargılamayı daha iyi anlatabilmek için.Zira anlatacaklarım yargılama değil adeta bir futbol maçı kıvamında . Onun için futbol sevmiyorsanız okumayabilirsiniz.

Bir dava düşünü ki medyanın , hükümetin, aydın kesimin ,toplumun hukukçuların hakkaniyet ve adalet duygusunu imtihandan geçirsin. Bir dava düşünün ki üzerinden çıkarılan dersler yıllar sonra Türk Ceza Kanununda yer alsın.

Bu dava Dreyfus Davasıdır.

Olayımız 19.YY Fransasın'da yaşanmışsa da etkileri günümüze kadar gelmiştir.Öncelikle 19.YY Fransasının içinde bulunduğu ortamı anlamakda fayda var. Okul hayatımıza tarih derslerinde adını sıkça duyduğumuz Alsas-Loren bölgesi vardı, eminim hatırlamayanınız yoktur.Bu bölge zengin demir ve kömür havzasına sahip olduğu için Almanya-Fransa arasında sürekli çatışmalara konu olmuştur.Öyle ki 1.Dünya savaşının özel sebepleri arasında da yer alır .Dreyfus davasıyla olan dolaylı ilgisine gelirsek Sedan Savaşından bahsetmemiz gerekecek. Fransa , 1870'te Almanya'ya karşı Sedan savaşını kaybederek ve akabinde yapılan Frankfurt anlaşması ile Alsas Loren bölgesini Almanya'ya kaptırmıştır. Bunun Fransa için yaratmış olduğu ekonomik kayıp kadar uluslararası mecrada yarattığı itibar kaybını ve ezikliği asla küçümsememek gerekir. İlerleyen yıllarda Fransa İç politikada da bazı başarısızlık ve devamında gelen eziklikleri bolca yaşamıştır(1879 Panama Krizi).

Yukarıda vermiş olduğum doyurucu olmaktan uzak olan bilgilerden de anlayacağımız gibi hem iç hem de dış politika da başarısız bir Fransa var 19.YY'da. Ve tabiki tüm bu başarısızlıklar için çözüm aramak yerine 'sebep' arayan bir diğer ifadeyle küçük bi kıvılcım arayan Fransa…

Bu kıvılcım ise Albay Dreyfus idi.

Albay Dreyfus=Sevilmeyen Teknik Direktör

Dreyfus , Fransız genelkurmayında görevli Yahudi kökenli bir askerdir.

Fransız istihbarat servisi , Almanya elçiliğinde el yazması bir belge ele geçirmiştir.Dış politika açısından gizli ve önemli bilgiler içerdiği iddia edilen bir belge. Devamı ise adeta komedi filmi gibi suçlu ivedilikle ilan edilmiştir .

Suçlu: Albay Dreyfus

Suçu: Yahudi Olması

Kanıt: Kimin yazdığı belli olmayan bir mektup .

Dreyfus; tutarsız bilirkişi raporları , yalan ve asılsız kanıtların varlığına rağmen avukat Demange'nin olağanüstü çabalarıyla suçsuzluğu kanıtlansa bile Genelkurmay sayesinde bilinmeyen(!) nedenlerden dolayı ömür boyu sürgün edilmiştir, bi çırpıda. Tabi ki bu sırada toplum da olabildiğince ayrışmıştır. Yahudi aleyhtarılığı adeta patlak vermiştir. Ve İsrail devleti'nin kurucusu sayılan Theodor Herzl bu olaydan sonra 1. Siyonist kongresini toplamıştır.Yanlış bir yargılamanın nelere yol açabileceğinin farkında mısınız? Dreyfusun suçsuzluğu Zola gibi dönemin aydınlarının da elini taşın altına koymasıyla ve yine Zola'nın da dediği gibi ''Gerçek Yürümekte'' mottosuyla biraz uzun da sürse ispatlanmış, ve asıl suçlunun Estharzy adlı bir binbaşı olduğu kanıtlanmış, daha doğrusu Estharzy'nin itirafıyla pekişmiştir.

Bu davanın önemli sonuçlarından biri de Fransa'dan aldığımız Ceza Yasasının kanunumuza 277 ve 278. maddeler olarak yerleşmiş olmasıdır.

Hatırlatma: Dava ile ilgili daha ayrıntılı bilgi almak isteyenler Jacques Verges Savunma Saldırıyor adlı eserinde ki Dreyfus kısmına ve Sami Selçuk Dünyaca Unutulamayan Yargılama Yanılgısı : Dreyfus Davası adlı kitabına bakabilir 

Telif Hakkı

© Bahadır Akkaya @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

Yerli Araba: Hayal, Gerçek Ve Bir Strateji Önerisi
Unuturum

İlgili İletiler

 

Yorumlar (0)

Henüz Yorum Yapılmamış