Ozan Arif'in ardından… (Fotoğraf: 4 Nisan 2017)

Onüç Şubat günüydü, kara haber tez geldi,
Gözden yaşlar döküldü, her bir işe vaz geldi,
Yadigârdır sözlerin, yetim kalan saz geldi…
Ardın sıra bıraktın gözü yaşlı gözleri,
Asrın Dedem Korkut'u hüzne boğdun bizleri.
***
Yetmiş yıllık ömrünü dimdik geçtin Ozan'ım,
Bir çok canın yüreğe sevgi saçtın Ozan'ım,
Sonsuzluğun başına kapı açtın Ozan'ım,
Bu kapıyı açanda verdi Tanrı giz'leri,
Asrın Dedem Korkut'u hüzne boğdun bizleri.
***
Ozan Arif, ozanlık hakkı veren adamdın,
Mazi ile atiye köprü ören adamdın,
Necis işler güdeni hemen gören adamdın,
Rahatsız ediyordun bütün rezil, yozları!
Asrın Dedem Korkut'u hüzne boğdun bizleri.
***
"Erciyes'in dağında, bir taşın da başında,
Oturup da bekleriz" dedin "ülkü peşinde",
Hakikaten gidip de Erciyes'in taşında,
Oturduk da beraber andık dünkü izleri,
Asrın Dedem Korkut'u hüzne boğdun bizleri.
***
İyiyi ve kötüyü teker teker sayardın,
Yayına oklarını özen ile koyardın,
Türklüğe çatanların gözlerini oyardın,
Uyandırıp milleti, derdin keskin sözleri.
Asrın Dedem Korkut'u hüzne boğdun bizleri
***
Gayrı fani dünyada saramam ki seni ben,
Nisanların dördünde göremem ki seni ben,
Nasıl verem türaba? Veremem ki seni ben,
Serhat "eyvah" eyleyip, vurdu eller dizleri!
Asrın Dedem Korkut'u hüzne boğdun bizleri.

Serhat KAHRAMAN / 14.02.2019