Çin istihbaratı, Türkiye’deki Uygur sivil toplum kuruluşlarını birbirine düşürüyor

​5 temmuz Urumçi katliamını anma gününde bunu net olarak gördük.

İstanbul Çin konsolosluğu ve Kayseri’de olmak üzere 2 protesto düzenlendi. Olaya genel olarak baktığımızda bunun gayet doğal bir olay olduğunu hissedebilirsiniz fakat gerçekte böyle değildir.
İstanbul’da protesto gösterisini planlayan Doğu Türkistan STK’lar birliği ile Kayseri’deki protestoları planlayan Doğu Türkistan Kültür ve Dayanışma derneği arasında bir fikir ayrılığı yaşanmıştır.
Aslında bu fikir ayrılığı ilk değildir. 

Bir kaç ay öncesinde Gulca katliamını anma etkinliklerinde de benzer ayrılıklar yaşanmış bu sebeple bir grup Uygur İstanbul’da eylem yaparken diğer grup Ankara’da kendi başına eylem yapmaya kalkmıştır.
Dahada geçmişe gidecek olursak ben bu sorunların Kıbrıs toplantısıyla başladığını düşünmekteyim. 

Kıbrıs’ta geçtiğimiz sene Uygur diasporasının önde gelen isimleri toplantı düzenlemiştir.
Bu toplantıya başta Seyit Tümtürk olmak üzere bazı diasporanın önde gelen isimleri davet edilmemiştir. Bu toplantıdan sonra fikir ayrılıkları baş göstermeye başlamıştır. 

Ben Türkiye’de Uygurlara ait sivil toplum örgütlerini birbirleriyle ters düşüren gücün Çinliler olduğu kanaatindeyim. Hatta Kıbrıs’taki toplantıda davet listesini oluşturan şahısların içerisinde de, Türkiye’de son zamanlarda düzenlenen anma etkinliklerini planlayan şahısların içerisinde Çinlilerin parmağı olduğunu düşünüyorum. 

Çinlilerin en temel taktiklerinden bir tanesi şudur; 

‘’Düşmanlarının arasında fitne çıkar ve sonra bunun halk arasında yayılmasını sağla.’’ 

Bu fitneyi çıkaranda Uygur kardeşlerimizin içerisine sızmış hainlerden başkası değildir...

EĞİTİMİN GÜLEN YÜZÜ: ZİYA SELÇUK
XI-XIV. Yüzyıllar Arasında Anadolu'da Uygulanan As...

İlgili İletiler

 

Yorumlar (0)

Henüz Yorum Yapılmamış